birgün

9° PARÇALI BULUTLU

Sefalet ücretini kabul etmiyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ordu’da açıkladığı 54 liralık taban fındık fiyatı ile övünürken fındık üreticileri tepkili: "Açıkladıkları rakam ile bizi tefecilere mecbur bırakıyorlar. Bu sefalet ücretini kabul etmiyoruz."

SİYASET 01.08.2022 06:30
Sefalet ücretini kabul etmiyoruz SOL Parti 24 Temmuz’da Fatsa’da 3 binden fazla yurttaşın katılımıyla ‘Fındıkta sömürüye son!’ mitingi gerçekleştirdi.
Abone Ol google-news

Deniz GÜNGÖR

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçen hafta Ordu’da katıldığı toplu açılış töreninde açıkladığı 54 liralık taban fındık fiyatına üreticilerin tepkisi sürüyor. Giresun ve Levant kalite fındık için kilo başına belirlenen ortalama fiyat olan 54 liranın içerisinde gübre ve mazot desteği de dahil olurken artan enflasyon nedeniyle geçen yıl 3,5 dolara satılan fındığın bu yılki fiyatı 3 dolara indi. Karadeniz bölgesinde başta Giresun, Ordu, Samsun ve Trabzon olmak üzere birçok şehirde yaklaşık 450 bin üretici geçimini fındıktan sağlıyor. Bu yıl açıklanan taban fiyatla üreticinin maliyete çalıştığını belirten fındık üreticileri, tefecilerin ellerine mahkûm edildiklerini söyledi. Fındık fiyatını halkın talebinin çok altında açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Ordu’da yaptığı konuşmada 1979 yılında Fatsa Belediye Başkanlığı yapan Devrimci Yolcu Terzi Fikri Sönmez’i hedef aldı. Erdoğan’ın açıklamasına tepki gösteren sosyal medya kullanıcıları Fikri Sönmez’e sahip çıkarken “Üreticinin sorunlarını çözün” mesajı verdi.

MİTİNG SONRASI TELAŞA DÜŞTÜLER

Mazot ve gübre desteği dahil fındığın taban fiyatının 54 lira olmasını eleştiren fındık üreticisi Yaşar Durmuş, “24 Temmuz’da yurttaşlar SOL Parti’nin mitingi ile Fatsa’da 70 lira taban zam talebini dile getirdi. 1 hafta sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan fiyat açıklamak için buraya geldi. Dağ fare doğurdu. Ücret vereceğiz diye umutlandırdı. Geldik gördük verdikleri taban fiyat 54 lira mazot ve gübre desteği ile. Bu sefalet ücretidir” dedi. Fındığın taban fiyatı ile üreticinin geçinemeyeceğine dikkat çeken Durmuş, “Üretici buradan alacağıyla bahçesine mi baksın, kendine mi baksın? Fındık bahçeleri gerektiği gibi bakımı yapılamayacak, yeterince gübre atılamayacak, ilaç yapılamayacak. Fındığın randımansız hastalıklı bir ürün haline dönüşmesi çok yüksek” ifadelerini kullandı. “Fındığın geleceği tehlikede” diyen Durmuş son olarak şunları söyledi: “Bu da yetmezmiş gibi SOL Parti’nin mitingine misilleme gibi Ordu’ya gelip Fikri Sönmez üzerinden çıkış yapması niyetlerini ortaya koydu. Onların fındık üreticisini mutlu etme gayesi olmadığı görüldü. SOL Parti’nin yaptığı miting ardından telaşa düştüler.”

ÇİFTÇİ ELLERİNDE OYUNCAK OLDU

Geçtiğimiz yıl 1 kilo fındık satınca 4 litre mazot 2 ekmek aldığını söyleyen fındık üreticisi Cemal Çetin de “Ordu fındığı 49 lira, Giresun 50 lira bu fiyatın üreticiyi tatmin etmesi mümkün değil. Geçen sene 1 kilo fındıkla 4 litre mazot iki ekmek alıyorduk. Bizim 3 litre mazot 2 ekmeğimiz nereye gitti? 1 kilo fındıkla 5 kilo şeker alıyordum şimdi 2 kilo alıyorum. 3 kilo şekerimi versinler benim” vurgusunu yaptı. Fındık üreticilerini Ferrero Fındık’a mecbur bıraktıklarını aktaran Çetin, “Üretici yabancı şirketlerin elinde oyuncak yapıldı. Üreten biziz söz sahibi yabancı şirketler. Fındıktan elde ettiğimiz gelirle çocuk okutamıyor, düğün yapamıyoruz. Evimize tadilat yapacağız yetmiyor. Biz maliyete çalışıyoruz. Ferrero’nun fiyat tespit ediyor, onlar ne derse o oluyor. Çiftçi ellerinde oyuncak oldu. Birçok insan fındıktan geçiniyor ama aslan payını Ferrero yiyor” dedi.

Cemal Çetin, Fındık Üreticisi Cemal Çetin, Fındık Üreticisi

FINDIĞI TEFECİYE YEDİRMEYECEĞİZ

Fındığın üretim maliyetinin 52 lira olduğunu söyleyen fındık üreticisi Kadir Özyurt, “ 54 liralık taban fiyat yeterli değil en az 74 lira olmalı. Zaten fındığın maliyeti 52 lira. Gübre geçen sene bin 600 liraydı bu sene en düşük 7 bin lira verimli gübre. Fındık toplama yevmiyesi 250 lira. Aldığımız benzin kurtarmıyor. Bunları hesaba katınca taban fiyat yeterli değil” diye konuştu. Yapılan harcamalardan üreticinin eline bir şey kalmadığına dikkat çeken Özyurt, “Ben 1 ton fındık üretiyorum çoğu harcamaya gidiyor. Bu sene elime geçecek olan 10 bin lira. Ne yapacağız bilmiyorum. Markete gidemiyoruz, yarım kilo çay bile 40 lira olmuş. Taban fiyat çok düşük. Geçen sene fındığımızı tüccara 22 liraya sattık. Bu sene 44 liradan taban fiyat açıklayacak, köylüyü tefeciye teslim edecekler. Tüccarlarla Ferrero işbirlikçi. Tüccar köylüden alıyor Ferrero’ya veriyor. Fındığımızı yedirmemeliyiz tefecilere” ifadelerini kullandı.

BOĞAZIMIZDAN ELİNİZİ ÇEKİN

Piyasadaki fındığın yüzde 50’sinin tüccarlara kaldığını belirten fındık üreticisi Arif Akyazı, “ Taban fiyat, taban fiyat gibi açıklanmadı. 54 lira dediler, 2 lira Levant ile arasında fark var, ‘Mazot ve gübre dahil’ dendi. Baştan şunu düşünmek lazım Toprak Mahsulleri Ofisi 26,5 liraya fındık aldı, 44 liraya sattı. Burada 6 lira fiyat farkı vermiş oluyor. Burası bizim fındığımızı ne zaman alacak, ne kadar alacak? Her sene kota uyguluyor. Piyasadaki, fındığın yüzde 50’si tüccara kalıyor. İhracatçı ile tüccar ve Toprak Mahsulleri Ofisi ayarlıyor” dedi. Taban fiyatın maliyeti karşılamadığını hatırlatan Akyazı, “Biz 70 lira peşinde koşarken hiç düşünmeden 54 lira dediler. Neye göre 54 lira? Geçen yıl 44 liraya sattılar ‘Yüzde 100 zam’ diyorlar ama 6 lira zam yaptılar. Fındık 54 lira değil, fındık bedava. 54 liraya getirmenin bu enflasyonla ne farkı oldu? 5-6 lirayı zaten bize yapılan zamlarla, vergilerle geri aldılar” diye konuştu. Üreticinin boğazını sıktılar” diyen Akyazı son olarak şunları aktardı: “Para olarak bakınca 54 lira karpuz fiyatı. Manava gidiyorsun yok 30 liradan aşağı meyve yok. Toprak Mahsulleri Ofisi kaça satıyor, tüccar kaça alıyor bir söylesinler. Fındık zaten 40 lira. Fındık olmasa emekli maaşına aç kalırız. Esas kaynağımız fındık. Sinirleniyoruz, dertleniyoruz. Bu fiyat değil, bu böyle açıklanmaz. TMO ayın 10’unda açacak 50 randıman fındığını kotasız 54 liradan açacak demeli.”

HALKIN SORUNLARINI KONUŞALIM

Erdoğan, fındıkta taban fiyatını açıklamadan önce Fatsa’da ‘Fındıkta Sömürüye Son’ mitingi gerçekleştiren SOL Parti’nin Başkanlar Kurulu Üyesi Önder İşleyen süreci BirGün’e değerlendirdi. “Fatsa halkı, bir hafta önce hakları için meydanı doldurarak Erdoğan’a en güzel cevabı zaten vermişti” diyen İşleyen, “Erdoğan halkın taleplerini bastırmak için faşist cunta başı Kenan Evren’in arkasına sığınmaktan başka yol bulamadı. Bunları bıraksınlar, halkın sorunlarını, fındık üreticilerinin sorunlarını konuşalım” dedi.

Önder İşleyen, SOL Parti Başkanlar Kurulu Üyesi Önder İşleyen, SOL Parti Başkanlar Kurulu Üyesi

“Biz SOL Parti olarak günlerce Fatsa’nın köylerinde, Ordu’nun ilçelerinde fındık üreticisinin hakkı için didindik, uğraştık. Bu hayat pahalılığı altında ezilen, emeği çalınan insanların derdine sahip çıktık. Bir avuç soyguncunun, tefeci karşısında ezilen halkın sesini yükseltmeye çalıştık” ifadelerini kullanan İşleyen şu değerlendirmeyi yaptı: “Erdoğan’la bunları konuşalım; her fırsatta ‘yerliyiz ve milliyiz’ derken, fındığı emperyalist tekel Ferrero’nun eline nasıl teslim ettiklerini konuşalım. Fatsa’nın, Ordu’nun yüzde 74’üne maden ruhsatı vererek yerli ve yabancı şirketlere nasıl peşkeş çektiklerini konuşalım. Biz onlarca köyde, yüzlerce üreticiyle yan yana gelerek sözümüzü, sesimizi birleştirdik. Binlerce üreticiyle, emekçiyle birleşerek fındıkta 70 lira talebini, ‘yağmaya ve talana yeter’ sesini meydana taşıdık. İktidardakiler, bu mücadelenin bir sonucu olarak apar topar Ordu’ya geldi. Bir kaç hafta önce 40’larda düşündükleri taban fiyatını 54 lira olarak açıklamak zorunda kaldılar. Bu verilen mücadelenin bir sonucudur ama elbette yeterli değildir. Daha fazlasını başarabilmek daha fazla birleşip büyük topluluklar olarak mücadele etmekten geçecek.”

MÜCADELEYİ BÜYÜTECEĞİZ

“Kimse yalancı hayallere kapılmasın” diyen İşleyen sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün de yarın da ezilenler için kendi hakları için örgütlenip mücadele etmekten başka bir yol yok. 5’li çeteler gider başkaları gelir, bir tefeci eksilir öbürü çıkar, bu sömürü çarkını emekçiler kırmadığı sürece çark böyle dönüp gidecek. Fatsa Mitingi aynı zamanda bir örgütlü mücadeleye güçlü bir çağrı oldu, bu çağrıyı ülkenin her yanında örgütlemeye devam edeceğiz.

Fındık mücadelemiz de sürecek. Sadece 70 lira talebi değil, taban fiyatı taleplerden sadece birisi. Özelleştirilen tarımsal KİT’lerin kamucu bir politikayla ve üretenlerin söz sahibi olacağı demokratik bir biçimde yeniden hayata geçirilmesi bir zorunluluktur. Fiskobirlik bu anlayışla yeniden yapılandırılmak zorunda. Fındık üzerindeki yabancı tekellerin egemenliğine son verilmeli. Biz, mücadelemizi bu temelde geliştireceğiz.”

YURTTAŞI HER YIL MAĞDUR EDİYORLAR

Erdoğan’ın açıkladığı fındık taban alım fiyatına siyasilerin ve sendikaların tepkileri sürüyor. Tüm Köy-Sen Ordu Şubesi tarafından yapılan açıklamada, “Maliyet hesabı yapmadan açıklanan fiyat üreticiyi her yıl mağdur ediyor. Üretici köylü, bir kişinin iki dudağı arasından çıkacak açıklamaya mahkûm edilemez. Eylül ayında 54 lira daha da değersizleşecek. Bu nedenle üreticiyi memnun edecek fiyat 80 liradır” dendi.

EMEP Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak, fındığın maliyetinin 45-50 lira arasında olduğunu söyleyerek, “54 lira fiyat açıklamak başta İtalyan fındık tekeli Ferrero olmak üzere tekellere, tüccarlara ve ihracat şirketlerine hizmet etmek demektir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıkladığı fiyatla üreticinin cebinden alıp tarım ve gıda tekellerinin cebine koyacağını bir kez daha ilan etmiştir” dedi. İYİ Parti Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs ise yaptığı açıklamada, “ AKP iktidarı Karadeniz’i gözden çıkarmıştır. 54 TL fiyat, iktidarın üreticiyi görmezden geldiğinin, yerli ve millilik naralarının sadece sözde kaldığının göstergesidir” ifadelerini kullandı.

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol