birgün

14° KAPALI

ARŞİV 08.05.2005 05:16

Skandal sonrası skandala devam

Başbakanlık

Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun hazırladığı rapor, yürütülen onca soruşturmaya rağmen Roche'un Nisan ayına kadar fahiş fiyata ilaç satmaya devam ettiğini ortaya çıkardı. Ayrıca firma içi yazışmalarda hastalar üzerinde ilaç etki çalışmalarının da yapıldığı tespit edildi

ESRA CENGİZ İSTANBUL

Roche'un SSK'ya fahiş fiyata ilaç satması ile başlayan soruşturmalar kapsamında Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun hazırladığı rapor, inanılması güç gerçekleri ortaya çıkardı. Roche, fahiş fiyata ilaç sattığının belgelerle ortaya çıkarılmasına rağmen, ilacın gerçek fiyatını ilgili kurumlara bildirmeyerek Nisan ayına kadar aynı fiyattan satmaya devam etti.

30 Temmuz 2004'te ortaya çıkan Roche skandalında, firmanın kanser ve böbrek hastalarında kullanılan bir ilacı SSK hastanelerine özel bir depoya verdiği fiyatın 3-4 katı fazlasına sattığı belgelenmişti. Belgelerin ortaya çıkarılmasının ardından başta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı olmak üzere pek çok kurumda eşzamanlı soruşturmalar başlatılmış, İstanbul Cumhuriyet Savcısı Nazmi Okumuş'un talimatıyla Roche Genel Müdürü ve SSK'nın üst düzey yöneticilerinin de aralarında bulunduğu pek çok kişi gözaltına alınmıştı.

Başbakanlık Teftiş Kurulu'da konuyla ilgili bir rapor hazırlayarak İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'na gönderdi. Kurulun hazırladığı raporda, Roche'un bir çok konuda yasalara aykırı eylemlerde bulunduğu belirtildi. Firmanın pek çok hastanede görev yapan doktor ve hemşirelere ayni veya nakdi ödeme yaptığı, ilaç fiyatını en ucuz ülkeye göre bildirmesi gerekirken bunu yapmayarak yüksek fiyata ilaç sattığı ve hastalar üzerinde ilaç etki deneyleri yaptığı Kurul tarafından tespit edildi.

8 TRİLYON ZARAR

2004 yılında Bakanlar Kurulu kararı gereğince ilaç fiyatlarının belirlenmesinde referans ülke sistemine geçilmişti. Buna göre AB ülkeleri arasından belirlenen 5 ülkeden ilacın fiyatının en ucuz olduğu ülkedeki fiyat referans olarak kabul ediliyor. Ancak Roche firması skandala konu olan 'Neorecormon' adlı ilacın en ucuz Portekiz'de satıldığını bilmesine rağmen, Yunanistan'ı referans ülke olarak gösterdi. Başbakanlık Teftiş Kurulu sadece buradaki farktan kaynaklanan zararın 8 trilyonun üstünde olduğunu tespit etti. Skandalın ortaya çıkmasının üzerinden aylar geçmesine rağmen fiyat sisteminde bir değişiklik yapmayan Roche, bütün soruşturma ve denetlemelere rağmen halâ aynı fiyatlardan ilaç satmaya devam ediyor.

İNSAN ÜZERİND EDENEY Mİ YAPILIYOR?

Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun hazırladığı raporda dikkat çekici bir başka tespit ise, firmanın iç yazışma ve maillerinde hastalar üzerinde ilaç etki çalışmaları yapıldığının belirtilmesi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada, Roche Müstahzarları A.Ş'nin İstanbul'da bulunan Genel Müdürlüğü'ne ve diğer illerdeki şubelerine Mali Şube tarafından baskın yapılmış ve firmaya ait pek çok yazışma, fatura ve dökümanlara el konulmuştu. Başbakanlık Teftiş Kurulu, el konulan bu evrakların incelenmesinin sonucunda firma içi yazışmalarda hastalar üzerinde ilaç etki çalışmaları yapıldığını ortaya çıkardı.

DOKTOR VE HEMŞİRELERE ÖDEME

Başbakanlık Teftiş Kurulu ayrıca Roche'un üniversite, Sağlık Bakanlığı ile SSK hastaneleri ve buralarda görev yapan bazı hemşire ve doktorlara ayni veya nakdi ödemeler yaptığını tespit etti. Firmanın el konulan belgeleri ve muhasebe kayıtları arasında pek çok doktor ve hemşireye yapılan ödemelerle, firma tarafından ilaç ve reçete ve rapor düzenlenmesine dönük toplantı ve geziler düzenlendiği de belirtildi. Roche'dan para ve ayni yardım alan doktor ve hemşirelerin isim listesi de raporda yer aldı. Ayni yardımlar arasında bazı hastanelere alınan dizüstü bilgisayarlar, kitap serileri ve tıbbi cihazlar bulunuyor. Pek çok doktorun hastane veya muayenehanesinin tefrişi karşılığında, Roche firmasına ait ilaçların reçete ve rapor sayısını artırdıkları belirtilen raporda Roche firmasının bunları muhasebe kayıtlarında 'manipülasyon hizmet bedeli' olarak adlandırdığı görüldü.

'MUNGAN TEHDİT ETMEDİ'

Roche firması, eski çalışanı Veysi Mungan aleyhine tehdit davası açmış ve Mungan'ı ikinci kez işe, firmayı elindeki belgeleri kullanarak tehdit ettiği gerekçesiyle aldıklarını iddia etmişti. Mungan ise firmayı müteakip kereler fahiş fiyata ilaç satımını durdurması için uyardığını ve bunun üzerine işten atıldığını belirtmişti. Başbakanlık Teftiş Kurulu raporunda, Roche Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Yardımcısı Ümit Ceylan'ın konuyla ilgili ifadeleri de yer aldı. Ceylan ifadesinde, Mungan'ın tekrar işe girişinde tehdidin söz konusu olmadığını ve Genel Müdür Faruk Yöneyman'ın Mungan'ın gündeme getirdiği konulardan çok rahatsız olduğunu, bir açıdan onu susturmak için işe tekrar aldığını belirtti.

İLAÇLAR BÖYLE YAZILIYOR

Raporda adı geçen bazı hastane ve doktorlarla onlara yapılan ödemeler şöyle:
- Antalya Devlet Hastanesi: Dahiliye uzmanlarının reçetelerinde Roche ilacı olan 'Dilatrendin'in daha fazla yer almasını sağlamak ve reçete yazılımını artırmak amaçlı doktor odasının boya, badana ve tefrişatının gerçekleştirilmesi.

- Dr. Taner Demirer, Ankara Ünivesitesi Tıp Fakültesi: EBMT Solit Tümör Çalışma Grubunun yürüttüğü çalışmalara Türkiye'den hasta alımını desteklemek üzere Roche tarafından 15 bin dolar tutarında destek ödemesi.

- GATA ve İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi: Roche'un mail dosyalarında yer alan, İzzet Yavuz'un doçent olmak için yapacağı çalışma için, Roche çalışanı Gökhan Dıraz tarafından önerilen 'yüksek doz epo kullanımının kardiyak etkileri' isimli çalışmanın desteklenmesine dair mail ile İnönü Üniversitesi'ndeki bir çalışmanın desteklenmesine dair rapor.

- Prof. Dr. Yusuf Orhan, İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi: Fakültenin Endokrinoloji Polikliniği'nin yeniden düzenlenmesi işinin yapılması. Bunun amacı Xenical kutu satışında ve obezite rapor sayısında artışın sağlanmasına ilişkin gerekli bütün onayların alındığı notu bulunmaktadır

- Prof. Dr. Taner Çamsarı, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji ABD: İce plus ve Roc reçetelerini artırmak ve bunların rapora bağlanması amacıyla Mayıs 2003'de Hotel Princess'da düzenlenen yaklaşık 3 buçuk milyarlık yemekli toplantı.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız