birgün

24° AZ BULUTLU

DÜNYA 23.10.2019 22:56

Soçi Mutabakatı’nda yanıt bekleyen 6 soru

Soçi Mutabakatı ABD ile varılan ateşkesi beş günlüğüne daha uzatsa da birçok belirsizlik giderilmiş değil. 10 maddelik mutabakatın belirsizliklerini 6 maddede derledik

Soçi Mutabakatı’nda yanıt bekleyen 6 soru

POLİTİKA SERVİSİ

Ankara ile Moskova arasında önceki gün Soçi’de imzalanan 10 maddelik mutabakat geçici ateşkesi 29 Ekim’e kadar 150 saat daha uzatsa da birçok belirsizliği de beraberinde getirdi. Türk-Rus ortak devriyesinin ne kadar süreceğinden Adana anlaşmasının nasıl uygulanacağına kadar pek çok soru yanıtsız. Altı maddede mutabakattaki değinilmeyen noktaları, belirsizlikleri ve yanıt bekleyen soruları derledik...

Ortak devriye ne kadar sürecek?

Mutabakatın 5. maddesinde belirtilen Rusya ile birlikte sınır hattında gerçekleştirecek ortak devriyenin süresi belirsiz. Devriye için herhangi bir süre kısıtlaması belirlenmezken, sürecin ucu da açık. Mutabakat gereği 150 saat süreyle uzatılan ateşkes kararı 29 Ekim Salı günü saat 18.00’de doluyor. YPG’nin sınır hattından çekilmesi için tanınan beş günlük sürenin dolmasıyla Barış Pınarı Harekatı sınırlarının batısı ve doğusunda 10 km derinlikte Türk-Rus ortak devriyeleri başlayacak. Kamışlı hariç, Fırat nehrinin doğusundan Irak sınırına uzanacak 444 kilometrelik hatta gerçekleşecek ortak devriyenin süresi belirsiz.

Adana Mutabakatı nasıl uygulanacak?

Mutabakatın 4. maddesinde her iki tarafın Adana Anlaşması’nın önemini teyit ettiği, Rusya’nın mevcut koşullarda Adana Anlaşması’nın uygulanmasını kolaylaştıracağı vurgulandı. Moskova’nın bu uygulamayı nasıl kolaylaştıracağı, kimlerle hangi adımları ne şekilde atacağı belirtilmemiş. Kolaylaştırmanın Şam ile Ankara’yı bir araya mı getireceği yoksa dolaylı görüşmelerle iki başkent arasında bu diyaloğun sağlanacağına dair tek bir ifade yok. Herhangi bir zaman ya da koşul da mutabakat muhtırasında belirtilmiyor. Kremlin yönetimi uzun zamandır Ankara ve Şam arasında teması zorunlu kılan Adana Mutabakatı’nı gündeme getiriyordu.

Yerleşik statüko nasıl muhafaza edilecek?

Mutabakatın 3. maddesinde Tel Abyad ve Resulayn’ı içine alan 32 km derinliğindeki mevcut Barış Pınarı Harekatı alanındaki yerleşik statükonun muhafaza edileceği belirtilirken, bunun nasıl yapılacağına dair tek bir madde yok. Mevcut statüko ne kadar sürecek, neler yapılacak, buradaki işleyiş ve idari yönetim nasıl olacağı muğlak.

Siyasi birlik ve toprak bütünlüğü nasıl sağlanacak?

Mutabakatın 1. maddesinde her iki tarafın Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün muhafazasını sağlayacağı vurgulandı. Halihazırda dört parçaya ayrılan ABD dahil her bir aktörün ülkenin farklı bölgelerini kontrol ettiği ülkede bunun nasıl gerçekleştirileceğine dair bir plan yok. Hazırlıklarına başlanan yeni Suriye anayasasına göndermede bulunulsa da ucu açık bu sürecin ne zaman ne şekilde sonlanacağına dair büyük bir belirsizlik söz konusu.

‘Terör örgütleri’ tanımlanmış değil!

Mutabakatın bir diğer ucu açık maddesi de bu ülkedeki silahlı gruplara ilişkin. 2. maddede terörizmin tüm şekil ve tezahürleriyle mücadele edileceği, Suriye topraklarındaki ayrılıkçı gündemleri boşa çıkarma yönünde kararlılık gösterileceği belirtildi. Burada da iki ülke arasında anlaşmazlık var. Türkiye SDG/YPG’yi terör örgütü olarak görürken, Suriye devleti de Türkiye’nin ortak operasyon düzenlediği Suriye Milli Ordusu olarak adını değiştiren ÖSO’yu aynı şekilde tanımlıyor.

Ne kadar sığınmacı yerleştirilecek?

Bir diğer belirsiz nokta da sığınmacılara yönelik. 8. maddede mültecilerin güvenli ve gönüllü şekilde geri dönüşlerini kolaylaştırmak maksadıyla ortak çalışma yapılacağı vurgulanırken bunun nasıl yapılacağına dair de belirsizlik var. Tel Abyad-Resulayn arasındaki 120 kilometrelik alana ne kadar sığınmacının yerleştirileceği bilinmiyor. AKP hükümeti bu alana yüz binlerce sığınmacıyı yerleştirme niyetinde. Burada yeni bir yapılaşma ve yerleşim yerleri oluşturmayı hedeflenirken, gönderilecek Suriyelilerin nereden nasıl seçileceği açıklanmış değil.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız