birgün

23° AÇIK

EKONOMİ 29.04.2021 06:27

Sokaktan geçinenler mağdur

17 günlük ‘Tam kapanma’ olarak duyurulan tedbirler yurttaşı mağdur etti. Bu kapanmadan en çok günlük kazanan yurttaşlar etkilendi. Simitçiler, çiçekçiler, ayakkabı boyacıları bu yasaklar sonucunda ekonomik bunalımlarının daha da artacağına ve yoksullaşacaklarına dikkat çekti.

Sokaktan geçinenler mağdur

Yaren ÇOLAK- Meral DANYILDIZ

Tam kapanma adı verilen 17 günlük yasaklarda esnaf ve yanında çalışan milyonlarca emekçi mağdur olacak. Ancak sayıları resmi kayıtlarla bilinmeyen ve günlük kazançla yaşamını idame ettirmeye çalışan yurttaşlar yaklaşık üç hafta boyunca ne yapacakları konusunda endişeli. Bu akşam başlayacak yasaklara ilişkin iktidardan henüz bir destek açıklaması gelmedi.

İstanbul’un birçok noktasında seyyar satıcılık yaparak geçimini sağlayan yurttaşlar, BirGün’e 17 gün sürecek tam kapanmaya ilişkin konuştu.

Yayımlanan genelgeyle iktidarın sermayeyi koruduğunu söyleyen simitçi Kemal Güden, “Biz ne yiyeceğiz?” diye sordu. Güden, “Biz günlerce çalışamayacağız ama bankalar, fabrikalar açık. Bu kapanma alt gelire yapılmış bir darbe” diyerek tepkisini dile getirdi.

Bakırköy’de ismini vermeyen bir simitçi ise, zaten bir senedir doğru düzgün iş yapamadıklarının altını çiziyor: “Şimdi milletin yarısı işsiz, gelip ‘param yok’ diyorlar. Bir ay boyunca biz simit yiyeceğiz evde.”

BORÇLA GEÇİNECEĞİZ

Başka bir simitçi Bülent Emanet de tam kapanma sürecinde hiçbir gelir elde edemeyeceğini ifade ediyor. Emanet, 15 gün yokum diyerek mağduriyetlerini şöyle ifade ediyor: “Eşim ve çocuğumla yaşıyorum. Okul masrafları var, ev kira, faturalar var. Bu 15 gün eşten dosttan borç alıp onları harcayacağız.”
17 günlük kapanmaya giderken dolabın bomboş olduğunu vurgulayan çiçekçi Gülümser Kutay, “Kiramız var, faturalarımız var… Konu komşudan, bankalardan borç alacağız. Bu şekilde kapanırsa biz bunun üstesinden gelemeyiz. Günlük kazancımız 120-130 TL. Ben yoksulluk nedeniyle çocuklarımı okutamadım. Şimdi de tam kapanmaya gidiyoruz. Evimizin kirası 800 TL. Bu aybaşı nereden bakarsanız 1000 liralık bir ödeme yapmamız lazım” ifadelerini kullandı.

Öte yandan çiçekçilik yapan Zafer Mercan ise tepkisini şu sözlerle dile getirdi: “Bize destek diye verdikleri bin lirayı bile alamadık. Mal bile almıyoruz artık. Zaten pandemi başından beri mahvolduk. Hep krediyle geçiniyor esnaf. Mevsimlik çiçek falan satıyorduk. Benim de göndereceğim siparişlerim vardı. Şimdi bu kapanma haberiyle hepsi iptal oldu.”

GELİR YOK, FATURA ÇOK

“Biz evde oturup bekleyeceğiz ki faturalar gelsin” diyen ayakkabı boyacısı Şükrü Akyüz sözlerine şöyle devam etti: “Geçinemeyeceğiz. 6 kişilik bir aileyiz. Günde ortalama 50-60 TL kazanıyorum. Onun dışında bir gelirimiz yok. Geçen ki tam kapanmada 6-7 bin lira borcun altına girdim. Şimdi bu 18 günde de yine aynısı olacak. Bu süreçte hiçbir destek vermeden kapatmak olur mu?”

‘YANDIK MAHVOLDUK'

Desteksiz yapılan kapanmanın yaratacağı mağduriyetin altını çizen manav Ali Tükel, “Yandık. Mahvolduk. Yavan ekmek yiyip yatacağız aşağı. Bakkaldan borç alacağız. Ben meyve satıyorum, kapanma sadece birkaç gün önce açıklandığı için meyveleri de almış bulundum hepsi çürüyecek. Bu da bana bin lira zarara yol açacak. Kapanmayı yaptıkları zaman vatandaşa destek sağlanması lazım ya da yapmayacaklar.”

Kokoreççilik yapan Mesut Altan, alınan bu kararla birlikte önümüzdeki ay dükkânını tamamen kapatabileceğini söyledi. Altan, şunları dedi: “Destek paketi yok, düzen yok. Ben 9 ay önce kredi çektim. Burası da benim dükkanım ama gördüğünüz gibi ben çalışıyorum, eleman alamıyorum. Her ay 10-12 bin lira zararım var. Bir ay sonra temelli kapatabilirim. Elektriği veriyoruz, kirayı veriyoruz, doğalgazı, suyu veriyoruz.”

Tekel bayii işleten Mustafa Karayılan ise getirilen içki yasağına tepki gösterdi. Esnafın halini ‘perişan’ olarak tanımlayan Karayılan, “Kazanamıyoruz, vergimizi veremiyoruz, elektriğimizi, suyumuzu, kiramızı ödeyemiyoruz. Hakkımız yeniyor. Bir çare bulunmasını istiyoruz. Bir yıldır zaten kazandığımız yok. Hep cepten veriyoruz. Zaten şu anda kredi kartlarıyla çevirip anca ödeyebiliyoruz. Bu kısıtlamada açık olacağız ama içki satışı yasak. Hepsi faturalı, vergisi verilen bir ürün. Artık içkiye karşı alerjileri mi var ne var bilmem” diyor.

ÜÇ HAFTA NE YİYECEĞİZ?

Elektrikli sandalyesinde ip satan Günay Kaya, geçimini buradan günlük sağlıyor. Aylık bin-bin 500 lira kazandığını dile getiren Kaya, “Hükümetin yaptığı çok saçma oldu. Üç hafta çok, bir hafta olsa belki daha iyiydi. Ben geçimimi buradan sağlıyorum. Ev kira, onu da bakım maaşıyla ödüyoruz. Üç hafta insanlar ne yiyecekler? Ben de ne yapacağım ne edeceğim onu düşünüyorum. Devlet üç haftalık paramı versin zaten evde kalayım. Yoksa evdekiler ne yiyecek?” şeklinde konuştu.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol