Şule Çet davasında en önemli delillerden biri kaybedildi!

26.03.2019 11:31 GÜNCEL
Ankara’da cinsel saldırıya maruz kaldıktan sonra bir plazanın 20. katından atılarak öldürüldüğü iddia edilen Şule Çet’in davasındaki en önemli delillerden biri adli tıpta kaybedildi. Milliyet Gazetesi’nden Mert İnan’a konuşan Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Hakan Kar Şule Çet’in üzerindeki siyah iç çamaşırının adli tıpta incelenemeden kaybolduğunu söyledi. Prof. Dr. Kar, […]

Ankara’da cinsel saldırıya maruz kaldıktan sonra bir plazanın 20. katından atılarak öldürüldüğü iddia edilen Şule Çet’in davasındaki en önemli delillerden biri adli tıpta kaybedildi.

Milliyet Gazetesi’nden Mert İnan’a konuşan Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Hakan Kar Şule Çet’in üzerindeki siyah iç çamaşırının adli tıpta incelenemeden kaybolduğunu söyledi.

Prof. Dr. Kar, en önemli delil objesi sayılan Şule Çet’in üzerindeki siyah iç çamaşırının adli tıpta incelenemeden kaybolduğunu belirterek şunları anlattı:

“Dosya bize gelmeden önce Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurumu’nun raporu mahkemeye sunulmuştu. Bu raporda cinsel ilişkinin varlığına işaret edilmiş ancak yüksekten düşmeye bağlı ölüm gerçekleştiğinden, cinsel ilişkinin zorla olup olmadığının ayırt edilemediği belirtilmişti. Şule Çet’in olay yeri inceleme raporları, ifadeler, telefon mesaj kayıtları, adli ölü muayenesi, otopsi, laboratuvar tetkiklerinden elde ettiğimiz bulgular ile fotoğraf ve videoları değerlendirip ek bulgular tespit ettik. Adli ölü muayene görüntülerinde maktulün üzerinde olan siyah iç çamaşırı kayıp olduğundan inceleme yapılamamış. Oysa bu gibi soruşturmalarda iç çamaşırı en önemli delil objesidir. Kayıp iç çamaşırı ortaya çıkar ve analiz edilirse çok önemli delillere ulaşılır. Olayın yaşandığı dairenin lavabosındaki kırmızı lekeler de hiç araştırılmamış. Raporumuz mahkemeye sunuldu. Talep gelirse 15 Mayıs’taki duruşmada raporumu anlatabilirim.”

‘VÜCUTTAKİ BAZI TAHRİBATLARIN DÜŞMEYLE OLMASI MÜMKÜN DEĞİL’

“Olay yerinde sperm, kan, biyolojik leke tespiti için değişik dalga boylarında ışık kaynağı ile ışıklı incelemenin yanı sıra çöplerin içerisinde yer alan atıklar üzerinde biyolojik ve kimyasal inceleme yapılmamış. Olay yerindeki masalar, sehpalar, lavabolar ve zemindeki halılar üzerinde birçok taze ve kurumuş leke mevcut ancak bunlar üzerinde biyolojik ve kimyasal inceleme yapılmadığını ortaya koyduk. Adli tıp incelemesinde, Şule Çet’te erkeğe ait sıvı ve tükürük izlerine rastlandı. Çet’in 9 tırnağında birden fazla erkeğe ait DNA tespiti söz konusu. Ancak sadece 2 tırnaktaki bulgular incelemeye elverişli. 2 tırnaktaki bulgular, zanlılardan Berk Akand ile eşleşiyor. Tokalaşma ile tırnak altına DNA transferi mümkün değil. Vücuttaki bazı tahribatların düşmeyle olması mümkün değil. Literatüre göre boyun kemiği sıkılarak veya bağla yüzde 90 kırılma riski taşırken yüksekten düşmede kırılma ihtimali sadece yüzde 3 ile sınırlı.”