birgün

17° PARÇALI BULUTLU

KADIN 28.07.2020 16:53

Taciz ettiği kadının zoruyla yakalandı, ifadesinin ardından serbest bırakıldı

Sinop Ayancık’ta dört kadının bulunduğu aracın önünü keserek kadınları tehdit ve taciz eden Murat Çaylı, jandarmanın dur ihtarına rağmen kaçtı. Jandarma, aracın sürücüsü Serpil Ünal ve ailesini telefonla da tehdit eden Çaylı’yı, Ünal'ın adresini sosyal medyadan öğrenip bildirmesi üzerine yakaladı. İfadesinin ardından serbest bırakılan Çaylı hakkında çok sayıda şikâyet bulunduğu öğrenildi. Konuyla ilgili ulaştığımız Kaymakamlık yetkilisi, “İhmal var mı yok mu, ben nereden bileyim” dedi.

Taciz ettiği kadının zoruyla yakalandı, ifadesinin ardından serbest bırakıldı

SEDA BALMUMCU

Sinop’un Ayancık ilçesinde içerisinde dört kadının bulunduğu aracın önünü keserek kadınları taciz eden Murat Çaylı isimli erkek, jandarmanın dur ihtarına rağmen kaçtı.

Önünü kestiği aracın sürücüsü Serpil Ünal’ı ve ailesini öldürmekle tehdit eden Çaylı, günlerce yakalanamadı. Serpil Ünal’ın yerini tespit edip jandarma komutanına bildirmesi üzerine yakalanan Çaylı, ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

BirGün’e konuşan Serpil Ünal, jandarma ve savcılığın ihmalkar davrandığını söyleyerek “Bir şey yapılması için ölmem mi gerekiyor?” diye sordu.

Konuyla ilgili ulaştığımız Ayancık İlçe Jandarma Komutanlığı ihmal suçlamasını yalanlarken, Ayancık Kaymakamlığı Özel Kalem Müdürlüğü yetkilileri ihmal olup olmadığını bilmediğini, açıklama yapmayacaklarını söyledi.

‘YOLUMUZU KESTİLER’

Serpil Ünal yaşadıklarını şöyle anlattı:

“25 Temmuz Cumartesi gecesi iki araba Sinop merkezden Ayancık’a dönüyorduk. Benim kullandığım araçta 4 genç kadındık diğer araçta da aile büyüklerim vardı. Sinop- Ayancık yolu çok ıssız bir yol ve dönüş yolunda temkinli gidiyorduk. Bir süre gittikten sonra yolun tam ortasında benzini bitmiş gibi bir araba duruyordu. Sarhoş olduklarını düşünüp, yolun ortasında neden duruyorsunuz diye korna çalıp geçtik gittik. Arabada 4 kadın olduğumuzu görünce bizi sollayarak önümüze geçip devam ettiler. Aramıza mesafe girsinler diye biz yavaşladık. Karacaköy mevkiinde çift şerit yolu kapatarak önümüzü kestiler.”

Kendilerini araca kilitleyerek polisi ve jandarmayı aradıklarını söyleyen Ünal, Çaylı’nın “Buradan geçmeyeceksiniz, biz geçmiyorsak kimse geçemez” dediğini aktardı.

Ünal, arkada arabadaki ailesinin kendilerine yetiştiğini ve babasının arabadan inerek tepki gösterdiğini söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Burası küçük yer, babamı herkes tanır. Babamı gördükleri zaman ‘Zeki abi sen miydin, yanlışlık oldu’ deyip binip gittiler. Ama babamın bizimle bir bağlantısı olduğunu anlamadılar çünkü biz yavaş yavaş ilerlerken karanlık bir yerde yolun kenarına çekip bizi bekliyorlardı. Ben geçer geçmez tekrar peşimize takıldılar. Polis ve jandarma ile sürekli konuşuyorduk. Jandarmanın geldiğini görünce selektör yapıp önünde durdum. Yol kapandığı için onlar da arkamızda durdu. Jandarma bizim karakola geçmemizi söyledi, onlara da araçtan inin dedi. Biz arabaya binemeden patinaj çekip kaçtılar.”

‘TELEFONLA TEHDİT EDİYOR ANCAK BULUNAMIYOR’

Gece 23:00 sularında bunların yaşandığını, sabah 06:00’a kadar karakolda beklediklerini ancak Murat Çaylı’nın bir türlü bulunamadığını söyleyen Ünal, olaydan bir gün sonra yaşadıklarını sosyal medyada yazdığını ve bunun üzerine Çaylı’nın babası Zeki Ünal’a “Senin kızın beni rezil etti” yazılı mesaj attığını belirtti.

Aranmasına rağmen Çaylı’nın rahatça telefon kullanabildiğini vurgulayan Ünal, “Hemen üstüne arayarak ‘Evini biliyorum, şimdi gelip hepinizi defterden sileceğim’ diye tehdit etti. Biz tekrar jandarmayı aradık, ekipler eşliğinde karakola gittik. Bu kişi telefon kullanıp elini kolunu sallıyorken biz karakoldan çıkamıyorduk” dedi.

‘YERİNİ SOSYAL MEDYADAN ÖĞRENDİK’

Sosyal medya paylaşımları üzerine Çaylı’nın nerede olduğunu hakkında binlerce mesaj aldığını aktaran Ünal, “Ayancık halkı bu kişinin nerede olduğunu bilirken jandarma bulamadığını söylüyordu. En son dün öğlenden sonra aracının plakası ve nerede olduğuna dair bir mesaj aldım ve karakol komutanına mesaj attım, hemen ekip göndereceğini söyledi ve 15 dakika sonra yakalandı. ‘Benim sayemde buldunuz hiçbir şey yapmıyorsunuz’ diye tepki gösterdiğimde komutan ‘Biz zaten onu yakalamıştık siz söylediğinizde buradaydı’ dedi o zaman bu mesajlar ne?” diye sözlerini sürdürdü.

“SAVCI BANA ‘FAZLA BİLİNÇLİYMİŞSİN’ DEDİ”

Avukatının yönlendirmesi üzerine savcılığa dilekçe vermeye gittiğini söyleyen Ünal, “Savcılığa gittiğim zaman iki savcı karşılıklı oturuyordu ‘Biz de tam sizin meselenizden konuşuyorduk’ dediler. Burada neden geldiğimi sorduklarında bilinçli hareket etmek istediğimi, bu işin peşini bırakmak istemediğimi ve bu kişinin tacizine, saldırısına, şiddetine maruz bırakılan onlarca kadının mesaj attığını ve korkudan şikâyetçi olamadıklarını söyledim. Dilekçe vermek istediğimi belirttim” dedi.

Açıklamasının üzerine savcının imalı bir şekilde “Sen fazla bilinçliymişsin” dediğini söyleyen Ünal, “Bana ulaşan kadınların mesajlarını da delil olarak sunmak istediğimi söyledim ve Cumhuriyet Savcısı bana dönüp, ‘Biz bunları biliyoruz zaten ama adalet maalesef. Size basit geliyor böyle şeyler, herhangi bir temas yok. O kadar kolay değil’ dedi” ifadelerini kullandı.

PANDEMİ NEDENİYLE SALINDI İDDİASI

Ünal, “Murat Çaylı’nın hakkında çok sayıda taciz, şiddet, cinsel saldırı şikâyeti olmasına rağmen tutuklu bulunduğu cezaevinden pandemi nedeniyle tahliye edildiğini” ifade etti.

Ünal, sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Biz günlerdir evden dışarıya çıkamıyoruz, psikolojimiz alt üst oldu. Bir şey yapılması için öldürülmem mi gerekiyor? İfadesinde o yolun mıcırlı olduğunu takla atmak üzere olduğunu o yüzden öyle durduğunu söylemiş. Biz iki araba dolusu insan tanığız ama önemsenmiyor. Ben bu adamı tanımıyorum İstanbul’da yaşıyorum. 2-3 yılda bir birkaç günlüğüne geldiğim bir yerde tanımadığım birine neden iftira atayım?”

KAYMAKAMLIK YETKİLİSİ: NEREDEN BİLEYİM?

İhmal suçlamalarına ilişkin ulaştığımız Ayancık İlçe Jandarma Komutanlığı, ihmal olmadığını öne sürerken, Ayancık Kaymakamlığı yetkilisi “İhmal var mı yok mu nereden bileyim? Açıklama yapmayacağız” dedi.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız