Terk edilmiş sistemi getirmek zaman ve ekonomik kayıp

14.11.2019 01:10 GÜNCEL
Hastalarla hekimlerin de şehir hastanelerinden şikâyetçi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kayıhan Pala bu modelden vazgeçilmesi gerektiğini kaydetti

MERAL DANYILDIZ

Ülke genelinde 10 şehir hastanesi faaliyete devam ederken, 18’inin de ihalesi sürüyor. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Kayıhan Pala’ya göre, hastalar şehir hastanelerinde çözüm bulmakta zorlanıyor. Hastanelerin yarattığı problemlere dikkat çeken Prof.Dr. Pala yatak sayısında bir artış olacağı iddiasına dair şöyle diyor: “Türkiye’deki uygulama yatak sayısında artış getirmiyor. Bu kadar yüklü maliyetli hastanelerin Sağlık Bakanlığı’na ait yatak sayısında bir artışa sebep olmaması kamuoyuna sunulan bilginin doğru olmadığını gösteriyor.”

Prof.Dr. Pala sözlerini şöyle sürdürüyor: “Şehir hastanelerinde çalışan hekimlerde henüz memnun olan birisine rastlamadım. Aşırı artan bir iş yükü, çok uzak mesafelere sürekli gidip gelme zorunluluğu, bunun hastayla bir yakınlaşma yerine yabancılaşmayı artıran bir etmen olması hekimlerin memnun olmamasına yol açan sebepler. Hastalara gelince, başlarda binaların güzelliği, odaların büyüklüğü gibi nedenler hastaları olumlu etkilese de hekime ulaşma, sağlık hizmetine ulaşma zorlukları, randevu sisteminde istediği zamana randevu almakla alakalı güçlükler, hekime ulaştığında bir önceki hastaneye göre daha fazla zaman ayrılamaması gibi sorunlar hasta memnuniyetlerini de çok yükseltmiyor. Mesela bazı branşlarda da hekim yok. Mesela fizik tedaviye gelmesi gerekiyor. Belli aralıklarla gidip gelmesi gerekiyor. Ama ulaşım sorunları, gidiş ve gelişin pahalı olması nedeniyle bu hastaların tedavilerini aksattığını görüyoruz.”

Prof.Dr. Pala, “İngiltere’de, Amerika’da, Avrupa’nın değişik yerlerinde hastaneler gördüm. Hiç bu kadar devasa hastanelerle karşılaşmadım” diyor ve ekliyor: “Gerek yatak sayısı gerek yatak başına düşen kapalı alan bakımından bu kadar büyük hastanelerin verimsizlik kaynağı olduğu çok açık bir şekilde ortaya konmuş durumda. Geçmişte yapılan büyük hastanelerin bile bu kadar büyüklükte olmadığı biliniyor. Vazgeçilmiş, terkedilmiş bir sistemi getirmek ancak zaman kaybına ve ekonomik kayba yol açıyor.”

Prof.Dr. Pala, sözlerini şöyle sonlandırıyor: “Bazı hastanelerde bazı asansörlere binip ikinci, üçüncü ya da dördüncü kata çıktığınızda hastaların girmemesi gereken steril ortamlara açıldığına ilişkin elimizde örnekler var. Bu da bize bu hastanelerin bir hastane olarak tasarımlarının yapılmadığını gösteriyor. Bu modelden vazgeçmek lazım.”