'Troya Hazineleri' belgeseli gösterime giriyor

20.11.2018 11:00 KÜLTÜR SANAT

Alman amatör arkeolog Heinrich Schliemann tarafından 1873 yılında, önce Yunanistan'a daha sonra ise Almanya'ya kaçırılan Troya Hazineleri, belgesel film oldu.

Yapımcılığını ve yönetmeliğini Nihal Ağırbaş'ın yaptığı belgeselin senaryosu gazeteci Ömer Erbil tarafından kaleme alındı. Çok sayıda oyuncunun yer aldığı filmde Schliemann'ı tiyatro ve sinema oyuncusu Cenan Çamyurdu canlandırdı. Troya Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan, Doç Dr. Ali Sönmez ile Arkeolog Nezih Başgelen filmin danışmanları arasında yer aldı. Troya Hazineleri Belgeseli, 2018 Troya Yılı kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklenen tek film oldu.



Heinrich Schliemann'ın kazı notları ve hatıralarından alıntılarla oluşturulan senaryoda; Schliemann'ın rotası, Çanakkale'de araştırma yaptığı yerler, eserleri kaçırdığı Karanlık Liman dahil tüm gerçek mekanlar görüntülendi. Hikaye profesyonel oyuncularla adım adım canlandırıldı. Çekimler 3 hafta sürerken, kazı sahneleri için özel bir alanda Troya antik kenti, yeniden canlandırıldı. İç mekan drama çekimleri için İzmit Seka Kağıt Fabrikası'nda oluşturulan plato kullanıldı. Belgesel ekibi, eserlerin kaçırıldığı Almanya'da eserleri yerinde görüntüledi ve Alman uzmanlardan görüş aldı. 76 dakikalık uzun metraj drama belgesel film 4k olarak çekildi.

5 ayda hazırlanan belgeselin ilk gösterimi Adana Film Festivalinde gerçekleşti. 23 Kasım 2018 Cuma günü de Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un katılımıyla filmin galası gerçekleştirlecek.

troya-hazineleri-belgeseli-gosterime-giriyor-532755-1.

TROYA HAZİNELERİ

Schliemann tacirdi, hazine avcısıydı… Çocukluğunda hayalini kurduğu hazineler uğruna önüne çıkan herkesi yıkıp geçti. Kazdığı tabakaları bir köstebek yuvasına çevirdi, Troya kazı başkanı Rüstem Aslan'ın ifadesiyle Troya'nın kalbini söküp aldı.

1870 yılında Troya'da kazı izni aldı ancak Osmanlı Devleti ile yaptığı kazı protokolüne uymayarak hazineleri, yaptığı sinsi planla, bir gece vakti Karanlık Liman'dan bir daha geri dönmemek üzere kaçırdı. Oysa o dönemdeki Eski Eser Yasası eserlerin yurt dışına çıkarılmasını yasaklıyordu. Osmanlı Devleti bilinenin aksine eserlerin peşini bırakmayarak Yunanistan'da dava açtı. Yunan mahkemeleri önce Schliemann'ı haklı çıkarsa da bir üst mahkeme olan Yunanistan Kraliyet Mahkemesi davayı bozdu ve Osmanlı Devleti'ni haklı bularak eserlerin iadesine karar verdi. Lakin Schliemann Atina'daki evinden de eserleri kaçırmıştı. Osmanlı Devleti bu kez 1 milyon Frank Tazminat davası açtı ve Schliemann'ın tüm gayri menkullerine haciz koydurdu. Yunan mahkemesi 1 milyon franka karşılık Schliemann'ı 10 bin Frank ödemeye mahkum etti. Osmanlı Devleti büyük bir şok yaşadı. Eserleri alamayacağını anlamıştı.

Schliemann hatıralarında "tüm uygar dünya bu yaptıklarımdan dolayı beni ayakta alkışlayacak" diyordu fakat Anadolu insanının hafızasında ve Osmanlı arşivlerinde eserleri aşıran bir hırsız olmaktan kurtulamadı. Yağmalanan eserler tam bir asırdır ana vatanına hasret.