birgün

24° AZ BULUTLU

GÜNCEL 18.05.2020 16:41

Türkan Saylan’ı kaybedeli 11 yıl oldu

Türkiye'nin aydınlanma mücadelesine olan destekleriyle belleklere kazınan Türkan Saylan, hayata veda edişinin 11’inci yılında da unutulmadı. Saylan’ın AKP-Cemaat yargısı tarafından hedef alındığı yıllardaki dik duruşu hafızalardaki yerini tüm tazeliğiyle koruyor

Türkan Saylan’ı kaybedeli 11 yıl oldu

Çturkan-saylan-i-kaybedeli-11-yil-oldu-733105-1.ağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Cüzzamla Savaş Derneği ve Vakfı ve Kardelen projesi ile yaşam, sağlık ve eğitim gibi birçok alanda hem yerel hem uluslararası arenada son derece önemli başarılara imza atan, binlerce insana umut ışığı olan Prof. Dr. Türkan Saylan, 13 Aralık 1935'te İstanbul'da doğdu.

Türkan Saylan, Kandilli Kız Lisesi ve İstanbul Tıp Fakültesi'ni bitirdi. 1968 yılında deri ve zührevi hastalıklar uzmanlığı alan Saylan, 1968 yılında da İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı’nda Başasistanlığa başladı.

FRANSA’DA ÇALIŞMALAR YAPTI

İngiltere ve Fransa'da çalışmalar yapan Saylan, 1977 yılında profesör oldu ve 1982-1987 yıllarında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanlığı’nı, 1981–2001 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Lepra Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü’nü yürüttü.

1976 yılında lepra diğer bir adıyla cüzzam çalışmalarına başladı ve Cüzzamla Savaş Derneği ve Vakfı’nı kurdu. 1986’da Hindistan’da “Uluslararası Gandhi Ödülü”nü aldı. 2006 yılına kadar Dünya Sağlık Örgütü’nün lepra konusunda danışmanlığını yapan Saylan, aynı zamanda Uluslararası Lepra Birliği’nin (ILU) kurucu üyesi ve başkan yardımcısıydı.

17 yıl meme kanserine karşı mücadele eden Saylan, 18 Mayıs 2009'da hayata gözlerini yumdu.

Bir aydınlanma savaşçısı olan Saylan, AKP-Cemaat iktidarı tarafından sahte suçlamalarla, düzmece mahkemelerde yargılandı. Saylan hukuk mücadelesine giriştiği bu yıllarda da dik duruşundan ve bilim insanı kimliğinden ödün vermedi.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız