birgün

29° AÇIK

BİRGÜN KİTAP 15.05.2020 13:45

Yıkımın eşiğinde geleceği düşlemek

Kapitalizme dönük itirazların zenginliği yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Sistemin bu salgın döneminde fazlasıyla sorgulandığını hatırlayacak olursak, yeni bir dünyaya ne kadar çok ihtiyacımız olduğu gerçeği kendini gösteriyor

Yıkımın eşiğinde geleceği düşlemek

OĞUZCAN ÜNLÜ - OĞUZ ALKAN

Gülten Akın’ın Deli Kızın Türküsü şiiri “Karayı kaldırın mavi koyun umudumu yitirmedim” dizesiyle başlar. Gelecek hakkında hayaller kurmak ve onun hakkında söz söylemek insanların umutlarıyla ilintilidir. İddia ettiği şekilde çizgisel ilerlemeyi gerçekleştiremeyen sistemin çeşitli düzeylerde sorgulanması da bu umutla beraber görülebilir. Koronavirüs salgını dolayısıyla bu sorgulamalar giderek artmakta ve geleceğe dönük analizler sıklıkla yapılmaktadır. Emek hareketlerinin gerilediği ve sınıf mücadelesinin sönümlendiği bir vakitte yirminci yüzyıl sona ererken ardında yirmi birinci yüzyıla dair pek çok gelecek tahayyülü de bırakmıştır.
Küreselleşme, çoğulculuk, sivil toplum ve demokratikleşme gibi kavramlar 1990’lardan itibaren siyasette kendini iyiden iyiye göstermeye başladı. Bu dönemlerde Ernesto Laclau ve Chantal Mouffe tarafından teorize edilen, Hegemonya ve Sosyalist Strateji: Radikal Demokratik Bir Politikaya Doğru kitabında hatları çizilen ‘Radikal Demokrat’ siyasi tahayyül ortaya çıkmıştır. Radikal demokrasi, evrensel Marksist değerler olarak görülebilecek işçi sınıfı öncülüğü, sosyalizmin politik iktidarı ve ekonominin belirleyiciliği gibi kavramların reddine dayanmaktadır. Buna göre farklı kimliklere dayanan karmaşık kolektif iradeler etrafında örülen yeni özneler siyasetin taşıyıcısı olacaktır. Ekonomi ve politika birbirinden ayrılarak sivil toplumculuk neredeyse tek temel eylem ve hareket biçimi olarak kabul edilecektir. Liberal demokrasi meşruluk krizini çoğulcu şekilde radikalleşerek aşacaktır. Radikal demokrasinin kapitalist ilişkileri yok etmek gibi bir hedefi bulunmamaktadır.

KATILIMCI EKONOMİ VE KOMÜNİZM FİKRİ

Öte yandan gelecekte kapitalizmi aşmayı hedefleyen fikirler de yok değildir. Ayrıntı Yayınları tarafından basılan Geleceğe Bakmak kitabının yazarlarından Michael Albert’in Katılımcı Ekonomi: Kapitalizmden Sonra Yaşam isimli kitabında geleceğe dair alternatif birçok fikir bulunmaktadır. Albert merkezi planlamacı sosyalizm ya da pazar sosyalizmi gibi fikirlere mesafeli yaklaşmakta. Bunlar yerine özyönetime dayanan ve işçi/tüketici konseyleri tarafından organize edilerek katılımcılıkla planlanan bir ekonomi fikri önerilmekte. Yaşamın hakkaniyet, dayanışma ve çeşitlilik gibi kavramlarla örülmesi tasarlanmakta. Bu toplum sınıfsız olacaktır çünkü üretim araçlarındaki özel mülkiyetin yok edilmesi, şirketlerin ortadan kaldırılması ve bireylerin gayretlerine göre ödüllendirilmesi amaçlanır. Albert’in katılımcı ekonomisi, kapitalist üretim ilişkilerinin dışında yeni bir toplumsal üretim modeli inşa etmektedir.

Mevcut sistemin hegemonik yapısının sorgulanmaya başlaması ve geçmişte ortaya çıkmış kapitalizm karşıtı siyasal örgütlenmelerin varlığı, fikri bir tartışmayı beraberinde getiriyor. Bu bağlamda birçok düşünürün tartışmaya farklı noktalardan katkı koyduğu Komünizm Fikri, Badiou tarafından geliştirilen ve yeni bir komünist başlangıcın köşe taşlarını hem kendi içinde bir hesaplaşma hem de kapitalist, alternatifsiz olduğu söylenen sisteme meydan okuma düzleminde gerçekleştiriyor. Yerelden, yerelin öznesinden başlayıp evrensele uzanan bir doğrultuda komünizmin gerekliliğini, imkânlarını ve açmazlarını sorguluyor.

Badiou’nun 4 temel önermesi ‘’yerel siyasal deneyimden oluşan komünizm fikrinin gerçeği(fiil), siyasal diyalektiğin bir biçimi olarak meşru şiddet kullanımı –örneğin saldırıya uğramış bir siyasal mekânı savunmak-, enternasyonalist (dünyayı bir tek olarak düşünen) tasavvur ve evrensel hareket eden bir siyasal özne’’ şeklinde özetlenebilir. Ayrıca bu çalışmayı yine Metis Yayınları’ndan çıkan Komünizm: Yeni Bir Başlangıç takip ediyor.

MÜŞTEREKLERİN OLANAKLARI
Bu tartışmada komünizm fikrinin denk düştüğü birtakım fikirleri bulurken mevcut sistemin eleştirisine Fikret Başkaya’nın Başka Bir Uygarlık İçin Manifesto ve Çöküş çalışmalarından hareketle giriş yapılabilir. İki eserin de mevcut sistemde ortaya çıkan krizin nedenlerini inceledikten sonra nasıl üretmeli ve tüketmeli konusunda bir paradigmanın köşe taşlarını dizdiğini söyleyebiliriz. Temel üretim araçlarından, enerji tüketimine, sağlığa ve özellikle tarımsal üretim olmak üzere mevcut üretim anlayışının kökten değiştirilmesine odaklanan öneriler ortaya koyuluyor. Neoliberal iktisadın ‘dışsallıklar’ olarak sunduğu ‘müşterekler’ ise tüm bu vurgular içinde özel bir yeri işaretliyor. Müşterekler, farklı dünya görüşlerini kapsayan ve bu nitelikten ötürü de komünist, anarşist, özyönetimci, ekolojist vb hareketlerin ortak hareket edebilecekleri bir zemin kurma özelliği dahil edilerek işleniyor.

DEVRİM FİKRİNİN GÜNCELLİĞİ

Kapitalizmi aşmayı hedefleyen bir başka düşünce 21. Yüzyılda sosyalizm fikridir. 1989-1991 sonrası reel sosyalist sistemlerin yıkılmasıyla sosyalizmin güncelliği zarar gördü. Böylesi bir dönemde eşitlikçi ve özgürlükçü bir sosyalizm çerçevesinde geçmiş sosyalist deneyimlerden ders çıkartan anti-kapitalist bir düşünce geliştirilmeye çalışıldı. Michael Lebowitz’in 21. Yüzyıl İçin Sosyalizm ve Sosyalist Alternatif kitaplarında bu görüş geleceği şekillendirmek için önerilmekte. 21. Yüzyılda sosyalizm fikri, kapitalizmi yok etmeyi amaçlarken erkek egemen topluma, emperyalizme, ırkçılığa ve ekolojik yıkıma karşı doğanın ve insanın çürümeden yaşamasını talep ediyor. ‘Neoliberal Alternatifsizliğe’ karşı devrim fikrini yeniden güncel kılmak isteyen 21. Yüzyılda sosyalizm fikri, insanların maddi herhangi bir sınırlamaya maruz kalmaksızın insani potansiyellerini özgürce gerçekleştirmelerini hedefliyor.

İnsan ile çevre arasında kurulan ilişkinin bir bütün olarak kavranmasının temel bir öneme sahip olduğundan hareketle ortaya çıkan ekolojist fikirler de oldukça önemli bir tartışmayı beraberinde getiriyor. Tahakkümün ve hiyerarşik yapıların eleştirisinin önemli bir yer tuttuğu ‘Toplumsal Ekoloji’ olarak adlandırılan düşüncenin temellerini ortaya koyan Murray Bookchin’in ekolojik bir temelde liberter-doğrudan katılımcı belediyecilik anlayışına dair fikirlerine yer verilen kitabı da önemli. Bookchin, farklı zamanlarda yazılmış çeşitli makalelerinin toplandığı Geleceğin Devrimi: Halk Meclisleri ve Doğrudan Demokrasi kitabında ademi-merkeziyetçi, hiyerarşik olmayan taban örgütlenmelerinin perspektifinin ne olması gerektiğini tartışıyor. “Doğaya hükmetme fikrinin insanın insan tarafından tahakküm altına alınmasından kaynaklanan bir fikir olduğundan” hareketle liberter belediyecilik; işbirliği, paylaşım, dayanışma olanaklarından faydalanan, oluş halindeki “komünal bir topluluğa geçmek için harcanan çaba” şeklindeki tarif ediliyor.

Kapitalizme dönük itirazların zenginliği yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Sistemin bu salgın döneminde fazlasıyla sorgulandığını hatırlayacak olursak, yeni bir dünyaya ne kadar çok ihtiyacımız olduğu gerçeği kendini gösteriyor.

HEGEMONYA VE SOSYALİST STRATEJİ, Ernesto Laclau-Chantal Mouffe, Çeviren: Ahmet Kardam, İletişim Yayınları, 2017.
GELECEĞE BAKMAK,Micheal Albert-Robin Hahnel, Çeviren: Osman Akınhay, Ayrıntı Yayınları, 1994.
KATILIMCI EKONOMİ/KAPİTALİZMDEN SONRA YAŞAM, Micheal Albert, Çeviren: Taylan Doğan, Aram Yayınları, 2004.
KOMÜNİZM FİKRİ, Hazırlayanlar: Alain Badiou-Slavoj Zizek, Çeviren: Okan Doğan-Savaş Kılıç-Haluk Barışcan, Metis Yayınları, 2012.
KOMÜNİZM: YENİ BİR BAŞLANGIÇ, Hazırlayan: Slavoj Zizek, Çeviren: Nil Pınar Arın-Arda Çiltepe-Anıl Aşkın, Metis Yayınları, 2015.
BAŞKA BİR UYGARLIK İÇİN MANİFESTO, Fikret Başkaya, Yordam Kitap, 2016.
ÇÖKÜŞ, Fikret Başkaya, Yordam Kitap, 2018.
21. YÜZYIL İÇİN SOSYALİZM, Michael A. Lebowitz, Çeviren: Pelin Üçer-İbrahim Akbulut, Yordam Kitap, 2008.
SOSYALİST ALTERNATİF, Michael A. Lebowitz, Çeviren: Etkin Bilen Eratalay, Yordam Kitap, 2011.
GELECEĞİN DEVRİMİ, Murray Bookchin, Çeviren: İbrahim Yıldız, Dipnot Yayınları, 2015.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız