Yok sayarak yürütülmez

14.06.2019 07:45 GÜNCEL
Anıl Ataş 25 kişinin hayatını kaybettiği Çorlu tren faciası soruşturmasında tren şefi, makinistler, bürokratlar ve TCDD’nin üst düzey yetkilileri hakkında takipsizlik kararı verilmesi üzerine önceki gün Anayasa Mahkemesi önünde basın açıklaması yapmak isteyen ailelere polis plastik mermiler ile saldırdı. Yakınlarını kaybeden ailelerden Aysun Köse ve Mısra Öz Sel, “Bizim iki katımız kadar polis vardı. Biz […]

Anıl Ataş

25 kişinin hayatını kaybettiği Çorlu tren faciası soruşturmasında tren şefi, makinistler, bürokratlar ve TCDD’nin üst düzey yetkilileri hakkında takipsizlik kararı verilmesi üzerine önceki gün Anayasa Mahkemesi önünde basın açıklaması yapmak isteyen ailelere polis plastik mermiler ile saldırdı.

Yakınlarını kaybeden ailelerden Aysun Köse ve Mısra Öz Sel, “Bizim iki katımız kadar polis vardı. Biz oraya kavgaya gitmedik. Biz adalet için her yerde haykırıyoruz ve haykırmaya devam edeceğiz” dedi.

Dava gerektiği gibi yürümüyor

Tren faciasında 16 yaşındaki kızı Sena’yı kaybeden Aysun Köse ve oğlu Oğuz Arda’yı kaybeden Mısra Öz Sel, saldırıyı BirGün’e değerlendirdi. “Bu kadar yok sayarak bir dava yürütülemez” diyen Mısra Öz Sel, yaşananları şöyle anlattı: Çok üzücü ve çok utanç verici bir olay. Gerçekleşen saldırıyı şiddetle kınıyorum. Biz oraya sadece bireysel başvurularımızı Anayasa Mahkemesine taşımak için ve öncesinde bir basın açıklaması yapmak için gitmiştik. Dava yürümesi gerektiği gibi yürümüyor. Böyle bir katliamın sorumlusu sadece dört kişi olamaz. Bu kadar umursamazca, bu kadar yok sayarak bir dava yürütülemez. O yüzden de bazı şeylerin daha ciddiye alınması gerektiği düşüncesindeyiz. Biz orada, -Çorlu Adliyesi önünde olduğu gibi- adalet nöbetimizi gerçekleştirmek istedik. Ancak çok gereksiz müdahaleye maruz kaldık. Bizim iki katımızdan fazla polis bekliyordu. Biz oraya ne savaşmaya, ne kavgaya gittik.”

Polis amirinin kendisine ‘Bana şov yapıyorsun’ dediğini ve kolundan tutarak kendisini fırlattığını sözlerine ekleyen Mısra Öz Sel, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ayrıca ‘Milletvekillerini ayırıp kalanını süpürün’ dedi. Biz bugüne kadar kimseye zarar vermedik, bugünden sonra da zaten öyle bir niyetimiz olmayacak. Bizim davamız başka, biz adalet için her yerde haykırıyoruz ve haykırmaya, adalet aramaya devam edeceğiz.”

Meclis’in koltuğunu işgal etmesinler

CHP’nin, kazaların araştırılmasına dair verdiği Meclis önergesinin AKP’li vekillerin oylarıyla reddedilmesine de tepki gösteren Mısra Öz Sel, “Bu katliama dair devlet demiryollarında hiçbir eksiğin olmadığını, bakım onarımının yapıldığını; yol bekçilerinin kaldırılmadığını, sadece sayısının azaltıldığını savunuyorlar. Şu anda yürüyen dava olduğunu, yargıyla tüm suçluların ortaya çıkarılacağını söylüyorlar. Bunun üzerine bir de başsağlığı dilediler, keşke dilemeselerdi. Ne davadan, ne de neler olup bittiğinden haberleri yok sanırım. Haberleri varsa ve bu şekilde konuşuyorlarsa çok yazık, yoksa zaten Meclis’in o koltuğunu işgal etmemeleri gerekiyor” ifadelerini kaydetti.

Sağlık sorunları sebebiyle basın açıklamasına katılamadığını belirten Aysun Köse ise, “Görüntüleri gördüğümde elim ayağım boşaldı. Evlatlarımızın yaşadığı bu haksızlığın bir bedeli olması, sorumluların cezasını çekmesi lazım. Biz bunun için mücadele ediyoruz. Elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Biliyoruz sevdiklerimiz geri gelmeyecek ama istiyoruz ki başkaları böyle şeyler yaşamasın.

Ben bu mücadeleyi geride kalan sevdiklerim için yürütüyorum. Bir şeylerin değişme zamanı geldi. Baktığımızda ülkede herkes farklı kulvarlardan bir adalet arayışı içerisinde. Adalet, hukuk belli mercilere hizmet ediyor, geri kalan yerlerde görevini yapmıyor. Bu olayın üstü 4 memur ile kapatılacaksa yazıklar olsun diyorum. ‘Milletvekillerini bırakın diğerlerini susturun’ diyor polis, bu nasıl bir zihniyettir? Kimseye zarar vermedik. Biz zaten daha fazla kimseye zarar gelmesin diye mücadele ediyoruz. Böyle muameleyi hak etmiyoruz” ifadelerini kullandı.