birgün

0° PARÇALI BULUTLU

SİYASET 31.10.2021 08:23

Yoksulluk halkın öfkesini artırdı

AKP’ye sırtını dönen seçmen öfkeli. MAK Başkanı Kulat, ekonomideki çöküşün seçmenin tercihini belirlediğine dikkat çekerken SODEV Başkanı Aksoy ise “Muhalefetin daha iyi yöneteceğine olan inanç artıyor” diyor.

Yoksulluk halkın öfkesini artırdı

Zilan AKAY

İktidar blokunda yaşanan oy kaybı sürüyor. Neredeyse tüm kamuoyu yoklamaları AKP’nin yüzde 30 sınırında gezdiğini, MHP’nin ise baraj altında kaldığını gösteriyor. AKP’den uzaklaşan seçmenin en önemli gerekçesi ise ekonomi başta olmak üzere iktidarın politikalarına karşı duyulan öfke. Daha önce AKP’ye oy verip bugün başka bir partiye oy vereceğini ya da oy kullanmayacağını söyleyen seçmeninin tutumuna ilişkin MAK tarafından son paylaşılan verilerde, yurttaşa sorulan “Neden AKP’ye oy vermek istemediği” sorusuna katılımcıların yüzde 49’u “Kızdırdılar”, yüzde 33’ü “Üzdüler”, yüzde 11’iyse “Küstürdüler” yanıtını verdi.

Konuya ilişkin BirGün’e değerlendirmelerde bulunan MAK Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kulat, “Rakamları doğru okumak gerekiyor. Biz insanlara ilk olarak şu soruları sorduk: AKP kurulduğu günden bugüne, herhangi bir seçimde bir ya da birden fazla oy verdiniz mi? Yani sadece bir seçimde ya da birden fazla seçimde AKP’ye oy veren kişilere sorarak anketi hazırladık. Anketlere göre ülkede yaşayan kesimin 4 de 3’ü, AKP’ye oy vermiş görünüyor. Bunların içinden bir kısmı belli bir süre geçtikten sonra farklı nedenlerden dolayı AKP’ye oy vermekten vazgeçmiş. Öncelikle olarak bunu tespit etmek istedik. Bu insanların bize söylediği nedenleri kızdırdılar, küstürdüler ve üzdüler olmak üzere üç başlık altında topladık. Sonuçlardan anlaşılan AKP’nin ciddi bir oy kaybı yaşadığıdır” ifadelerini kullandı.

HALKIN EN BÜYÜK SORUNU EKONOMİ

AKP’de yaşanan oy kaybında ekonomideki kaybın etkili olduğuna dikkat çeken Kulat, şunları kaydetti: “Sadece Türkiye’de değil, dünyada kanaat değiştiren politikaların oluştuğu dönemlerde hep ekonomi ilk sırada yer alır. Ekonomi toplumun siyasi tercihlerinden neredeyse yüzde 70’lik bir etkiye sahiptir. Fikir ağırlıklı olan ideolojik partilerde ekonomi çok etkili olamayabilir, ancak kitle partileri için önemli bir etkendir. AKP’nin oy kaybetmesinde ekonomi başta olmak üzere başka sorunlar da var. Türkiye’nin en önemli sorunu nedir diye sorduğumuzda seçmenler, ilk sıraya ekonomiyi yerleştirdi. Ancak bunun dışında göçmenler, adalet ve eğitim gibi toplumda geniş kitleleri en çok ilgilendiren konu başlıkları da öne çıktı.”

İKTİDAR TOPLUMUN GÜNDEMİNDEN KOPUK

Seçmenlerin, AKP’nin ekonomi politikalarına olumlu yaklaşmadığını belirten Kulat, şu değerlendirmeyi yaptı: “İktidarın ekonomiyi düzeltebileceğine çok büyük bir kesim inanmıyor. Aynı kesim muhalefetin ekonomiyi düzelteceğine daha fazla inanıyor ama tam ikna olabilmiş değil. Dolayısıyla muhalefetin güçlü bir ekonomik söylem geliştirmesi gerekiyor. Muhakkak muhalefetin içerisinde bulunan ekonomistler var, bu kişileri daha fazla öne çıkarmak gerekiyor. Muhalefetin ekonomi stratejilerinde seçmene umut vermesi ve eğer biz iktidar olursak ekonomiyi düzeltiriz mesajını vermesi gerekiyor.” AKP’nin anketlerde yaşadığı oy kaybını değerlendiren Sosyal Demokrasi Vakfı (SODEV) Başkanı Ertan Aksoy ise, “AKP seçmeninin erimesinde, ekonomideki çöküşün topluma yansıması tetikleyici. Ancak tek sebep bu değil. Bununla birlikte muhalefetin yeni dönemde ısrarla iktidarın yarattığı yapay gündemler yerine seçmenin gerçek gündemlerine bağlı kalması etkilidir. İktidarın bütün çabasına rağmen onların istediği konuların tartışılmasında öte kendi gündemine bağlı kalması belirleyici. Özellikle 2019’dan sonra yerel yönetimler ve genel merkezin yürüttüğü siyaset sayesinde toplumun önemli bir kısmı artık muhalefetinin yönetebileceğine dair daha büyük bir inanca sahip” ifadelerini kullandı.

SODEV olarak haftalık Meclis grup konuşmalarının içerik analizlerini yaptıklarını belirten Aksoy, şöyle konuştu: “Her içerik analizi bize gösteriyor ki iktidar toplumun gündeminden kopuk. İktidar kanadı ısrarla sorunları kabul edip çözüm sunmak yerine sorunları reddeden bir anlayış içerisinde devam ediyor. Muhalefet ise bu anlamda üzerine düşeni yapıyor. Sorunların varlığı kabul ediyor, büyüklüğünü tarif ediyor ve çözüm önerilerini sunuyor.”