Google Play Store
App Store

Hatırlanacaktır, Maliye Bakanlığı'nca 27 Şubat 2006 tarihinde Ocak 2006 bütçe uygulama sonuçlarıyla ilgili olarak yapılan basın açıklamasında, bayram havası estirilerek kırılan bütçe

Hatırlanacaktır, Maliye Bakanlığı'nca 27 Şubat 2006 tarihinde Ocak 2006 bütçe uygulama sonuçlarıyla ilgili olarak yapılan basın açıklamasında, bayram havası estirilerek kırılan bütçe rekorları müjdeleniyordu. Açıklamadan öğreniyoruz ki, vergi gelirlerinde rekor artış, faiz giderlerinde ise rekor düşüş gerçekleşmiş, ayrıca 17 yıl sonra ilk kez ocak ayında bütçe fazlası verilmiş. Nitekim çok geçmeden bu müjdelerden medyamız da memnun olmuş olmalı ki, her bir müjde manşetlere taşınmıştır.

Ama ne yazık ki, kısa bir süre sonra Bakanlık tarafından aynı gün içersinde yapılan ikinci bir açıklamayla sevincimiz hüzne dönüşüvermiştir. Meğerse Bakanlık tarafından yapılan bir hesaplama hatası nedeniyle, vergi gelirleri "rekor" düzeyde artmış görünüyormuş; gerçekte böyle bir artış söz konusu değilmiş. Yani, birinci rekor müjdesinin fos çıktığı kısa bir süre sonra anlaşılmıştır.

Buradaki tuhaflık, bütçede saydamlık sağlamak amacıyla getirilen bir düzenlemenin siyasal iktidar tarafından saydamlığı bozacak şekilde kullanılmasıdır. Ne demek istediğimizi biraz açalım: Köşemizi dikkatli izleyenler bilirler, 2006 yılı bütçesiyle ilgili bir değerlendirmemizde, vergi gelirlerinden mahalli idarelere ve fonlara ayrılan payların vergi gelirlerine dahil edilmesi suretiyle bütçenin hem gelir hem gider tarafında yer almasını saydamlık açısından olumlu bulduğumuzu ifade etmiştik. Çünkü 2006 öncesinde bu paylar, bütçe dışındaki hesaplarda gözüküyor ve izleniyordu ve dolayısıyla bu uygulama bütçe büyüklüklerinin çarpıtılmasına neden oluyordu. Bu açıdan, yeni getirilen düzenleme olumluydu. Ama gelin görün ki, daha yılın birinci ayında bu düzenleme öylesine kötü uygulandı ki, bu düzenlemeyle bırakınız saydamlık sağlanmasını, var olan mevcut saydamlık düzeyi bile tasfiye edilmiştir. Somutlarsak, Bakanlığın basın açıklamasında ocak 2006 dönemindeki vergi gelirleri mahalli idarelere ve fonlara ayrılan paylar dahil bir büyüklük iken, karşılaştırmanın yapıldığı ocak 2005 dönemindeki vergi gelirleri ise bu paylar hariç bir büyüklüktür. Dolayısıyla, geçen yılın Ocak serisinin eski tanımına göre verilmesi nedeniyle, vergi gelirleri "rekor" düzeyde artmış görünmüştür.

Neyse ki, bu hata daha önce söylediğimiz gibi Bakanlık tarafından farkedilmiş ve ardından düzeltilmiştir. Ancak sorun tümüyle çözülmüş gözükmüyor. Dalgınlıkla olsa gerek (!), bütçenin gelir kısmına eklenen söz konusu payların gider kısmına eklenmediği (ödenekleştirilmediği) fark edilmemiş. Ne var bunda demeyin; rakam bir hayli yüksek, yaklaşık 1.1 milyar YTL tutarındaki bir rakam, bütçe gider ödeneğinde gözükmüyor. Bu dalgınlık nedeniyle, bütçe fazlası olduğundan 1.1 milyar YTL yüksek gerçekleşmiştir.

Bereket versin, bu dalgınlık Trabzon CHP Milletvekili Sayın M. Akif Hamzaçebi tarafından fark edilmiş. Sayın milletvekilin bir başka tespitine göre, ayrıca "vergi dışı gelirler" kaleminin altında yer alan yaklaşık 1.3 milyar YTL tutarındaki TELEKOM nakit fazlasının Hazineye aktarılmasından oluşan "bir defalık gelir" niteliğindeki bir gelir kalemi, "sürekli gelir" gibi değerlendirilmiş. Sayın milletvekili yaptığı yazılı açıklamayla, tespit ettiği bu hatalardan hareketle bütçenin ocakta fazla değil (Bakanlığın basın açıklamasında 2 milyar 15 milyon YTL'lik bir bütçe fazlası verildiği ifade ediliyor) açık verdiğini (Sayın milletvekilinin yaptığı hesaplamaya göre, bütçe açığı 400 milyon YTL civarında çıkıyor) ileri sürüyor; hatta daha da ileri giderek örneklerini verdiği "bütçeyle ilişkilendirmeksizin gider yazılması" uygulamaları nedeniyle harcamalar açısından hem 2005 hem de 2006 bütçesinin gerçeği yansıtmadığını söylüyor.

Sayın milletvekilinin söyledikleri "yenilir yutulur" şeyler değil. Ama ne yazık ki, ne Bakanlıktan ne de medyamızın her seferinde bütçenin saydam olması gerektiğini dillerinden düşürmeyen liberal köşe yazarlarından çıt çıkmıyor; anlaşılan kendi oluşturdukları "ekonomideki yalancı bahara" kendilerini fazlasıyla kaptırmış ve inandırmış durumdalar.