birgün

12° AÇIK

GÜNCEL 04.11.2020 16:58

Ahmet Atakan'ın ölümünde polislerin soruşturulmasına izin verilmedi: Kan 'yetersiz delil'miş

Ahmet Atakan'ın Gezi Direnişi sırasında hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturmada gaz bombalarının üzerinde yapılan inceleme sonucunda Atakan’ın kanına rastlandı. Bunun üzerine savcılık 7 polisin soruşturulması için izin istedi. Valilik ise soruşturma iznini ‘delilleri yetersiz bularak’ reddetti.

Ahmet Atakan'ın ölümünde polislerin soruşturulmasına izin verilmedi: Kan 'yetersiz delil'miş

Dilan Esen

Gezi Direnişi sırasında Hatay’ın Armutlu Mahallesi’nde, 10 Eylül 2013’te polis müdahalesi esnasında hayatını kaybeden Ahmet Atakan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 7 polisin soruşturulması talebi Hatay Valiliği tarafından reddedildi.

VALİLİK YETERLİ GÖRMEDİ

Olay yerinden elde edilen gaz bombaları üzerinde DNA incelemesi yapıldı. 29 Kasım 2018 tarihli uzmanlık raporunda inceleme sonucunda 4 adet gaz bombasının üzerindeki kan örneklerindeki DNa profilinde yüzde 99.99 olasılıkla Ali Atakan ile Emsal Atakan, Ahmet Atakan’ın anne ve babası olduğu sonucuna ulaşıldı. Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı ise Hatay Valiliği’nden olay yerinde bulunan 7 polis hakkında soruşturma izni istedi. Ancak Valilik, söz konusu raporun ispat niteliği taşımadığını öne sürerek polisler hakkında soruşturma izni vermedi. Adli Tıp Kurumu’nun yaptığı incelemenin sonucunda aydınlatıcı bilgilere ulaşılamadığını iddia eden Valilik, ayrıca söz konusu biyolojik incelemenin sorumlu tespitinde delil olamayacağını belirtti. Valilik ‘delil yetersizliği’ gerekçesiyle soruşturma izni vermedi. Atakan Ailesi’nin avukatı Hatice Can ise valiliğin ret kararını Adana Bölge İdare Mahkemesi’ne taşıdı. Ret kararına itiraz eden Can, dava açılmasını istedi.

SANIKLAR KORUNUYOR ALGISI

Avukat Can, Adana Bölge İdare Mahkemesi’ne verdiği itiraz dilekçesinde, şu ifadelere yer verdi: “Soruşturma aşamasında görgü tanıklarının beyanlarına başvurulmuştur. Tüm görgü tanıkları Atakan’ın polis akrep aracından atılan kapsülünün başına isabet etmesi sonucu yaralandığı ve yaralı olarak kaldırıldığı Hatay Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybettiğini beyan etmişlerdir. Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu’nun raporunun sonuç bölümü; kişinin düşme olayı öncesinde travmaya maruz kalıp kalmadığı hususunun adli tahkikat ile aydınlatılmasının uygun olduğu oybirliği ile mütalaa olunur şeklindedir. Ayrıca dosyada mevcut gün ölü muayene raporunda kısmen düzenli künt vasıfta yara mevcut olduğu belirtilmiştir. Bu yara gaz kapsülü uyumludur. Bu durum ancak adli yargılamayla ortaya çıkarılacaktır bu nedenlerle kamu davası açılmalıdır. İlimizde devam eden demokratik tepki, barışçıl gösteri eylemlerine karşı yasalara ve uluslararası sözleşmelere aykırı bir biçimde davranan şiddet uygulayan emniyet güçleri hakkında hiçbir işlem yapılmamıştır. Bu durum kamunun emniyet ve güvenlik örgütüne ve adalete olan inancını zedelemiştir. Soruşturma dosyasında mevcut olay tutanağı MOBESE görüntülerini içeren CD’ler ve alınan tanık anlatımları, adli tıp raporu gibi maddi ve somut verilerle objektif değerlendirme yapmak yerine, bireylerin kamuya güvenlik güçlerine ve adalete olan inancını ağır şekilde zedeleyecek biçimde değerlendirme yaparak soruşturma ve kamu davası açılarak cezalandırılmalarına karar verilmesi istemimiz uyarınca soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararına itirazlarımızın kabul edilerek şüpheliler hakkında soruşturma ve kamu davası açılması istemimizin kabulüne karar verilmesini saygı ile dileriz.”

Valilik kararına ilişkin verdikleri dilekçede, “Sanıkları kamu görevlisi olduğu için korunuyor algısı oluşturacak ve kamuoyunun adalete olan inancı zedeleyecektir” şeklinde ifadelere dikkat çeken Can, valiliğin karar verirken rapor hakkında yorum yaptığını söyledi.

YORUM YAPMIŞLAR

“Valilik, gaz kapsüllerindeki kanın anne babayla uyumlu olduğuna yönelik ama her ne kadar böyleyse de bu kan nasıl sirayet etti diye yorum yapıyor” diyen Can, şunları dile getirdi: “En son gelen Adli Tıp Kurumu raporlarında gaz kapsüllerindeki kanın Ahmet’e ait olduğu kanıtlanmıştır. Bu nedenle dava açılıp yargılanma aşamasında olaylarında olayın aydınlatılıp ölümüne neden olan gaz kapsüllerinin belirlenmesi gerekmektedir.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız