birgün

12° PARÇALI BULUTLU

GÜNCEL 20.11.2020 14:52

Bakan Koca’dan ‘toplam vakayı açıklama’ sinyali: Kurul’la tartışacağız

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, kurucusu olduğu üniversitenin koronavirüs tedavisinde kullanılan 'Favicovir' ilacının üretiminde ortak çalıştığı firmaya ruhsat verilmesi sürecindeki iddialarla ilgili konuştu. Koca, “Ben, sizin kurucusu olduğum yerle ilişkili kıldığınız yere ruhsat verdirmedim. O firmaya özellikle ruhsat vermek isteyen kamudaki arkadaşlardan birisini de görevden aldım” dedi. Koca öte yandan, Bilim Kurulu’yla önümüzdeki günlerde ‘toplam vaka’, ‘yatan hasta’, ‘hasta’ başlığı altındaki bilgilerin kamuoyuyla nasıl paylaşılacağını tartışacaklarını söyledi.

Bakan Koca’dan ‘toplam vakayı açıklama’ sinyali: Kurul’la tartışacağız

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda milletvekillerinin sorularını cevapladı.

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, Bakan Koca’nın kurucusu olduğu Medipol Üniversitesi’nin koronavirüs tedavisinde kullanılan yerli ‘Favicovir’ ilacının ortak çalışmasını yaptığı firmanın ruhsat alabilmesi için daha önce başvuran 3 firmanın bekletildiğini söyledi.

Bakan Koca, CHP’li Emir’in daha önce de gündeme getirdiği konuya ilk kez cevap verdi. Koca, Türkiye’de üretilen ve sentez edilen, devamında 3 firmanın da ayrıca ‘yerli olarak ürettiği’, Covid-19 tedavisinde kullanılan ilaçla ilgili iddiaların, kendisinin de kurucusu olduğu kuruluşla irtibatlı kılınıp, her gün dillendirildiğini söyledi.

‘TEK FİRMAYA OLMAYACAK, DEDİM’

Bakan Koca şunları söyledi:

“Bu ilacın Çin’de 140 dolar olduğu biliniyor. Yaygın kullanımını sağlamak için yerlileşme noktasında biz ısrarcı olduk ve bu ilacı sentezlemek üzere, kurucusu olduğum üniversiteden bir öğretim üyesi arkadaş, bilinen bir firmaya sadece proje desteği verdi. Hiçbir şekilde üniversiteyle asla ve kata bir sözleşme ve menfaat ilişkisi yoktu. Bunun altını özellikle çizmek istiyorum. Özellikle o arkadaş da heyecanla bu ilacı üretme çabası içinde oldu, ABD’de uzun süre bu konuda çalışan birisi olduğu için. Devamında sentez başarıldı. Bu ilacı alabilecek tek yer Bakanlık, yani kamu. 140 dolar olan ilaç için telaffuz edilen 100 dolar oldu. Bu arada 3 tane farklı firma da ham maddesini ithal ederek, ruhsat müracaatını yaptı. Ben, sizin kurucusu olduğum yerle ilişkili kıldığınız yere ruhsat verdirmedim. Bunları ilk defa duyacaksınız ve belki de inanmayacaksınız. Bu 4 firma birbiriyle mücadele içinde, rekabet içinde olan firmalar, bunların hepsi bilinir. Ben nerede konuştuğumu ve neyi konuştuğumu çok iyi biliyorum ve ‘Tek firmaya olmayacak’ dedim, ‘Diğer müracaat eden 3 firmayla birlikte verilecek’ dedim.”

‘O KİŞİYİ GÖREVDEN ALDIM’

Hammadde ithalinin maliyetinin ‘10 doları geçmediğini’ ifade eden Koca, “O nedenle ’13-14 dolardan da fazla bunun fiyatı olmayacak, yurt dışı fiyatını verebiliriz; ama kamuya vereceğiniz rakam onda biri olacak yani 13-14 dolardan fazla olmayacak, bunu kabul etmiyorsanız ruhsat yok’ dedim. Yani normalde bu uygulanabilir bir şey değil, kamu mantığıyla yapılabilir bir şey değil. O firma kabul etmedi. İnanın, bunu birçok arkadaşımız iyi bilir, birçok yeri zorladılar ve en sonunda olmadığını gördüler; çünkü 2 firma hemen kabul etti üstelik 10 bin kutu ilaç vermeyi de taahhüt ederek. O durumda, ‘O firma da 10 bin kutu verecek’ dedim ve 4 firmaya biz ruhsat verdik. O firmaya özellikle ruhsat vermek isteyen kamudaki arkadaşlardan birisini de görevden aldım. Bakın altını çiziyorum, ısrarla benimle irtibatlı kıldığınız firmaya ruhsat verilmemesini söyleyen ben, o kişiyi görevden aldım. O, benim görevden alıp başka birisini atadığım kişinin verdiği ruhsatla alındı; ama görevden aldığım kişi şu an özel sektörde. 4 firmaya vermiştik, şimdi 2 firmaya daha verdik, 6 firma oldular” dedi.

‘BULAŞICI HASTALIK EŞİTTİR COVİD DEMEK DEĞİLDİR’

Bakan Koca, ‘ölüm sayıları konusuna açıklık getirmek istediğini’ kaydederek, şöyle konuştu:

“Ölüm bildiriminde kullanılan form, 2013 yılından beri kullanılmakta. Bu belgede ‘ölüm şekli’ hanesine hastalığa bağlı doğal ölümün izahı için ‘bulaşıcı hastalık’ veya ‘bulaşıcı olmayan hastalık’ açıklaması da eklenmiştir. Kayıtlar, bu yılki toplam ölümlerin yaklaşık onda 1’inde ölüm şeklinin ‘bulaşıcı hastalık’ sonucu doğal ölüm olduğunu göstermektedir. Onda 9’u ise ‘bulaşıcı olmayan’ hastalık, yaşlılık ve benzeri şeklinde işaretlenmiştir. Bu hanedeki bilgi, ölümün nedenini hastalık bazında göstermez. Buradan Covid-19 ölüm sayıları anlaşılmaz, ‘bulaşıcı hastalık eşittir Covid’ demek değildir. Bulaşıcı tek hastalığın Covid-19 olduğunu düşünmek yanlıştır. TÜİK verilerine göre geçtiğimiz yılın 9 ayı ölüm sayısı 329 bin 274’tür. Yıllık öngörülen yüzde 2 oranında artışla bunun şimdi 336 bin 518 olması beklenir. Bu yılın ilk 9 ayında Covid -19 kaynaklı ölümler dahil 339 bin 26 ölüm gerçekleşmiştir, aradaki fark 7 bin 244’tür. Covid-19 kaynaklı tespit edilmiş ölümlerin sayısı 8 bin 62’dir, daha az veya daha fazla değildir.”

‘AĞIR HASTA SAYIMIZ 8 KAT ARTTI’

Bakan Koca, uluslararası bildirimlerde Türkiye’nin sadece semptomlu hastalara test yapan ülkeler arasında sayıldığını söyleyerek, “Bizim rehberimizde de ‘Semptomlu olanlara test yapılır’ diye yazar. Saha taramalarına da devam ediyor olacağız. Bilim Kurulumuzla önümüzdeki günlerde bu konuları tartışıp ‘toplam vaka’, ‘yatan hasta’, ‘hasta’ başlığı altında ne varsa bunun hepsini kamuoyuyla nasıl paylaşacağımızı, tabloda nasıl göstereceğimizi de tartışıp göstermiş olacağız. Bu süreçte, 29 Temmuz’dan bu yana ‘ağır hasta’ sayımız 8 kat arttı. 29 Temmuz’dan bu yana vefat edenlerin, hayatını kaybedenlerin oranı 8 kat arttı. Bu da vatandaşımızı ve sizleri uyarmıyor mu? Ağır hastamız 8 kat artıyor. Evde semptomu olmayan, hastaneye yük olmayanın sayısı mı sizin için önemli? Bu dönemde şundan emin olun; pozitif olup semptomu olmasa bile bütün vatandaşlarımız takibe alındı, bütün vatandaşlarımıza filyasyon yapıldı” dedi.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız