birgün

18° PARÇALI BULUTLU

Bilim sizi incitiyor mu?

Virüsün hangi yönde değişimler göstermiş olabileceği ya da göstereceği, aylar içinde hızla büyüyen salgına iyi ve kapsamlı bir cevap verilememiş olması endişe verici. Yılda hayvandan insana geçen 3 hastalık bulunuyor.

BİLİM 07.08.2022 09:22
Bilim sizi incitiyor mu?
Abone Ol google-news

Prof. Dr. Esin Davutoğlu ŞENOL

Virüsler sizi kızdırıyor bunun farkındayım. Kızıyorsunuz çünkü size yerkürenin yalnızca misafirlerinden biri olduğunuz üstelik azınlıkta olduğunuz anlatılmamış. Yalnızca coğrafyaya değil yerküreye, yerküredeki yaşam şölenine dair de bir şey bilmeniz istenilmiyor Çünkü bilmek özgürlüktür. Her söylenene öylece inanan bir kitle olmanız isteniliyor. Akıl ve sağduyunun yerini duygusal tepkiler alınca da yerküre yerinde duruyor mu diye anlamak için üzerinde tepinip büyük gürültüler çıkarılıyor. Kim istiyor söylemeyim başım yeterince dertte ama ben dertleri de zevk edinirim çünkü virüsü, salgını, canlılar âlemini, yaşamayı ve ölmeyi, kurtarmayı ve ölümü teşhis edip yüzümü yaşama dönmeyi bilirim. Bana ilham veren canlılıktaki çeşitlilik, çeşitlikteki ahenk ve yeni yaşamlara uzanan sonsuz olasılıklardan bahsedeyim. Mesela daha önce defalarca tekrarladığım şu cümle “Mikroorganizmaları kavrayamayan yaşama anahtar deliğinden bakar” (Ed Yong), ben bunu özümsemiş ve kavramış bir kişi olarak size kapıyı açayım. Ama inciniyorsunuz.

YEDİNCİ HALK SAĞLIĞI ACİLİ

Maymun Çiçek Hastalığı da Küresel Halk Sağlığı Acillerinin arasına girdi. Bu yüzyılda ilan edilen yedinci halk sağlığı acili oldu. Bunların ilki başlangıçta “Domuz Gribi” olarak tanımlanan 2009 ‘daki H1N1, yani grip ile ilişkiliydi. Halk Sağlığı acili şu demek; o hastalığın ilk etkilenen bölge/ülkenin dışında uluslararası yayılma riski var. Halk sağlığına beklenmedik ani, ciddi ve olağandışı etkileri olabilir. Bu tanım ile uluslararası cevabın ve kontrol yöntemlerinin devletlerden talep edilebilmesine olanak tanıyan bir sürecin başlatılması ve koordinasyonu da olanaklı kılınmış olur. Maymun Çiçeği Virüsü (MÇV) insanda ilk olarak 1970 yılında Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde görülmüş ve o tarihten itibaren diğer Orta ve Batı Afrika ülkelerindeki insanlarda lokal salgınlar bildirilmişti. Daha önce Afrika dışına çıkan virüs ile ilişkili olarak seyahat ya da vahşi hayvan ticareti ile ilişkili insan olguları bildirilmiş olsa da kıta dışındaki en büyük yayılım gerçekleşiyor. Her ne kadar koronavirüs kadar bulaşıcı değil desek de salgının ilerleme hızı pandeminin başındaki eğriye benziyor.

Bu yazının yazıldığı tarihte, 88 ülkede toplam olgu sayısı 27 bine ulaşmıştı. Önce Avrupa’da ilk olarak İngiltere’de başlayan olgular, salgın bilimi açısından yakın temasla bulaşıp onların yakın temaslılarına yayılıyordu yani bir “süper yayılım” olayı gibi duruyordu. Ancak ABD ‘de yapılan genomik çalışmalar virüsün çok daha yaygın olduğunu ve uzun süredir bulunduğunu destekliyor. Avrupa’da başlayıp yayılandan daha farklı bir salgın da olabileceği düşünülüyor. Hızlı yayılmasa da hızla yayılan bu viral hastalık tedirgin ediyor. Bitmemiş ve geleceği iyice puslanmış bir pandemiden henüz çıkmamışken bu da başımıza başka bir felaket açar mı sorusunu gülümseyerek karşılıyorum. Aşı var, bazı ilaçlar var, test var ve bildiğimiz bir virüs ama bu sefer sözcüklerin yan yana dizip anlamlı bir cümleye dönüştürülmesi konusunda umutsuzum. Durumu hafifleteceğini düşündüğümüz bu yöntemler Mayıs ayında yüzlü rakamlar ile ifade edilen olguların bir halk sağlığı acili olarak ilan edilmesine giden süreci nasıl kapsayamadıysa bundan sonra da etkin kullanılabilecekleri konusunda bir ipucu yok. Hızla bulunmuş bir aşı ile bu yüzyıldaki bir pandemiyi bu kadar zaman sündüren başarısızlığı göz ardı edemiyorum.

MÇV genomu büyük bir virüs bu nedenle de koronavirüsü kadar çabuk ve kapsamlı çalışılamıyor. Virüsün hangi yönde değişimler göstermiş olabileceği ya da göstereceği, aylar içinde hızla büyüyen salgına iyi ve kapsamlı bir cevap verilememiş olması endişe verici. Salgınlar çağına girdik. Yılda ortalama 3 tane hayvandan insana sıçrayan yeni hastalık ortaya çıkıyor. Bunlardan Ebola ve Marburg gibi bazıları ile henüz lokal salgınlar var. Aslında bölgesel kalmış ve şimdilik yayılımı kısıtlı olsa da bunların hepsi uyarı kabul edilmeli çünkü çok seyahat ediyoruz. Mesela şimdi Gana’da Marburg ilişkili olgular var. Aşı, ilaç, tarama gibi tüm hazırlıklar bir an önce tamamlanmalı çünkü bu iki virüs de çok ölümcül. 2000 yılında yapılan hayvan-insan sıçraması çalışmaları, 2020 yılında bir insanın salgınla karşılaşma ihtimalinin yüzde 40 olduğunu belirtiyordu. Duymazdan geldik. Başımıza geldi, görmezden geldik. Şimdi denizlerdeki ısınma, iklim değişimi ve yoksulluğun artması daha kısa sürede yeni bir pandemi olasılığını artırıyor. Bilim sizi böyle incitiyor biliyorum.

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun