birgün

9° PARÇALI BULUTLU

Cemaat yurdundaki işkenceleri anlattı: "İntihar teşebbüsünde bulunanları gördüm"

Lise öğrencisi olduğu dönemde İstanbul'da bulunan Süleymancılara ait bir yurtta 2.5 yıl kalan F.E. isimli kişi, tarikat yurtlarındaki baskıları ve işkenceleri anlattı. Derse geç kalanların çok ağır şekilde dövüldüğünü anlatan F.E., intihar teşebbüsünde bulunanları gördüğünü söyledi.

GÜNCEL 14.01.2022 11:33
Cemaat yurdundaki işkenceleri anlattı: "İntihar teşebbüsünde bulunanları gördüm"
Abone Ol google-news

Cemaat yurdundaki sistematik baskı nedeniyle intihara sürüklenen Enes Kara'nın ölümünün ardından, cemaat ve tarikat yurtlarında yaşananlar yeniden gündeme geldi.

Cumhuriyet'ten Sefa Uyar'ın haberine göre, İstanbul’da lise öğrencisiyken 2.5 yıl boyunca Süleymancılara ait bir yurtta kalan F.E. yaşadığı zorlu günleri anlattı. F.E. “İntihar teşebbüsünde bulunanları da gördüm" dedi.

F.E’nin İstanbul Beykoz’daki bir imam hatip lisesine kaydı yapıldı. F.E. öğrencilik yıllarını geçireceği Süleymancıların yurduna yerleştirildi. F.E. için bu kayıt zorlu günlerin başlangıcı oldu.

CEMAAT YURDUNDA DARP

Dersleri iyi olan bir öğrencinin bir din dersine geç kaldığı için dayak yediğini aktaran F.E, “Derse geç kaldı diye çok ağır dövdüler. Birisi namaza geç kaldığında, hafta sonu geç bırakıyorlardı. Ceza sistemi uyguluyorlardı. Hocaların çay, yemek, temizlik işlerine de bakıyorduk. Yurtta herkesin görevi vardı. Bizlere temizlik falan yaptırırlardı. Toz altında kaldığımdan dolayı bronşite yakalandım. Bazen daha küçük çocukları da bizim yurda getirirlerdi. 12 yaşında bir çocuk vardı, başını secdeye koyunca uyukladı. Hoca gelip sırtına vurdu. O gün yurttan ayrılmaya karar verdim” dedi.

"ATATÜRK’ÜN CEHENNEME GİDECEĞİNİ İMA EDİYORLARDI"

Yurtta kaldığı sürede psikolojisinin kötü olduğunu, sinir krizi geçirdiğini, baskılandıklarını belirten F.E, “Kendileri dışında kalanların cennete gitmesine sıkıntı olarak bakıyorlardı. Atatürk’ün cehenneme gideceğini ima ediyorlardı. Harf İnkılabı gibi inkılapları eleştiriyorlardı. Rabıta denilen bir uygulama vardı. Bir çeşit rehabilitasyon, dua ediyorlar gibi. 15 dakika duruyorlardı. Böylece Süleyman Hilmi Tunahan’a bağlanıyorlar, o da Allah aracılığıyla bağlantı kuruyor gibi. Kendilerini ilahlaştırıyorlardı" diye konuştu.

İNTİHAR TEŞEBBÜSÜ

Birkaç kez durumu ailesine anlatmak istediğini ama karşı çıktıklarını söyleyen F.E, işunları kaydetti:

"Pencere kenarında intihar teşebbüsünde bulunanları da gördüm. 2014’ün yaz okulunda artık kaçmaya karar verdim. Kaçmadan önceki günlerde nöbetçi kalarak güvenlik kameralarına bakılıp bakılmadığını, hocaların uyuyup uyumadığını kontrol ettim. Çantamı binadan aşağı attım. Kör noktalardan ilerleyerek yangın merdiveninden çıktım. Çantayı alıp yola çıkınca kendime ‘geri dönüş yok’ deyip vapura kadar koştum. Sonra babamın işyerine gittim, ‘ya beni sanayiye vereceksin ya da başka bir okula göndereceksin’ dedim. İlk başta çok tepki verdiler. Babaanneme anlattım, o babamla konuştu, öyle yurttan aldılar."

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun