birgün

9° AÇIK

DÜNYA 19.12.2020 04:00

Distopya anlatısı olarak Çin-5: ‘Lao Lai’ kara listesi

Sosyal Kredi Sistemi’nin nasıl işlediğini tam olarak anlayamamış veya pek aldırış etmediği için (artık kredi düşüren) alışkanlıklarını devam ettiren birisi nelerle karşılaşabilir. Şunlardan biriyle karşılaşması büyük bir olasılık: (1) Uçak bileti almaya gittiğinde “Kredi puanınız uçak bileti almanıza yetmiyor” cevabını alabilir. Hızlı tren bileti almak istediğinde de muhtemelen aynı cevabı alacaktır. (2) Yurt dışına çıkmak isterse, vize almak için başvurduğunda “Pasaportunuz geçerli değil” cevabını alabilir. Vizesi varsa, kredi puanı epeyce düştüğü için pasaportunun iptal edildiğini havaalanında öğrenebilir. (3) Bir kamu hizmeti almak istediğinde, örneğin sağlık, hizmeti ancak yüksek kredi puanına sahip önceliklilerden sonra alacağı gibi para ödemesi de gerekecektir. (4) Kredi almak istediğinde banka kendisine kapıyı gösterebilir veya dezavantajlı koşullarda alması mümkün olabilir. Bu listeyi uzatmak mümkün ama bu kadarının yeterli olduğunu sanıyorum.

Geçen yılın sonlarına doğru, Çin’in Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu 2,56 milyon kişinin uçak bileti almasının kısıtlandığını, 90 bin kişinin hızlı treni kullanmasının engellendiğini ve 300 bin kişinin Çin mahkemeleri tarafından “güvenilmez” bulunduğunu duyurdu.

'LAO LAİ' (GÜVENİLMEZLER)

Çin Başbakanı “Bu listeye girmek gireni kıpırdayamaz hale getirecek” demişti. “Lao Lai kara listesi (kısa adıyla “Lao lai”)” borcunu kötü niyetle geri ödemeyenleri tanımlamak için kullanılıyor. Bu listeye kredi borcunu, vergileri ödememek, birilerine borç takmak vs gibi finansal nedenlerle mahkeme kararıyla giriliyor. Bir yerel mahkemenin verdiği karara yüksek mahkemede itiraz edenlerin adı bu mahkemeden karar çıkana kadar “Lao lai”ye eklenmiyor. Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu ve Bank of China (tam adı Çin Halk Bankası) ortaklaşa bir kredi puanı web sitesi kurdu. 2018’in Haziran ayından bu yana aylık olarak kara listeye giren kişi ve şirketleri yayınlıyorlar. Bütün bankaların kamu bankası olması bu sıkı takibin tabii ki asıl nedeni.

Peki, bu listeye giren insanların hayatı nasıl zorlaşıyor? Kimlik bilgileri bütün kurumlara iletildiği gibi, adlarının TV- radyo gibi iletişim araçlarından yayımlandığını duyabilir ve gazetelerde görebilirler. Hatta bir ara cep telefonuyla aradığınız birine bağlanmadan önce “Aradığınız kişi güvenilmezler listesindedir. Lütfen kendisini borcunu ödemeye ikna edin” diye bir mesaj dinletildiğini bile duymuştuk (benim için sadece bir duyumdan ibaret). Ziyaret ettiğim bir eyalette neredeyse kocaman bir binayı kaplayan bir pankarta yazılmış o şehirdeki güvenilmezlerin listesini, bazı şehirlerde ise panolara asılmış fotoğraflı kimlik bilgilerini görmüşlüğüm var.

Lafın burasında, (yanlış bir tanımlamayla) “liberal” diye anılan Batı kapitalizminin ideolojik-kültürel hegemonyasını üretmekle görevli karanlık tayfa ve yancılarının pompaladığı Batı merkezli bakışın gazına gelip neredeyse hiç tanımadığınız bir kültürü o doğrulara göre mahkûm etmeden önce sosyo-kültürel farklılık denen gerçeği hatırlamanızı öneririm. Anlatmak istediğim olup biteni onaylamak veya reddetmek değil; derin bir kültürel farklılıktan söz ediyorum. Bu konuya bu dizinin son yazısında değinmeye çalışacağım.

2016’nın başlarında Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu, Yüksek Mahkeme ve Bank of China da dâhil olmak üzere toplam 44 kurum “Güvenilmez Kişilere Cezaların Ortak Uygulanmasına İlişkin İşbirliği Mutabakatı” imzaladı. “Mutabakat” içeriğine göre, “güvenilmezler” listesine giren birine uygulanacak yaptırımlardan bazıları şunlar: Şirket kuramamak, yönetici olarak çalışmamak, devlet memuru sınavına girememek, ev satın alamamak, uçak ve hızlı treni kullanamamak, kredi alamamak, seyahat kısıtlaması, hatta bir gece kulübü veya golf sahası gibi sosyalleşme alanlarına girişin kısıtlanması vs. Bu kişiler gemide-trende ikinci sınıf dışında bir yerde seyahat edemez, çocuğunu özel okula göndermezler ve bütün harcamaları izlenir. Yaptırımları ihlal edenler tutuklanabilir ve yedi yıl hapis cezası alabilirler.

Buralarda “Sahip olduğu her şey aslında bana ait olan iyi bir arkadaşım var” diye eski bir söz vardır. Bu sözü bugüne uyarlarsak “Lao lai’den çıkmak için borç ödemekle uğraşmayın, sağlam bir arkadaş bulun” anlamına gelir. Fakat durum bu kadar kolay değil. Zira dikkate alınması gereken (ve iyi çalıştığı söylenen) bir de ihbar mekanizması var. İhbar edenler “iyi vatandaş” olmanın karşılığı olarak yasalardan kaçan borçlunun toplam cezasının yüzde 5’i kadar ödül alıyorlar.

Borcunu geri ödemek isteyen ancak geri ödeme gücü olmayanlar ve sağlık nedenleriyle ödeyemeyenler “Lao lai”den çıkarılıyorlar. (devam edecek)

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol