birgün

16° AZ BULUTLU

BİLİM 26.09.2021 10:55

Gerçek kayıplar bilinenin 3 katı

Türkiye’de 2020 Mart’tan 2021 Eylül’e kadar önceki 3 yılın ortalamasına göre yaklaşık 190 bin fazladan ölüm gerçekleşmiş. Resmi Covid-19 ölümlerinin 3 katı. Sebeplerine dair kesin bir veri yok.

Gerçek kayıplar bilinenin 3 katı

Güçlü Yaman

23 Haziran 2021 günü Türkiye’nin salgın tarihinde özel bir yere sahip. Salgın ölümlerinin açıklanandan çok daha fazla olduğunun resmen kabul edildiği gün. Sağlık bakanı, o günkü basın toplantısında o zamana kadar hiç yapmadığı bir şeyi yaptı. Açıklanan Covid-19 ölümlerinin yanında ertelenen sağlık hizmetleri ve doğrulanamamış Covid-19 vakalarına bağlı ölümlerden bahsetti. Muğlak ifadeler kullanarak gerçeğin net olarak ortaya çıkmasını çok istemediğini belli etse de satır aralarında salgın dönemindeki “fazladan ölümlerin” sayısını kabul etti. Bu sayı o güne kadar açıklanan resmi Covid-19 ölüm sayısının en az 3 katıydı.


Fazladan ölüm epidemiyolojide ve halk sağlığında kullanılan bir terim. Normal koşullar altında görmeyi beklediğimizin üzerinde tüm nedenlerden kaynaklanan ölümlerin sayısını ifade ediyor. Yalnızca onaylanmış Covid-19 ölümlerini değil, aynı zamanda tespit edilemeyen Covid-19 ölümlerini ve sağlık sisteminde oluşan kriz koşullarından kaynaklanan ölümleri de kapsıyor. 1

Fazladan ölümleri hesaplamak için kullanılan değişik yöntemler var. Biri salgın dönemindeki ölümleri önceki yıllardaki ölümlerin ortalamasıyla karşılaştırmak. Bir diğeri ölümlerin önceki yıllardaki değişimine göre beklenen ölüm sayısını hesap ederek onunla karşılaştırmak. Ben Türkiye’deki fazladan ölümleri hesaplamak için ilk yöntemi kullanıyorum. İkinci yöntemi tercih etmemenin nedeni salgın başladıktan sonra alınan salgın önlemlerinden dolayı solunum yolu hastalıklarına bağlı ölümlerde ciddi bir düşüş yaşanması. Bunu en iyi 2021’in Ocak-Şubat döneminde görebiliriz. Yüksek sayıda seyreden Covid-19 ölümlerine rağmen bu dönem toplam ölümler önceki yılların seviyesine, hatta aşağısına düştü.

gercek-kayiplar-bilinenin-3-kati-925682-1.



TEMEL SORUN RESMİ VERİLER

Türkiye’de fazladan ölüm hesabı yapmak için karşılaşılan temel sorun birçok ülkede resmî kurumlar tarafından düzenli açıklanan ve takip edilen toplam ölüm sayılarının Türkiye’de açıklanmıyor olması. Hatta her yıl düzenli olarak açıklanan TÜIK ölüm istatistikleri bile bu yıl iptal edildi. Ek olarak 2020 ölümlerini dolaylı yollardan hesaplamamıza yardımcı olacak “Göç İstatistikleri 2020” ve “Hayat Tabloları 2018-2020 Haber Bültenlerinin” açıklanması da iptal edildi.
Şu an Türkiye’de güncel ölüm verilerinin paylaşıldığı tek kaynak belediyeler. Başta E-Devlet üzerinden olmak üzere çok sayıda Büyükşehir Belediyesinin ölüm verilerine ulaşılabilmek mümkün. Buna ek olarak kimi belediyelerin kendi web siteleri, kimilerinin mezarlık sistemlerine ait web siteleri üzerinden ölüm verileri toplanabiliyor. Fazladan ölüm hesabi için kullandığım verileri bu web sitelerinden topluyorum. Türkiye genelinde taradığım çok sayıda belediye arasından 23’ünün verilerini kullanıyorum. Bunları seçerken kullandığım temel kriter 2019 öncesi verilerinin TÜIK ölüm istatistikleriyle orantısal olarak uyumlu olması. Dengesiz artışlar ve düşüşlerin olduğu yerleri veri girişinde hata olduğunu kabul ederek değerlendirmeye almıyorum. Böyle yerlerin sayısı da az değil.

Aralarında İstanbul, İzmir, Bursa, Gaziantep ve Diyarbakır gibi büyükşehirlerin de olduğu bu 23 kentte 2019 yılında Türkiye’deki tüm ölümlerin yarıya yakını gerçekleşti. Aynı kentlerde 2019 ve 2020’de Mart- Aralık arasında gerçekleşen ölümleri karşılaştırdığımızda 2020 yılında 2019’a göre yüzde 32’lik bir artış olduğu görülüyor. Oysa bu artışın normal şartlarda yani salgının olmadığı bir ortamda yüzde 1’in altında olması gerekiyordu. Önceki 5 yılda Mart-Aralık arasında ölümlerin yıldan yıla artış ortalaması yüzde 1’in altında.

Yukarıdaki grafiğe dahil olan 23 kentin listesi: İstanbul, İzmir, Bursa, Denizli, Erzurum, Gaziantep, Kahramanmaraş, Kocaeli, Malatya, Sakarya, Tekirdağ, Trabzon. Sadece merkez ilce ya da ölümlerin kısmen dahil olduğu kentler: Çorum, Elâzığ, Hatay, Kayseri, Konya, Osmaniye, Sivas, Uşak, Karabük, Van
Ölümlerin Türkiye’nin sadece bu yarısında değil tamamında aynı oranda arttığını kabul ederek yüzde 32’lik artışı Türkiye’nin tamamına uygulayalım: TÜIK 2019 ölüm istatistiklerine göre Mart-Aralık arasında Türkiye genelinde 350 bin insan öldü. Bu ölümlerin yüzde 32 artması 2019’a göre 111 bin insanın fazladan ölmesi demek. Bu sayı sadece 2020 için geçerli.

GERÇEK ÖLÜMLER DAHA FAZLA

Benzer bir hesaplamayı daha ayrıntılı olarak tüm salgın dönemine uyguluyorum. Bunu yaparken mümkün olduğunca salgının yayılma koşullarını da dikkate alıyorum. 2020 Temmuz’una kadar olan dönemde salgının İstanbul merkezli olduğunu ve tüm ölümlerin yarısının İstanbul’da gerçekleştiğini kabul ediyorum. Bu elimdeki ölüm verileriyle de uyuşuyor. Birçok kentte ölümlerde bu dönemde artış yok. Hatta bazılarında önlemler sonrası düşme var. 2020 Temmuz sonrasında salgının tüm Türkiye’ye eşit yayıldığını kabul ediyorum. Bu dönem resmi verilerin en fazla manipüle edildiği dönem olduğu için hesaplamada kullanabileceğim bir kriter yok. 2021 Şubat sonrası ise Türkiye projeksiyonunu hesaplarken 100 binde vaka sayılarını kullanıyorum. Ortaya çıkan sonuç ise yıkımın ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. Türkiye’de 2020 Mart’tan 2021 Eylül’e kadar önceki 3 yılın ortalamasına göre yaklaşık 190 bin fazladan ölüm gerçekleşmiş. Resmi Covid-19 ölümlerinin 3 katı. Bunların ne kadarının direkt Covid-19’dan ne kadarının salgın koşullarına bağlı olarak gerçekleşen ölümler olduğu konusunda elimde bir veri yok. Salgın öncesi E-Devlet’te ölüm nedenlerini görebilmek mümkündü fakat bu da kaldırıldı. Bu konuyla ilgili şimdiye kadar açıklanan en önemli sayı CHP’nin kendi elindeki belediyelere dayanarak elde ettiği bulaşıcı hastalık ölümleri sayısı. CHP’li belediyelerdeki sayı Türkiye’ye genelleştirildiğinde yaklaşık 130 bin bulaşıcı hastalık ölümünün gerçekleşmiş olması gerekiyor.

https://ourworldindata.org/excess-mortality-covid

gercek-kayiplar-bilinenin-3-kati-925683-1.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol