birgün

15° KAPALI

GÜNCEL 19.02.2020 11:03

Gezi Davası çöktü sanıklar beraat etti

Gezi Davası'nda 2,5 yıldır cezaevinde tutulan Osman Kavala’nın da aralarında bulunduğu tüm sanıklar hakkında beraat kararı verildi. Yurtdışındaki 7 sanığın ise dosyası ayrıldı. Böylece AKP iktidarının Gezi Direnişi’ne yönelik karalamalarını temel alan iddianame yerle bir oldu

Gezi Davası çöktü sanıklar beraat etti

Gezi Direnişi’ne yönelik İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden davanın 6’ncı duruşması dün Silivri’de görüldü. Aralarında 928 gündür cezaevinde tutulan iş insanı Osman Kavala’nın da olduğu 9 sanık beraat etti. Yurtdışındaki sanıkların dosyası ayrıldı ve haklarındaki yakalama kararı kaldırıldı.

Davanın bir önceki duruşmasında mütalaasını açıklayan Savcı Edip Şahiner; Osman Kavala, Mücella Yapıcı ve Yiğit Aksakoğlu hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis, diğer 6 sanık hakkında da 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası talep etmişti. Savcı Şahiner, Memet Ali Alabora ve Can Dündar gibi yurtdışında bulunan 7 sanığın da dosyasının ayrılmasını istemişti. Davada yer alan sanıklar, 2013 yılının Haziran ayında başlayan ve kısa sürede tüm yurda yayılan Gezi Direnişi’ni finanse etmekle suçlanıyor, milyonların katıldığı demokratik eylemler ise iddianamede “hükümete yönelik darbe” olarak tanımlanıyordu.

Duruşma salonuna getirilen Osman Kavala’ya izleyiciler alkışla destek verdi. Kavala'nın yanı sıra diğer sanıklardan Ayşe Mücella Yapıcı, Şerafettin Can Atalay, Tayfun Kahraman, Ali Hakan Altınay, Yiğit Ali Ekmekçi, Çiğdem Mater Utku ve Mine Özerden de karar duruşmasına katıldı.

Milletvekilleri, gazeteciler, uluslararası hak örgütü temsilcileri ve çok sayıda yurttaşın izlediği Gezi Davası’nın son duruşması, Mahkeme Başkanı Galip Mehmet Perk'in 28 Ocak'taki duruşmadan sonra dosyada yaşanan gelişmeleri okumasıyla başladı. Mahkeme Başkanı, savcının taleplerinin ardından Osman Kavala’nın beyanını almak isteyince avukatlar itiraz etti. Mahkeme başkanı itirazlar üstüne avukatlara söz verdi.

Duruşmada ilk sözü Memet Ali Alabora'nın avukatı Kaan Karcıoğlu söz aldı. Alabora'nın tweetleri hakkında takipsizlik kararı verildiğini hatırlatan Karcıoğlu, bunların getirilmesinin istediklerini söyledi. Telefon dinleme kayıtlarını da incelemek istediklerinin kaydeden avukat Karcıoğlu, kayıtların üzerinde oynanıp oynanmadığına bakmak istediğini ifade etti. Karcıoğlu'nun ardından Can Atalay, Mücella Yapıcı ve Tayfun Kahraman'ın avukatı Evren İşler söz aldı. Dinletmek istedikleri tanıkların salonda olduğunu belirten İşler, yargılamayı uzatmaya yönelik bir durum olmadığını belirtti.

‘TEMEL İLKELERİNE UYUN’

İşler’in ardından konuşan Avukat Bahri Belen, yargılamanın bu aşamasında yerine getirilmesi ve yargılama faaliyetinin tamamlanabilmesi için kanunun temel ilkelerine uygun bir sürecin izlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Yargılama sürecindeki hukuki yanlışlara dikkat çeken Belen, şöyle konuştu: “Mahkemenin vereceği hüküm eksiksiz olmalıdır. Bu iddianame ve delillere göre sanıkları sorguya aldınız. Peki sanıkların savunmasına yönelik deliller nerede, bunlar toplandı mı? Bize göre deliller yok. Biz de mecbur bırakıldığımız için savunma delillerini sunmak istiyoruz. Bizim tanıklarımız dinlenmedi. Bunlar da dinlenmeli ve taraflara ne diyecekleri sorulmalı. Tahkikat aşaması tamamlanmadı. Usule aykırı dinlenen bir tanık var. Bu dava dosyası muhteşem Gezi eyleminin altında kalır.”

Avukat Bahri Belen, sözlerinin sonunda mahkemeyi yangından mal kaçırıyormuş gibi değil, temel ilkelere göre karar vermeye davet etti.

Belen’in konuşmasından sonra diğer sanık avukatları söz aldı. Yiğit Aksakoğlu’nun Avukatı Turgut Kazan, 190 sayfa dilekçe verdiklerini söyleyerek, “Dilekçeleri dün öğleden sonra verdik, savcının bunları incelediğini düşünmüyorum. Savcı ne istediğimizi bilmeden ‘Davayı uzatmaya yöneliktir’ diyerek reddedilmesini istiyorsa o iddia makamı değildir” dedi. Kazan, iddianamedeki ciddiyetsizliği şu sözlerle anlattı: “Mütalaaya göre benim müvekkilim Bilgi Üniversitesi’nde çalışıyor. Oysa 2008’e kadar orada çalışmış, ama mütalaada müvekkilimin nerede çalıştığı bile yanlış yazmış. Müvekkilimin nerede çalıştığına dair duruşmalarda anlatılan ayrıntılar bile dinlenmiyor ve böyle mütalaa hazırlanıyor.”

928 gündür tutuklu olan Osman Kavala'nın Avukatı İlkan Koyuncu, bu duruşmada savunma yapmayacaklarını belirtti. Koyuncu, “Deliller henüz toplanmadı, dosya henüz mütalaa aşamasına gelmedi, daha bizim tanık beyanlarına ilişkin beyanlarımızı almadınız” ifadelerini kullandı.

Duruşmaya, taleplerin değerlendirilmesi için ara verildi. Aranın ardından duruşma yeniden başladı. Mahkeme başkanı bütün talepleri, “yargılamaya katkı sağlamayacağı” gerekçesiyle reddetti ve Osman Kavala'ya söz verdi.

‘KONUŞMALAR TAHRİF EDİLDİ’

Tutukluluğuna ilişkin konuşan Kavala, şunları dile getirdi: “İddianamedeki hiçbir suçlamada, eylem ile ilişki kurulamamış, delillere genel olarak bakıldığında suçlu olduğumu iddia etmektedir. Benim Mehmet Ali Alabora ile konuşmamyla ilgili iddia makamı, 'Yapılan eylemlerin tamamen önceden planlandığı ve amacın kaos çıkarmak' olduğu sonucunu çıkarmıştır. Maalesef iddianamedeki hemen hemen bütün konuşmalar anlam tahrifatlarına uğramıştır. AİHM kararı, delillerin nesnel bir gözlemcinin gözüyle incelenmediğidir. Olaylara ve olgulara siyasi açıdan değil, tarafsız bir gözlemci gözüyle bakmaya davet ediyorum.”

Dava kapsamında ağırlaştırılmış müebbetle yargılanan Yüksek Mimar Mücella Yapıcı, “Ben savuma yapmayacağım, ben savunmamamı beraat ettiğim mahkemede verdim” dedi. Dosya kapsamında yargılanan tüm isimlerin savunma yapması için süre talep eden Yapıcı, “Ve tekrar ediyorum. Ben yargılandım ve o davada beraat ettim ve beraat ettiğim davadaki tüm suçlamalar bu davada yeniden karşıma çıktı. O mahkemedeki beraatımın gerekçesi mahkemenizde bulunuyor. İşte benim savunmamdır. Daha önceki heyete de anlattım, ben yerli yerindeyim Sayın Başkan, siz değişiyorsunuz, ama ben buradayım ve haklıyım” diye konuştu.
Yapıcı'nın sözleri izleyiciler tarafından alkışladı. Mahkeme başkanı, tekrar alkışlanması durumunda izleyicilerin salondan çıkarılacağını söyledi.

Davada söz alan isimlerden Can Atalay “Biz görmedik, yapmadık, etmedik, orada değiliz, demeyiz. Gezi Direnişi suç değildir, suçla ilişkilendirilemez. Gezi Direnişi Tayfun Kahraman’ın sözleriyle ‘Türkiye’nin aşağıdan kardeşleşmesidir. Gezi Direnişi Türkiye’nin yaralarına nasıl merhem olunacağının işaretidir” ifadelerini kullandı.

gezi-davasi-basladi-689828-1.

Çizer: Tarık Tolunay

GEZİ DİRENİŞİ HALKINDIR'

Mütalaaya ilişkin savunma yapmayacağını söyleyen Tayfun Kahraman, “Buradaki 16 kişi şahsında Gezi yargılanmaya çalışıyor. Gezi halktır. O gün sokağa çıkan milyonlarca insan ‘Biz de oradaydık’ diyorlar” dedi. Bir şehir plancısı olarak Gezi Parkı’nı deprem toplanma alanı yapma şerefine eriştiğini söyleyen Kahraman, “Fantastik bir kurgu var ama bu kurguda bir hikâye yok, mantıklı bir şey yok. Elinizi vicdanınıza koyun, bir şehir plancısı, bir mimar, bir avukat... Siz bu insanları diğer 13 kişi ile birlikte fantastik bir kurgu içerisinde suçluyorsunuz” dedi.

Daha sonra söz alan İçişleri Bakanlığı’nın avukatı Baran Ali Şahin, mütalaaya katıldığını ve yargılanan tüm isimlerin cezalandırılmasını talep etti. Hazine Bakanlığı avukatı da mütalaaya katıldığını ifade etti. Mahkeme heyeti, savunmanın tüm taleplerini bir kez daha reddederek, mütalaaya karşı söz vereceğini söyledi.
Mahkeme heyeti avukatların tamamına söz vermeden, yargılanan isimlerin son sözlerini almak istedi. Avukatların tüm itirazlarına rağmen yargılananlara son sözleri soruldu. Buna itiraz eden Avukat Özgür Karaduman'ın zorla çıkarılmasına karar verildi. Tepki gösteren izleyiciler de dışarı çıkarıldı. Daha sonra mahkeme heyeti ara verdiğini söylemeden salondan ayrıldı.

Mahkeme heyeti duruşma salonuna döndü. Avukatların süre talebini reddeden mahkeme, avukatların son sözlerini aldı ve ardından kararını açıkladı. Mahkeme Başkanı’nın salondan çıkarılmasını istediği Avukat Karaduman'ın salondan çıkarılması için avukatların bulunduğu bölüme kasklı ve kalkanlı jandarma ekipleri girdi, avukatlar yazılı karar isteyerek duruma tepki gösterdi.


gezi-davasi-basladi-689789-1.
Çizer: Tarık Tolunay

KARAR ALKIŞLARLA KARŞILANDI

Mahkeme heyeti, Osman Kavala, Mücella Yapıcı, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Ali Hakan Altınay, Yiğit Aksakoğlu, Yiğit Ali Ekmekçi, Çiğdem Mater Utku ve Mine Özerden hakkında “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs”, “mala zarar verme”, “nitelik yağma”, “tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi”, “kasten yaralama”, “ağırlaştırılmış yaralama” ve “Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet” iddiasıyla dava açıldığını hatırlatarak, “Yüklenen suçların işlendiğine dair mahkûmiyete yeter derecede hukuka uygun somut ve kesin delil bulunmadığı”ndan sanıklar hakkında beraat kararı verdi. Kavala'nın da tahliyesine hükmedildi. Can Dündar, Mehmet Ali Alabora, Ayşe Pınar Alabora, Gökçe Tüylüoğlu, Handan Meltem Arıkan, Hanzade Hikmet Germiyanoğlu ve İnanç Ekmekçi'nin dosyalarının ayrılmasını kararlaştıran mahkeme, haklarındaki yakalama kararlarını da kaldırdı. Mahkemenin kararı, salonda alkışlarla karşılandı.

gezi-davasi-basladi-689852-1.
Çizer: Tarık Tolunay

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız