birgün

11° KAPALI

ARŞİV 22.11.2012 11:29

İdam güçsüzlüktür


“Gerçekten ya alenen öldürmeli, ya da açıkça, öldürmeye hakkımız olmadığını kabul etmeliyiz.”

Bunu Albert Camus söylüyor; yıllar önce okuduğum bir kitapta bu cümlenin altını çizmişim. (Camus-Koestler: İdam, Çev: Ali Sirmen, Cem Yayınevi, 1972)

“Devlet” diyor Camus, “her defasında celladın ellerini göstermeli ve fazla hassas vatandaşlarla, celladı uzaktan yakından desteklemiş olanları bu ellere bakmaya zorlamalıdır.”

Ardından da soruyor:

“Peki madem ki suçu önleyemiyor ve madem ki, sonuçları varsa bile bir türlü görülmüyor, toplum o zaman bu cezanın ibret olacağına neden inansın?”

Çünkü ölüm cezası suça düşen insanı yıldırmıyor, bu bakımdan da güçsüzdür.

Fakat insanların ölümden korktukları da yadsınamaz bir gerçek. Kuşkusuz hayattan yoksun bırakılmak cezaların en büyüğü…

Ama öte yandan bu korku ne kadar büyük olursa olsun insanın ihtiraslarını sindirmediği de bilinmekte…

Ceza, yalnızca suça bulaşanlar için mi ibret verici?

Koestler ise bu sorunun yanıtını kuşkulu buluyor ve şu örneği veriyor:

“İngiltere’de yankesicilerin ölüm cezasına çarptırıldıkları çağlarda, birçok hırsız, meslektaşları öldürülürken, idam sehpasının çevresinde icrayı sanat eylemekteydiler. 20. yüzyıl başında İngiltere’de yapılan bir istatistiğe göre 250 idam mahkûmundan 170’i daha önce bir veya iki ölüm cezasının infazında bizzat hazır bulunmuştur.”

Tartışılan bir konu da hangi ülkelerin idam cezasını kaldırıp kaldırmadığı…

Bu konuda şöyle bir döküm yapmak mümkün…

Avusturya ölüm cezasını 1950, Batı Almanya 24 Mayıs 1949’da kaldırıyor.

Kuzey Avrupa ülkelerinde idam cezasının kaldırılması daha eski tarihlere dayanmakta…

Danimarka ölüm cezasını 1892’den beri uygulamıyor ve 1933’de de resmen kaldırıyor.

Finlandiya 1826’da, Hollanda 1870’te kaldırıyor.

Norveç yine 1875’ten beri uygulamıyor ve o da 1905’te bu cezayı resmen kaldırıyor.

İsveç de 1910’dan beri uygulamıyor ve 1921’de resmen kaldırıyor.

Belçika 1863’te, Portekiz 1867’te kaldırıyor.

İsviçre’de ölüm cezası 1874 yılında kaldırılıyor. Fakat 1879’da her kantona kendi ceza yasalarına idam cezasını yeniden koyma hakkı tanınıyor. İsviçre nüfusunun yüzde 70’ini meydana getiren 15 kanton ölüm cezasını kabul etmiyor, 10 kanton ise bu cezayı yeniden yasalarına alıyor. Son olarak 1942’de ceza bütün ülkede kaldırılıyor.

İtalya’da da ceza 1890’da kaldırılıyor, 1931 yılında Mussolini tarafından tekrar konuluyor ve 1944’te ikinci kez yasalardan çıkarılıyor.

Sözün kilidini Camus açtı, sonunu da o noktalasın:

“Ölüm cezası kanun dışı bırakılmadıkça ne kişilerin vicdanları, ne de toplumun töreleri huzura kavuşabilir.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız