birgün

13° AZ BULUTLU

YEREL 06.08.2021 12:32

Kırklareli Kadın Dayanışması: Ciğerlerimiz yanıyor!

10 gündür devam eden orman yangınları ile alakalı bir basın açıklaması gerçekleştiren Kırklareli Kadın Dayanışması, ülkenin zor günlerden geçtiğini kaydetti. Yangının söndürülmesi konusunda hükümetin yetersiz kaldığına dikkat çekilen açıklamada, "Ciğerlerimiz yanıyor. Biz yaraların sarılması adına elimizi taşın altına koymaya hazırız” denildi.

Kırklareli Kadın Dayanışması: Ciğerlerimiz yanıyor!

SEDAT EVREN

Kırklareli Kadın Dayanışması, 10 gündür devam eden orman yangınları ile alakalı bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Eğitim Sen salonunda yapılan basın açıklamasını ÇYDD Kırklareli Şube Başkanı Birsen Meriç okudu. Meriç yaptığı açıklamada, yaşanılan orman yangınlarından dolayı çok üzgün olduklarını belirterek, “Ülkemiz günlerdir cayır cayır yanıyor. Antalya, Muğla, Mersin, İzmir, Çanakkale, Diyarbakır, Lice, Kütahya, Denizli, Uşak, Isparta, Tunceli Hozat, Siirt. Baykan,,Mardin Ömeryan Bölgesi, Adana Kozan, İzmir Bolçova,Gelibolu,Hatay Amanoslar, İzmir Menderes, yarımadasında ve daha birçok il ve ilçemizde çıkan yangınlar yüreğimizi dağlıyor. Acımız çok büyük süreci izliyoruz.Ülkemiz adeta yangın yeri. Birçok yangın kontrol altına alınmış olsa da devam eden yangınlar yüreğimizi dağlamaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.

‘SARAY’DA YAŞAYANLAR SOKAKTA YAŞAYANLARIN HALİNDEN ANLAMIYOR’

Meriç, şöyle devam etti:

“Ülkemiz ve dünyamız zor zamanlardan geçiyor, İklim değişikliği, kuraklık, buzulların erimesi. Dünya değişiyor, ülkemiz değişiyor. İklimi, havası değişiyor. Bu değişimlere bağlı olarak da yangınlar, seller ve depremler ile karşı karşıya kalıyoruz. Ülkemiz özelinde gerçekleşen yangınlarda birçok insanımızı, birçok canlımızı ve doğamızı kaybettik. Biz yaraların sarılması adına elimizi taşın altına koymaya hazırız.”

Yangının söndürülmesi konusunda hükümetin yetersiz kaldığını kaydeden Meriç, “Keyfe keder ziyaretlerde özel uçaklar kullanılıyor. Ancak , söz konusu geleceğimiz olunca ne bir tane uçak ne de bir tane helikopter kaldırılamıyor. Ya bozuk deniliyor ya da eksik parçası oluyor.

THK (Türk Hava Kurumu) başına atanan kayyum ise memleket yanarken düğüne gidiyor.

‘İTİBARDAN TASARRUF OLMAZ DİYENLER, GÖZ GÖRE GÖRE DOĞAMIZIN YOK OLMASINI İZLİYORLAR’

Yine memleket yanarken birileri de yanan bölgeye gidişinde acılı ve kederli vatandaşların üzerine çay atıyor. Hiç şüphesiz sarayda yaşayanlar sokaklarda yaşayanların halinden anlamıyor. İtibardan tasarruf olmaz diyenler, göz göre göre doğamızın yok olmasını izliyorlar.

“Bazı akıl tutulması yaşayan kişiler tarafından, ormanda evi yanan vatandaşları daha da üzücü ifadeler kullanarak yıpratan kişilerin bu durumdan vazgeçmesi gerektiğini ifade eden Meriç, “ Orada vatandaşın evi yanmış, gözleri gibi baktıkları hayvanları telef olmuş, yaşam alanları daralmış ne yapacak diye düşünüyorum.

Aklı Selim biri şu ifadeyi kullanabiliyor: Evleri yanmayanlar, keşke bizim evimiz de yansın diyecekler.” Orada insanlar mahvolmuş, ama hükümet yetkilileri sanki bir lütuf gibi tekrardan onlara ev yapacaklarını söylüyor. Ama sonra da diyorlar ki “500-500” ev kirası öder gibi ödeyeceksiniz. Sözün bittiği yer dedikleri bu olsa gerek.

Ülkenin dört bir yanından her bir vatandaşın yangın bölgelerine yardıma koştuğunu vurgulayan Meriç “ Vatandaşlarımız korkusuzca, can siperhane yangın bölgesine koştular. 5 litrelik şişeler ile su tankerine takviye yapmaya çalıştılar. Elleri ayakları yananlar oldu. Ama hiç vazgeçmediler . Geleceğe sahip çıkmak adına büyük mücadele verdiler. Bizde bunları gördükçe geleceğe dair umutlarımız yeşerdi.

“ Biz Bize Yeteriz” diyenler acizlik duygusu içerisinde yalnız kaldılar. Bu kişiler ülkeyi terk etmeden ve görevleri son bulmadan önceki son çırpınışlarını yapıyorlar.

Bizim geleceğimiz , bir tane bile ağacın yanmaması için canını dişine takan o insanlarda. Biz dayanışma duygusu güçlü bir milletiz."

‘YANAN ORMANLAR YERİNE HİÇ BİR SURETLE İNŞAAT YAPILAMAZ’

Meriç, yasada açıkça yanan orman yerlerinin yerine hiç bir şekilde inşaat yapılamayacağını belirterek, “Yasa çok açık. Anayasanın 169. Maddesinde her şey açıkça belirtilmiş. Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz. Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz deniliyor. Rantçılara göz açtırılmamalı ilgili kurumlar bu konuda gerekli takibi yapmalıdır .Özellikle bölge halkı bu konuda bilinçlendirilmelidir. Biz Kırklareli Kadın Dayanışması üyeleri olarak bu konunun daima takipçisi olacağımızı buradan bir kez daha ifade ediyoruz” ifadelerine yer verdi.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol