birgün

23° AÇIK

SPOR 01.02.2020 22:07
author

Sörloth böyle istedi

Sörloth böyle istedi

Zirve takibini sürdürmek isteyen Trabzonspor, 1-0 geri düştüğü maçta Fenerbahçe’yi 2-1 mağlup ederek 37 puanlı rakibinin bir puan önüne geçti.

Beşiktaş ve Başakşehir maçlarındaki gibi Emre’yi yedek soyunduran Ersun Yanal; merkezi Gustavo-Ozan’a teslim etti. Gaziantep deplasmanının ilk 25 dakikası haricinde Yanal’ın son dönemde bu ikiliden vazgeçmemiş olmasında son dört maçın etkisi de az değil. Fenerbahçe’yi birinci dakikada öne geçiren Kruse golünün başlangıcında Obi Mikel’den top çalan Ozan vardı.

Hüseyin Çimşir, Sörloth ie birlikte maç kaçırmayan tek oyuncusu Nwakaeme’nin yokluğunda solda Ekuban’ı kullandı; problemli olması öngörülen sağ kanadı Yusuf’a teslim etti. Tolga Ciğerci’nin bir çiftten fazla ciğer gerektiren ön alan baskısına yenilen Pereira’ya gerekli desteği veremediği gibi, hücumda da Dirar-Serdar ikilisi karşısında bir varlık gösteremedi Yusuf. Devrede Guilherme’ye yerini bırakması maçın en az şaşırtıcı gelişmesi sayılabilir.

Bordo-mavili ekip maçın başında geri düşmenin de etkisiyle ön alan baskısı uygulamayınca, Fenerbahçe’nin ilk 45’i rahat götürebileceği izlenimi oluştu. Serdar-Dirar ikilisini hataya zorlayacak bir stratejiden yoksun gözüken Trabzonspor’un ilk devreyi önde kapaması oldukça enteresandı. 15’te Ekuban’ın kusursuz pasına hareketlenen Sörloth’un ayağından beraberliği yakalamaları da, 33’te Sosa’nın dahice arka direğe yükselttiği pastan sonra Novak ile öne geçmeleri de planlarının parçası olan organizasyonlardan gelmedi. Sosa’nın yüksek topunu Novak’a asiste çeviren günün geçirgen ismi Campi’ydi mesela; kornerden henüz dönülmediği için orada bulunmuştu.

Sosa’yı hücumda daha fazla kullanabilmek adına N’Diaye-Obi Mikel ikilisiyle destekleyen Hüseyin Çimşir, bilhassa Obi-Mikel’in Ozan’ı kontrol etmekte çok zorlanmasıyla bir türlü takımını ileri itmeye yanaşmamış olabilir. Dakika 70 yaklaşırken iki tarafın da yaptığı değişikliklerden sonra Trabzonspor bir iki kere ön alanda top kazandı; ancak istikrarlı bir baskı gene söz konusu değildi. Sturridge’in oyuna dahil olması bu zaafın dozunu iyice artırsa da, Yanal’ın ekibi Trabzon’un soluna yüklenmeyi hiç düşünmedi. Ev sahibi futbolcular, üstlerine gelen Fenerliler’e karşı geri geri gitmeyi hiç bırakmadılar. Trabzonspor’un bu zaafları, Fenerbahçe’nin maça uzun süre ortak olmasında en az Ali Palabıyık’ın deplasman ekibinden bazı oyunculara gösteremediği kartlar kadar pay sahibiydi.

Max Kruse’nin birinci dakikadan itibaren çok istekli olmasına ve yarım alanlarda bol bol topla buluşmasına rağmen, Muriqi ancak ilk devrenin sonunda, disiplinin azaldığı dönemde etkili olabildi. Mevkidaşı Sörloth ise maçın tek kelimeyle yıldızıydı. Crivelli karşısındaki performansla büyük takdir toplayan Serdar, onun karşısında çelimsiz bir çaylak gibi kaldı. 1.95 boyla tek başına hücum sürükleme özelliğinin bu kadar yüksek olması Sörloth’u izlemeye apayrı bir keyif katıyor.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız