YEP: Krizin resmen ilanı
HAYRİ KOZANOĞLU HAYRİ KOZANOĞLU
Yeni Ekonomi Programı’nın makro rakamları IMF’nin kemer sıkma programının izlerini taşıyor. Önümüzdeki üç yılda sade yurttaşlarımız açısından tablo karamsar

Öncelikle Berat Albayrak’ın açıkladığı Yeni Ekonomi Programı Tayyip Erdoğan’ı tekzip etmiş oldu. Çünkü sunuşta büyümenin iyice yavaşlayacağının, işsizliğin düşürülemeyeceğinin itirafı; Erdoğan’ın “kriz yok manipülasyon var” tezini yalanlıyor.

Durgunluk geliyor
Büyüme: 2018 yılı büyüme beklentisi yüzde 3.8; ilk çeyrek yüzde 7.3, ikinci çeyrek 5.2 büyüme oranları dikkate alındığında, yılın ikinci yarısı için yüzde 1.5 civarı bir büyüme varsayıldığını, son çeyrekte daralma gerçekleşeceğinin kabul edildiğini söyleyebiliriz. 2019’da da 2.3 büyüme tahmini potansiyelin altında bir tempoya, dolayısıyla durgunluğa işaret ediyor.

Stagflasyon kapıyı çaldı
Enflasyon: 2018 için yüzde 20.8 enflasyon öngörülüyor. Böylelikle Ağustos sonunda yüzde 18 civarında seyreden enflasyonun yılın geri kalanında ivme kazanacağı yalanlanmıyor. Önceki OVP’de yüzde 6.5 tahmin edilen 2019 enflasyon beklentisi de yüzde 15.9’a çekiliyor.

Hazine ve Maliye Bakanı’nın açıkladığı projeksiyonlar bile, öteden beri dile getirdiğimiz enflasyon içerisinde durgunluk olgusunun, yani “stagflasyonun” kapıyı çaldığının kabullenilmesi anlamına geliyor.

Bütçe tahmini gerçekçi değil
Bütçe Açığı: Bütçe açığının GSYH’ye oranı 2019’da yüzde 1.8, 2020’de yüzde 1.9 diye ifade edilmiş. Bankacılık sistemindeki hasarın dile getirildiği, bu durumun tamiri için kamunun devreye gireceğinin ima edildiği düşünülürse bütçe açığı projeksiyonunun gerçekçi olmadığı söylenebilir. Durgunluk ortamında vergi gelirlerinin gerileyeceği, artan yoksulluk nedeniyle harcamaların da sosyal programlara yönlendirilmesi gereği de dikkate alınırsa bütçe açığının ciddi ölçüde artması kaçınılmaz görünüyor.

İşsizliği çözme ufku yok
İşsizlik: İşsizlik oranını 2019 için yüzde 12.1, 2021’de dahi yüzde 10.8 beklenmesi, işsizliği önlemeye ilişkin bir ufkun bulunmadığının, bir anlamda Başkanlık rejiminin istihdam konusunda havlu attığının kanıtı sayılabilir. 2 milyon yeni istihdam sağlanması vaadinin dayanaklarını da Albayrak’ın açıklamalarında bulamıyoruz.

Cari Açık: 2019 için yüzde 3.3, 2020’de yüzde 2.7, 2021’de yüzde 2.6 cari açık beklentileri gerçekleşse bile bu önümüzdeki üç yılda beklentileri gerçekleşse bile bu önümüzdeki üç yılda 80 milyar dolar taze finansman gerektiriyor. İçinde bulunduğumuz koşullarda mevcut borçları çevirirken bir de üzerine bu miktarda yeni kaynak bulmak oldukça zor görünüyor. Ayrıca ortalama dolar kurunun 2019’da 5.60 TL, 2020’de 6.00 TL, 2021’de 6.20 TL ima edilmesi fazla iyimser izlenimi uyandırıyor.

Özetle, merakla beklenen Yeni Ekonomi Programı’nın (YEP) makro rakamları ancak IMF’nin dayatacağı bir kemer sıkma programının izlerini taşıyor. Projeksiyonlar ne yazık ki önümüzdeki üç yılda sade yurttaşlarımız açısından karamsar bir tabloya işaret ediyor. Ancak bu rakamların nasıl gerçekleşeceğine, emekçiler dışında hangi kesimlerden fedakârlık beklendiğine ilişkin hiçbir somut veriye rastlanmıyor. Çok geçmeden Cumhurbaşkanı’ndan bu projeksiyonları gerçekçi bulmadığına, ekonominin dolu dizgin yoluna devam ettiğine dair açıklamalar gelmesi açıkça beni şaşırtmayacak.