Kıymetini bilmeli her şeyin!günün doğusu“kuşların...

Kıymetini bilmeli her şeyin!günün doğusu
“kuşların yazdığı harfler sabahın
bir ucundan ötekine
ağacın oldum olası tohum diye bildiği şeye
dönüşen belleğin
sözlerin
ekmeğin
kapının ardındaki doğrulara uzanan çocuğun
dünya meclisinde coşkulu hayvanların
yeniden birlikte başlama özleminin
insanların, odadaki insanların,
sokaktaki insanların
kıymetini bil her şeyin”
John Berger / Kıymetini Bil Her şeyin’den*

Halk, tercih hakkını kullanarak her bir şeyin kadrini kıymetini biliyor da! Biz ne kadar kadir kıymet biliciyiz, halkın emanetine ne denli saygılıyız, orası meçhul…
Halk, hesap sormada da mahir, kıymet bilmede de…
işin doğrusu 6 Nisan günü Diyarbakır Sur Belediyesi’nde iki yıl evvel belediye hizmetlerinde Kürtçeyi de kullandı diye içişleri Bakanlığınca görevinden alınan meclisi de feshedilen ve tekrar halkın iradesi ile başkanlığa bir kez daha seçilen Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş’ın kendisini görevden alanların gözlerinin içine bakıp, halkın kendisine verdiği kudreti yüreğinde taşıyarak “Nerde Kalmıştık” demesi eminim boşuna değildi…
isterseniz bir kez daha çok kısa ve vurgulayarak anımsatayım. iki yıl önce Kürtçe ve yanında çokdilli belediyecilikte ısrar ettiği ve kurumsal manada Kürtçeyi kullanmak istediği, bir de bunu belediye meclis kararıyla hükme bağladığı için Diyarbakır Sur Belediye Başkanı olarak Abdullah Demirbaş içişleri Bakanlığı kararıyla görevinden alınmış, Belediye Meclisi de feshedilmişti. Davası, “benim davam divana kalsın” kabilinden hâlâ Avrupa insan Hakları Mahkemesinde.
şimdi Demirbaş yeniden halkın iradesiyle yüzde 65 oyla Sur Belediye Başkanı. Yine halkıyla Kürtçe konuşuyor. Ve “Nerede Kalmıştık” diyor. Bilmem bu inadı sizde haklı buluyor musunuz? Ben şahsen çok haklı ve manidar buluyorum. Dildir bu, iletişim aracı. insanın dilini yasaklarsanız, geriye ne kalır ki! O nedenle işi dille olan biri olarak PEN Temsilcisi kimliğimle o gün, 6 Nisan günü Demirbaş yeniden göreve başlarken destek olmak babından elimde çiçeğimle yanıbaşındaydım.
Bu sebepten bu hafta 14 Nisan’dan itibaren Kürt coğrafyasında kurumsal ve bireysel manada uygulanacak olan Kürtçe’de ısrar ve adı Kürt Dili Bayramı olarak telaffuz edilen kararı, işi dille olan bir yazar olarak çok önemsediğimi bilmenizi istiyorum.
Bundan 77 sene evvel (1932) Kürt dilinin büyük ustası, kadirşinas zahmetkeşanı; Celadet Ali Bedirxan bakın şam’da bir grup arkadaşıyla yayımlamaya başladığı Hawar dergisinin ilk sayısının başyazısında dile getirerek, ne diyor? “Hawar bilginin sesidir. Bilim ve bilgi kendini tanımadır. Kendini bilme ve bilinç de iyiliğin ve kurtuluşun yolunu açar. Kendini bilen ve bilinçlenen herkes kendini tanıtabilir ve anlatabilir. Bizim Hawar’ımız her şeyden önce dilimizin varlığını tanıtacaktır. Çünkü dil, var olmanın ilk koşuludur.
“Bize doğru açtıkları patikaların ve onlara açılmalarımızın / çimenin adaletinin, ki sarayları çökertir ama arayış türkülerini saklar/ dalgalara isim koyan teknenin, hayatın kâsesinin, günlerle dolup sevdiği şeye dönüşmek için batan”* güneşin yüzü suyu ve kadri kıymeti aşkına dile saygımız için Kürt Dil Bayramına evet…
*John Berger, ‘Kıymetini Bil Her şeyin’,
Metis Yayınları, Nisan 2009, istanbul