birgün

22° AÇIK

Özgürlükten kaçış: Hikâyesiz sinemaya giriş... Sinemamızda hikâyeden kaçışın nedenleri nedir?... Yazının devamı... Bildiğiniz Türkiye işte İnsanların muayyen fikirleri yok, hangi insan bir konuda neler düşünür?... Yazının devamı... Türkiye'de festivaller ve sansür üzerine notlar Nedense tekil olaylar beni heyecanlandırmıyor artık, olup bitenlerin arkasındakine, tarihteki örneklerine ve yöneten ile... Yazının devamı... Kobane'den sonra sanat Meseleyi Auschwitz’le başlatmak gerekir aslında: O yok etme kamplarından sonra sanat nasıl bir yörüngeye... Yazının devamı... Sinemanın yüzüncü yılı ve Kürtler Türkiye sinema tarihi “hazır giyim” ile üretilen bir başlangıç tarihini çıkış noktası alıyor, Türkiye yapısı gereği sivil... Yazının devamı... Yılmaz Güney ve Fransa Türkiye ilginç ülke, değişim süreçleri çok hızlı ve sürekli kendi geçmişiyle kavga ediyor, hatta iktidara gelmek için geçmişe... Yazının devamı... Yol’da neden Kürdistan yazdı? Bugün Yılmaz Güney’in 30. ölüm yıldönümü, aradan 30 yıl geçmiş ve Türkiye çok değişti.... Yazının devamı... Bu halk niye Yılmaz Güney’i unutmadı? Bu çok ilginç bir soru. Yıllar önce SİP üç afiş yapıştırdı, biri Deniz Gezmiş, diğeri Aziz Nesin ve elbette Yılmaz Güney... Yazının devamı... Dijital ve özgürlük üzerine… Çeyrek yüzyıl önce başlamıştı Türkiye’de dijital çağ merakı, özellikle sinemada çok konuşuluyor ve gelecekteki dijitalin... Yazının devamı... Türkiye Sinema Tarihinin 100. yıl hazırlıkları ve iktidar/millet ilişkisi-1 Türkiye bu yıl sinemanın ülkemizde başlangıcının 100. yılını kutlayacak... Yazının devamı... Anladığım sözlerindeki öfkedir, sözlerin değil İnanıyorum söylediğini candan söylediğine, Ama bugünkü karar yarın bozulur çok kez, Kendi kendinize verdiğiniz sözü tutmak,... Yazının devamı... Yalan hakikaten daha inandırıcı olmuşsa... “Hayata karşı ilk küskünlüğümüz; Yanımızda sandığımız kişileri, karşımızda görmemizle başlar.” (Çehov)... Yazının devamı... Seçeneksiz seçimler: Kimin ahfadıyız? Ne garip “eskiden, bir ülkeye karşı savaşmak için asker aranırdı. Bugün, askerleri savaştırmak için ülke aranıyor.”... Yazının devamı... ‘Etik, geleceğin estetiğidir’ (Lenin) Kötülüğe karşı kötülükle karşı koymamak mevzu nedense beni bir hayli düşündürdü... Yazının devamı... On “Das Böse” En sıradan izleyiciye bile, mümkün olan dünyaların en iyisinde yaşamadığını hissettirebilmeliyim.... Yazının devamı... Aşk: Anlamak gideni ve gelmekte olanı… Haneke’yi ilk önce festivalde tanıdım, Yedinci Kıta’ydı, midem kaldırmadı. İkinci gördüğüm film ise Şato’ydu,... Yazının devamı... Sol ve dayanışma… Türkiye bir tuhaflaştı. Geçmişten beri bir dayanışma anlayışı vardı.  Mademki sol iktidarın gadrine uğramaya en güçlü... Yazının devamı... ZAMANSIZ DÜŞÜNCELER: tepenin ardı üzerine… Yıl 1996, yani 16 yıl önce, mevsim kış, boğaziçindeyiz, güney kampus, akşam saat 8 civarı, meydandayız, tek tük geçenler var,... Yazının devamı... Tayyip Erdoğan ve medeniyet tartışması: Küçük bir itiraz “Başbakan Tayyip Erdoğan, tarihte Mevlana, Yunus gibi büyük mütefekkirler bulunduğunu belirterek, tamamının isimlerini saymanın... Yazının devamı... TÜRKİYE'DE SANSÜR: Eleştirmenin sorumluluğu ve ahlakı üzerine… Zeki Demirkubuz ile Film Arası dergisi bir röportaj yapmış: “Feriştahını bile eleştiririm.” Başlık bu, ben çok seviyorum bunu...... Yazının devamı...