birgün

6° AÇIK

SİYASET 23.02.2021 20:49

AKP Sözcüsü Çelik: Merkez Bankası rezervlerinde gizli saklı bir işlem yok

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin MYK toplantısı devam ederken açıklamalarda bulundu. Merkez Bankası rezervlerine ilişkin konuşan Çelik, “Şimdiye kadar yapılmış gizli saklı bir işlem yok” dedi.

AKP Sözcüsü Çelik: Merkez Bankası rezervlerinde gizli saklı bir işlem yok

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı devam ederken gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Burada yaptığı açıklamalarda Merkez Bankası'nın döviz rezervleri konusundaki eleştirilere yanıt veren Çelik, “Şimdiye kadar yapılmış gizli saklı bir işlem yok. Her şey kanunlara ve piyasa kurallarına uygun bir şekilde yapılmış” dedi.

Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısında yaptığı açıklamalara da yanıt verdi.

Çelik Kılıçdaroğlu'nun sözlerine ilişkin, "Öğretmenleri, esnafı hedef gösteren 'İki elim yakanızda' gibi ifadelerin bu kadar kolaylıkla kullanılabilmesi şaşırtıcı. Esnafımız Türkiye'deki demokrasinin, orta sınıfın bel kemiğidir. Demokrasinin ana taşıyıcılarından bir tanesidir esnafımız. Kuşkusuz her meselesiyle yakından ilgileniyoruz. Pandemi döneminde de bütün şikayetleri ciddi bir şekilde değerlendiriyoruz" diye konuştu.

BERAT ALBAYRAK ÇIKIŞI

Çelik Kılıçdaroğlu'nun eski Maliye ve Ekonomi Bakanı Berat Albayrak konusundaki eleştirilerine ise, şu yanıtı verdi:

"Sayın Albayrak'tan bahsederken sürekli aile ilişkilerini hedef alan bir yaklaşım içerisine girmeniz ahlaki değil. Siyasi pozisyonları gereği muhalefet tabii ki eleştirecek. Ama siz bunu aile ilişkileri üzerinden sürdürmeye devam ettiğiniz zaman gayriahlaki bir iş yapıyorsunuz. 'CHP'deki taciz iddialarını ne yaptınız' diye sorsak hemen çıkıyorlar aile değerlerine saldıran bir tutum takınıyorlar. Bu hiç sağlıklı bir şey değil. Allahtan, bir tek bunlar yapıyor."

Çelik'in açıklamalarından satır başları şöyle:

"Bugün grup toplantıları vardı. Sayın Kılıçdaroğlu'nu daha önce uyarmıştık. Esnafa, öğretmene ve diğer kesimlere karşı ayrıştırıcı dil kullanmaması konusunda. 'Oy verirseniz iki elim yakanızda' diye bir söz kullanmıştı. Bu şekilde ifadelerin, öğretmenleri, esnafı hedef gösteren ifadelerin bu kadar kolaylıkla kullanılması son derece şaşırtıcı. Demek ki bilinçli bir politika. Esnafımız Türkiye'deki demokrasinin, orta sınıfın bel kemiğidir.

'AKP İLE ESNAFIMIZ ARASINDA SAĞLAM BİR BAĞ VAR'

Esnafımız bir siyasi bilinç unsuru, siyasi duruş unsuru olarak Türk demokrasisin gelişmesine büyük katkı sağlamıştır. Demokrasinin ana kolonlarından, taşıyıcılarından bir tanesi esnafımız. Kuşkusuz her meselesiyle ilgileniyoruz, verdiğimiz destekleri sürdürmeye devam ediyoruz. Kuşkusuz AK Parti ile esnafımız arasında sağlam bir bağ vardır.

Biz hep dünyaya karşı şununla övündük, biz zulümden kaçan insanları ülkemizde misafir ettik. Bu bize atalarımızdan kalan mirastır. Devletimizin köklerinde en önemli ifadelerden bir tanesinin burasının tüm mazlumların sığınağı gibi bir ifadeyle adlandırılmasını her zaman gururla söylüyoruz.

'İNSANLARI ÖLÜMDEN KURTARDIK'

Ölümden kaçan insanlar, Suriye, Irak'ta öldürülme tehlikesiyle karşı karşıya kalan insanlar ülkemize sığındılar. Bu büyük millet ölümden kaçan insanlara sahip çıktı. Biz Avrupa'da bu politikamızı anlatırken, Türkiye'de ırkçılık yapan, bu durumu istismar eden bir muhalefet partisi yoktur. Zaman zaman bazı isimler 'Suriyelileri niye alıyorsunuz, yardımda bulunuyorsunuz' gibisinden. Türkiye sınırlarını açmasaydı bu insanların hepsi öldürülecekti.

Sonuçta bu insanları ölümden kurtardık. Nasıl geçmişte bizden öncekilerin engizisyondan kaçan Yahudileri, başka yerlerinden kaçan insanları koruma unsuruysak bu geleneği devam ettirdiğimizi gösteriyoruz. Maalesef bugün sayın Kılıçdaroğlu grup konuşmasında Suriyeliler için harcadığınız parayı şu toplum kesimi için harcasaydınız dedi. Biz bu lafları genelde Avrupa'nın aşırı sağından duyuyoruz.

Geçmişte sosyal demokrat olma arayışlarını bir şekilde iyi arayışlar olarak düşünüyorduk. Bugün Avrupa aşırı sağının diliyle aynı dili konuşan bir tutum içerisine giriyor sayın Kılıçdaroğlu. Bu insanları ölümden kurtarmak, geçmişte olduğu gibi insan haysiyetine,şerefine uygun olmayan yaşam koşullarından kurtarmak için yapılmıştır. Fransa'nın kuzeyinde göçmen kampında insanlar o halde bırakılıyor ki, insanlar donmamak için elbiselerini yakarak yaşamayı sürdürüyorlar. Bu bizim devletimize, milletimize yakışmaz.

Yunan adalarından göçmenler nasıl gayri insani yaşam koşullarına mahkum ediliyorlar. Yunan sahil güvenliği onların botlarını şişleyerek ölüme terk ediyor. Bizim tarihimizde, bugünkü politikamızda böyle bir şey yok. Bu insanlara kucak açılmasaydı, zulümle mi karşılaşsaydılar? Milletimizin tarihine, değerlerine yakışır, siyasi tutumumuza yakışır şekilde burada muhafaza edilmişlerdir. Bu bütün dünyanın vicdanını tek başına Türkiye yüklenmiştir.

Avrupa'daki aşırı sağ bu insanlara karşı kışkırtmada bulunan dilin kullanılması bir genel başkan tarafından kullanılması ilk defa oldu. Bu sağlıklı bir yaklaşım değil. Bunun sonu ırkçılığa varır. Bunun sonu çeşitli şekilde nefret politikaları üretmeye varır. Bu zehirleyici dilin etkisinin Avrupa demokrasilerini nasıl istikrarsızlaştırdığını çok yakın bir şekilde görüyoruz.

MERKEZ BANKASI REZERVLERİ

Bu hassasiyetin korunması gerekiyor. Hepimiz bu konuda el ele verirsek, bu politikaları dünyaya anlatmakta daha güçlü hale geliriz. Bugünkü grup konuşmasında sayın Kılıçdaroğlu, sürekli söylüyoruz siyasi eleştiri getirin, ama onlar yine aynı şeye devam ediyorlar. Maalesef aile değerleri üzerinden siyaset yapmaya devam ediyorlar. Eski Hazine Bakanı Berat Albayrak'tan bahsederken aile ilişkileri üzerinden sürdürmeye devam ettirdiğiniz zaman gayriahlaki bir iş yapıyorsunuz. Merkez Bankası rezervleri açısından soracak bir şeyiniz varsa verecek cevabımız var. Aile değerlerini saldıran bir siyasi tutum geliştiriyorlar.

Siyasi hayatta hiç olmayan bir şeyi yapıyorlar. Politik tartışma yerine meselenin içerisine aileyi karıştırıyorlar. Bu son derece saygısız, ahlaki olmayan bir yaklaşımdır. Allah'tan bir tek bunlar yapıyorlar. Yoksa bu kötü örnek Türk siyasi hayatına bulaşsa son derece vahim ve içinden çıkılmaz bir yol açar. Herkesin aile değerleriyle uğraştığı bir siyasi ortamın ne kadar ahlak dışı olacağını herkes görsün. Bunlar doğru yaklaşımlar değil.

Aile değerlerine karşı saldırgan tutum, iftira siyasetine gereken cevabı üslubunca vermeye devam ederiz. Merkez Bankası rezervleri ve diğer konularda sordukları sorulara arkadaşlarımızın verdiği cevap açık. Her şey kanunlara ve piyasaya uygun bir şekilde yapılmış. Pandemi döneminde ortaya çıkan tabloda Türkiye finansal istikrarı en başarılı yönetmiş ülkelerden birisi.

Ekonomi konularında yürütülecek tartışmanın siyasi ve ekonomik bir tartışması olması gerekir. Saat saat, isim isim nasıl işlemler yapılmış, herkesin buna ulaşması gayet mümkündür. Aile değerleri üzerinden siyaset yapan kim varsa bunun kınanacak bir durum olduğunu bir kere daha ifade etmek istiyoruz.

AKDENİZ VE EGE'DEKİ GELİŞMELER

Akdeniz ve Ege'deki gelişmeleri yakın şekilde takip ediyoruz. Yunanistan'la başlayan istikşafi görüşmelerin sağlıklı bir şekilde ilerlemesine güçlü destek veriyoruz. İstikşafi zemini korumaya kararlıyız fakat Yunanistan'ın beyanlarındaki kışkırtıcılık devam ediyor. Biz komşuyuz, şimdiye kadar beraber yaşadık, bundan sonra da beraber yaşayacağız. Türkiye Cumhuriyeti'ni köşeye sıkıştıranın başkalarıyla kurduğunuz ittifakların hiçbir şeye yaramayacağını siz de biliyorsunuz.

Bunun yerine kışkırtıcı beyanlara devam ederseniz, KKTC'nin hak ve menfaatlerini zedeleyen açıklamaya devam ederseniz, Ege ve Akdeniz'de menfaatlerimizi hedef alan açıklamalara devam ederseniz bu ilişkilerin istikrarsızlaşmasından biz sorumlu olmayız. Yunan Başbakan ve özellikle dışişleri bakanını daha sağlıklı bir dil kullanmaya davet ediyoruz.

Şimdi Batı Trakya'da bir tatbikat geliştirecekler. Bu tip eylemlerin aramızdaki sorunların çözülmesine bir katkısı olmayacak. Türkiye mavi vatan konusunda herhangi bir şekilde taviz vermeyecek. Sürekli olarak bize 'Türkiye diplomasi temelinden yaklaşsın' diyenlerin Yunanistan'ın bu tutumlarını görmezden gelmemeleri gerekiyor. Diplomasi diye masaya davet ettiğimizde bu Türkiye'nin adımların durdurması sizin ise adımlarınızı daha güçlü bir şekilde devam ettirmeniz anlamına gelmiyor. Masayı oyalama taktiği, sahayı ise maksimalist taleplerinizi uygulayacağınız bir yer olarak görmemelidirler."

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol