Amblem, 'Kareli ceket', parti adı, 'Sabır testi' mi olsaydı?
ERK ACARER ERK ACARER

En son Sur’u Toledo yapıyordu, ters çevirince Hint kenevirine benzeyen bir çınar yaprağının altında, Ankara’da görüldü. Parti ismi olarak, ‘Gelecek’ değil de; ‘Sıfır sorun’, ‘Sabır testi’, ‘Anket yaptık’ gibi isimler daha uygun olurdu. Çınar yaprağı yerine ise kareli ceket amblem olarak seçilmeliydi.

AKP’liler kendisini maniler ile selamladılar: “Makam verdik az geldi, ceket verdik bol geldi, adam dedik çok geldi, yol verdik yine geldi.” Velhasıl eski dışişleri bakanı, başbakan Ahmet Davutoğlu, ‘parlamentosu işlevsiz’ ama ‘partisi bol’ siyasi hayatımızın üzerine ve gündeme çatapat gibi düştü!

TIRTIKLAYICI

Kurtarıcı değil, AKP ‘tırtıklayıcısı’ olması bekleniyor. Bu misyonu yerine getirebilir, muhafazakâr mütedeyyinin bir kısmını AKP’den koparabilir mi? Ümit var olmayanlar fazla. Sanki ortada, AKP’den oy devşirmenin sağa çekmekle mümkün olabileceğini düşünen, ‘aslan sosyal demokratların’ düştüğü hataya benzer bir durum var.

SİYASAL İSLAMCININ ÇAKMASI

2015, 1 Kasım seçimlerinde Roboski’ye asılan Davutoğlu afişlerinin altında, “Kendi savaş uçağımızı yapıyoruz” yazıyordu. Sadece bir olaydan yola çıkıldığında bile ‘Gelecek’ fikir verecektir. Davutoğlu 3 yılda, demokrasi havarisine dönüşmedi elbette. Siyasal İslamcıya özgü, alaycı, küstah, basiretsiz tarz bol takiye sosuyla servis ediyor.

İHALE ONDA

Seçmen, gerçeği duruyorken çakmasını ne yapalım, demez mi? Öte yandan Davutoğlu, Erdoğan açısından hâlâ çok kullanışlıdır. Suriye’deki savaş suçları, içeri yansımaları, Rus savaş uçağının düşürülmesi Cizre, Sur, Diyarbakır’daki yıkım gibi konuların sorumlusu olarak sık sık gündemde tutulacak. Ortak ihalenin tamamen kendisine kalması mümkün.

Gelecek Partisi ve Ahmet Davutoğlu’nun çıkışı, siyasi hayatın zenginleştiğine değil çürüdüğüne işaret. 18 yılda AKP’nin yarattığı ucube gelenek, ülkeyi bir ur gibi sardı. Vasatlık, kötülük, usulsüzlük çıtası öylesine yükseldi ki bu, Meclis’ten sokağa, her yere sirayet etti.

BAHÇELİ İLE SICAK TEMAS

Ters açıda ise toplumun dinamik, gerçek değişim ve geleceğe yönelik iştahlı hali var. Mesele, bir siyasal İslamcının karnından çıkan diğer siyasal İslamcıya indirgenemeyecek derinlikte. Türkiye’de siyaset toplumun beklentisini karşılamıyor. Geçen hafta HDP eş başkanlarının, MHP’li Devlet Bahçeli ile sıcak karşılaşması tabanda çok yadırgandı.

İHH / MUTLU-CHP BULUŞMASI

Önceki gün CHP vekili Aykut Erdoğdu, İnsani Yardım Vakfı’nı (İHH) ziyaret etti ve bunu Twitter hesabından duyurdu. Çok yadırgadık. Sebebi açıktı, İHH Suriye’ye ‘insani yardım’ malzemesi götüren derneklerin bayrak tutanıydı.

Muhalefetin ‘yoluna’ dair örnekler de tepkiler de çoğaltılabilir. Yine önceki gün, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, eski İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’nun da içinde bulunduğu muhafazakâr kesimle kapalı bir toplantıda buluştu. En sert eleştirilerden birini, CHP Parti Meclisi Üyesi (PM) ve Hukukçu İlhan Cihaner yaptı:

“Hüseyin Avni Mutlu, kumpas davaları, Hrant Dink cinayeti ve Gezi/Haziran Direnişi zamanında İstanbul Valisidir. Berkin Elvan’ın katlinin ve yüzlerce yaralanmanın idari sorumlusudur. Ayrıca Fethullahçı yapılanmaya, ‘Bilerek, isteyerek yardımcı olmak’ suçundan mahkûm olmuş birisidir.”

SİYASET TOPLUMUN GERİSİNDE

Sallasan düşecek AKP, tuhaf yöntemlerle alt edilmeye çalışılırken, siyaset-toplum arası makas açılıyor. AKP’li seçmen Davutoğlu’na, Erdoğan’ın yarattığı algıyla, “Bütün suç onda” diye bakacaktır. CHP’de sağa açılım gibi belediyeler eleştirisi gündemde: “Yoksa hepiniz aynı mısınız?” HDP’lilerde kurban ve bıçak arasındaki çelişkilerden kaynaklı öfke var. Toplum görüyor, siyaset geriden geliyor.