birgün

23° AÇIK

SİYASET 26.05.2020 04:00

Böyle siyaset olur mu?

Ramazan Bayramı bu kez pek şeker tadında geçmiyor…

Evde kalmanın sıkıntısı bir yana, dostlarımızla, sevdiklerimizle ve asıl büyüklerimizle birlikte olamamanın üzüntüsünü yaşıyoruz.

Hoş teknoloji gelişti. Eve gelemeseler de görüntülü aygıtlarla hasret giderebiliyoruz!

****

Evde kalmanın faydası da oldu. Bayram harcamaları asgariye indiği için aile bütçeleri daha fazla açık vermedi.

Ayrıca TV’lerden inmeyen iktidarın ve muhalefet partilerinin gerçek yüzlerini yakından görme fırsatı da doğdu!

Evde kalınmasını fırsat bilen partiler ve başta iktidar, her vesile, TV’lerde boy göstererek hamaset ve aldatmacalar üzerine kurulu gerçek ötesi Türkiye’yi bize anlatmaya çalıştı.

Oysa insanlar, söylenen sözleri yakından dinledikleri için halk ve ülke yararına olmadığını fark edebildiler!

Yani, insanların evde kapalı kalması söylenen yalanların yakından duyulmasını sağladı!

****

İş Bankası’nın CHP’nin elinden alınacağı, erken seçim yapılacağı, darbe iddiaları!

Şeker Bayramı’nı zehreden gündem maddeleri oldu.

1- İş Bankası CHP’nin değil. Elinden alınamaz! Atatürk’ün hisselerini gasp etme niyeti Türkiye Cumhuriyeti’nin gerçekten hukuk devleti olmaktan çıkarılacağını gösterir…

2- Türkiye‘de darbe olasılığı yoktur.

3- Erken seçim ibaresi anayasada yoktur, ancak partili cumhurbaşkanı ya da Meclis’in feshi söz konusudur. Yani ya cumhurbaşkanı tek başına kendisini ve meclisi fesheder, ya da 360 milletvekili bir araya gelerek Meclis ve Cumhurbaşkanlığını kapatarak seçime götürme kararını alabilirler. TBMM’deki partilerin sayısal olarak seçime götürme olasılığı olmadığına göre seçim kararını tek başına Cumhurbaşkanı verecektir.

****

Bu durumda erken seçim için fırtınalar koparılması neden! Nedeni belli!

Ortaya atılan bu gündem hem iktidarın hem de muhalefetin işine geliyor.

Muhalefet örgütünü kendisine daha sıkı bağlıyor. İktidar da açlık, işsizlik, ekonomik çöküntü, eşitsizlik ve adaletsizlik gibi ülkenin gerçek gündeminden halkı uzaklaştırmış oluyor!

****

Ancak yapay gündem sürerken CHP’nin açıklaması dikkat çekici!

CHP’nin DEVA ve GELECEK partilerine seçime girememeleri halinde milletvekili verebileceklerini söylemesi, siyasetin etik dışına taşındığını gösteriyor!

CHP daha önce, İYİ Partinin seçime girmesi için bu yöntemi kullanmıştı.

O zamanda etik olmayan bu yol, MHP içinde ilk kez demokrasi mücadelesi veren bir grup tarafından kurulan İYİ Parti’nin var olabilmesi için kabul görmüştü…

****

Oysa DEVA ve GELECEK partileri için durum aynı değil!

Çünkü bu 2 parti çok kısa zaman önce laik demokrasi, insan hakları, eşitlik, hukuk ve barışı yok eden AKP’yi kuran kadrolar tarafından kurulmuştur.

Tarihimizin en büyük katliam olan Gar bombalanması da dahil olmak üzere 7 Haziran 1 Kasım 2015 dönemin de akan kanın sorumlularıdır.

“Canlı bombaları biliyoruz ama eyleme geçmeden yakalayamıyoruz. Bomba sonrası parçalarını toplayıp emniyete teslim ediyoruz.” Ve de Van ‘da “Oy vermezseniz bombalar patlamaya devam eder. Beyaz Toroslarda dolaşır.” Sözlerini sarfeden karanlık dönemin sorumlusu Davutoğlu değil midir?

Ayrıca;” üretmeyen, emek sömürüsüne dayanan, ülke kaynaklarını peşkeş çeken ve yolsuzluk ile hırsızlığı çoğaltan ekonomik modelin uygulayıcısı” olan Babacan’la CHP milletvekillerini aynı kefeye koymak vicdanları karartan bir karar değil midir?

****

CHP milletvekilleri adı üzerinde milletin vekilidir. Partinin malı değildir.

Talimatla bir başka partiye göndermek yasal olsa da ahlaki değildir.

Üstelik bu partiler CHP ile iş birliği yapacaklarını söylememektedir.

Ayrıca Davutoğlu ömrü boyunca CHP ile mücadele ettiğini söylüyor. Ama Kılıçdaroğlu CHP’sini ayırıyor.

Bu söylem, CHP’ye oy veren seçmenin kafasını karıştırmaktadır. Seçmen hangi CHP’ye oy vermiştir. Davutoğlu’nun mücadele ettiği CHP’ye mi? Yoksa Kılıçdaroğlu’nun CHP’sine mi? Buradan başka bir soru daha çıkar. Kılıçdaroğlu’nun CHP’si nasıl bir CHP’dir?

****

AKP içinden kopanlarla aynı düşündüğünü söyleyen Kılıçdaroğlu’nun tek adam iktidarına muhalefet yapması mümkün olamaz!

Kaldı ki Kılıçdaroğlu, “hedefimiz Millet İttifakının iktidarıdır” Diyor.

Yani CHP’nin iktidar olacağına ihtimal vermiyor.

Oysa kararlılık, cesaret ve iddia umudu getirir!

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız