‘CHP belediyelerine para aktarıldı de kurtul’
Birgün Birgün Birgün Birgün
AKP ve Saray son ana kadar, hatta seçim sırasında ‘pusu kurma’ taktiğinden vazgeçmeyecek gibi. “HDP’nin terörize edilmesi sürerken, ‘temayüllere aykırı’ İmralı görüşmesi ve Öcalan’ın ‘yerli ve milli’ bir figür olarak dillendirilmesi iktidarın, İstanbul yolu açabilmek sınır tanımayacağının kanıtı. Devlet kurumları ve ajanslar yandaşlık hukukunun ötesine geçip psikolojik savaş araçları olarak kullanılıyor. Erdoğan bunlarla seçim sonrasına […]

AKP ve Saray son ana kadar, hatta seçim sırasında ‘pusu kurma’ taktiğinden vazgeçmeyecek gibi. “HDP’nin terörize edilmesi sürerken, ‘temayüllere aykırı’ İmralı görüşmesi ve Öcalan’ın ‘yerli ve milli’ bir figür olarak dillendirilmesi iktidarın, İstanbul yolu açabilmek sınır tanımayacağının kanıtı.

Devlet kurumları ve ajanslar yandaşlık hukukunun ötesine geçip psikolojik savaş araçları olarak kullanılıyor. Erdoğan bunlarla seçim sonrasına da değiniyor. İmamoğlu’na “vali üzerinden suç yaratarak” tasfiye vurgusu yapıyor ya da belediyenin çalıştırılmayacağına ilişkin sinyaller veriyor.

Önceki gün Kılıçdaroğlu ve Kaftancıoğlu’na ilişkin açıklamaları dikkate alınmadı: “CHP Genel Başkanı ortada yok, İl Başkanı ortada yok. Tam bir terör örgütünün temsilcisi, DHKP-C…” Burada, çok önemli bir dosyayı anımsatarak, dosya üzerinden nasıl ve kimlere kumpaslar ‘kurulduğunu’ ya da ‘kurulabileceğinden’ söz edebiliriz.

28 Haziran’da İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, 31 Mart 2015’te Çağlayan Adliyesi’nde öldürülen Savcı Kiraz davasının karar duruşması var. Dosyada 4’ü tutuklu, biri tutuksuz 9 firari, 14 şüpheli yer alıyor. 2 sanığa 2’şer kez ağırlaştırılmış müebbet isteniyor. Kiraz’ın öldürülmesi, Türkiye’nin kodlarını değiştirmesi açısından, 2015’te Ceylanpınar’da 2 polise yapılan suikast ile birlikte barış sürecinin bitmesine benziyor. Bir arpa boyu yol alınamayan bir dosya. Arka planı çözülemedi.

Peki devlet, emniyet ve savcılık ne yaptı? Beceriksizliği bir itirafçı üzerinden kapatma çabasına girdi. Berk Ercan isimli itirafçının ifadeleri, sadece Grup Yorum üyeleri ya da avukatların tutuklanmasına yol açmadı, Kiraz davasının da genişletti. Savcı Can Tuncay’ın söylendiği iddia edilenler ilginç: “İlerlememize Berk yardımcı oldu.”

Dosyada ağırlaştırılmış müebbetle yargılanan Mustafa Koçak adlı sanık, cinayetteki silahları ulaştırmakla suçlanıyor. İtirafçının sözü yeterli oluyor: “Bana köftecide söyledi.” İddialar arasında Ercan’ın Polisevi’nde ağırlandığı ve emniyet mensuplarıyla halı sahada maç yaptığı da var.

Ancak dosyada bir itirafçı yetmiyor. Yeni itirafçılar arıyor. Onlardan biri yurtdışına çıkış yapan Cavit Y. “Beni, Ercan’ın yedeği yapmak istediler” diyor. Koçak adlı sanık için benzer ifadeler veriyor. Yurtdışına çıktıktan sonra, ifadelerini, tehdit ve şantaj altında verdiğini aktarıyor. Değiştirdiği 9 sayfalık savunması avukatlarında, mahkemeye sunulacak. Hem anlatımları hem de savunmasında kendisinden istenilenleri sıralıyor: “Atakan isimli MİT görevlisi, tanımadığım kişiler hakkında ifade vermemi istedi. Kabul etmedim, yine tutuklandım.”

Cavit Y., Şakran Cezaevi’nde “3 görevli” geldi” diyor: “İçişleri ve Adalet Bakanlığı haberdar dediler. Annemi önüme koydular, eşimin bikinili fotoğraflarını gösterdiler, 200 kişiye aynı teklifi yaptık, kabul etmezsen cezaevinde çürüyen 201’inci kişi olursun, önce MİT’in Ankara’daki işkence çiftliğine götürürüz dediler.”
Kendisinden ne isteniyor, değiştirdiği ifadesindeki satırlar, Erdoğan’ın her yasal partiden, terör örgütü çıkarma isteği ile ilişkili gibi:

  • “-Şişli Belediyesi’nin ek hizmet binasına girenlerin fotoğraflarını gösterip tanıyıp tanımadığımı sordular
  • -İhtiyaç Komitesi dedikleri bir birimin Halkın Hukuk Bürosu, Çağdaş Hukukçular Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı ve CHP’den yardım aldığını söyle dediler.
  • -CHP Ataşehir, Şişli, Beylikdüzü, Sarıyer belediyelerinin DHKP-C’ye maddi destek sağladığını söyle dediler.”

Bunları kabul etmedi ancak savcı cinayetine ilişkin Ercan’ın verdiği ifadelerin benzerini vermek üzere cezaevinden çıkarıldı. “İfademi Vatan Emniyet’te, Savcı Can Tuncay, A Büro Amiri Doğan Topçu ve Melih Bey olarak tanıtılan İstihbarat Müdür Yardımcısı aldı. Bunu geliştiririz dediler.”

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız