#Free Demirtaş
NAZIM ALPMAN NAZIM ALPMAN

Selahattin Demirtaş Edirne’deki inziva mevki ‘Yazlık Sarayı’na çekilmiş de kendini sanata edebiyata vermiş gibi bir görünüm arz ediyor. Son derece ‘neşeli’ mesajlar veriyor. Mesela “burada olmanın bazı avantajları var” diyerek anlatıyor:

-Hiçbir yere geç kalma gerginliği yaşamıyorsunuz. Cep telefonunun şarjı bitmesi bir sorununuz da olmuyor. Zaten cep telefonunuz yok!..



Oysa Demirtaş ne yazlık ne de kışlık sarayda değil, Edirne Cezaevi’nde bulunuyor, yani düpedüz hapishanede yatıyor.

Ağlayıp gözyaşı dökmüyor ya; herkes onun keyfinin gıcır, rahatının yerinde, zevkü-ü sefa içindeymiş gibi farz ediyor.

Hatta cezaevinde olduğunun hatırlandığı zamanlarda bile bu durum değişmiyor. Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı Seçiminde, demokrasi tarihimize geçecek bir öneride bulunmuştu:

-Cumhurbaşkanı adayları birer hafta hapiste yatsınlar!

Bu sembolik süre en güçlü adaya bile fazla gelmişti:

-Ben sıramı savdım dedi çıktı işin içinden!..

Gerçekten de en güçlü aday -ki, zaten cumhurbaşkanı idi- vakti zamanında 120 gün hapis yatmıştı Saray’da..!

Selahattin Demirtaş Türkiye’nin yeni siyasetçi kuşağını oluşturan 1970 doğumlu ilk liderdi. İkincisi yine 1970’li Ekrem İmamoğlu oldu. Artık 1950’li yıllarda doğan liderlerin/politikacıların siyasi ömürleri sona yaklaşıyor.

Yeni kuşak geldi. Bu bir doğum olayı gibi… Hamilelik süresi bitti mi, çocuk doğacak!..

Yeni liderlerin özel nitelikleri de olacak. Demirtaş’ın nükteli siyasi konuşmaları sosyal medya üzerinden yüz binlerce defa izleniyor. Onun düzeyine çıkabilen başka bir lider yok.

Demirtaş cezaevinde yeteneklerine edebiyatı da ekledi. Önce ‘Seher’ adlı öykü kitabını yayınladı Dipnot Yayınlarından. Sonra da ‘Devran’ geldi.

Demirtaş’ın öykülerini okuyunca şaşırmadan edemiyorsunuz. Sanki üst düzey bir siyasetçi değil de sokağın nabzını tutan genç bir röportaj yazarı-gazeteciymiş izlenimi ediniyorsunuz.

Bu kadar hayatın içinden ve bel kemiğinden yakalamak ancak hikâye kahramanlarıyla birlikte yaşayarak mümkün olabilir.

Hepsi çok güzel ama beni mest eden öykü AVM oldu. AVM’den son derece güçlü bir dram/komedi çıkabilir. Hem güncel, hem her yanımıza jöle gibi yapışan ama göremediğimiz gerçeklerle yüzleşme sağlayabilir.

Selahattin Demirtaş öylesine hayata damga vuruyor ki, onun hapiste olduğuna inanmak için sosyal medyada başlatılan özgürlük kampanyasına bakmak gerekiyor.

Türkiye kamuoyu Demirtaş’ın hapiste olduğunu fark edince görülecek ki, Kürt siyasetçileri neredeyse Meclis Grubu oluşturacak kadar kitlesel biçimde hapishanelerde yatıyorlar.

Bu zamana kadar Türkçe olarak sayısız defa dile getirildi. Ama anlayan çıkmadı. Bu sefer Demirtaş kuşağı gençler İngilizce dile getirdiler:

-#FreeDemirtas