birgün

14° AÇIK

GÜNCEL 23.10.2020 13:37

İmamoğlu, çağrılmadığı toplantının arka planındaki ‘vaka sayısı’ detayını açıkladı

İstanbul’da gerçekleştirilen Pandemi toplantısına çağrılmamasına ilişkin açıklama yapan İmamoğlu, Bakanlık ve İBB arasında ‘perde arkası’ gerçekleştirilen süreci anlattı. İmamoğlu’nun açıklamaları akıllara “Bakanlık İBB’yi vakaları bildirmemek için mi çağırmadı?” sorusunu getirdi.

İmamoğlu, çağrılmadığı toplantının arka planındaki ‘vaka sayısı’ detayını açıkladı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca başkanlığında İstanbul'da yapılan pandemi toplantısına İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu çağrılmadı. İmamoğlu’na toplantıya yönelik herhangi bir davet iletilmemesi büyük tepki çekerken, söz konusu olayın nedenine ilişkin soru işaretleri oluştu.

Bugün, Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’ndeki makam odasında kameraların karşısına geçen İmamoğlu, konuya ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Burada yaptığı açıklamalarda, pandemi toplantısı için kendisine herhangi bir davetin gelmemesinin nezaketsizlik olduğunu kaydeden İBB Başkanı, acil bir durum olduğunda ulaşılması gereken ilk kişinin kendisi olması gerektiğini belirtti.

TOPLANTIYA ÇAĞRILMAMA NEDENİ İBB’YE VAKALARI BİLDİRMEMEK Mİ?

İmamoğlu, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, dikkat çeken bir noktaya da değindi. Sağlık Bakanlığı ve İBB arasında bir protokol imzalandığını kaydeden İmamoğlu, Bakanlığın kendilerinden 8 milyon İstanbulkartlı’nın bilgisini istediğini açıkladı.

AMACINIZ CEZA YAZMAK MI, YOKSA İNSANLARA VİRÜSÜN BULAŞMASINI ENGELLEMEK Mİ?’

İstenen belgelere ilişkin Bakanlık ve İBB arasında anlaşmazlık yaşandığını bildiren İmamoğlu, Bakanlığın pozitif olduğu halde toplu taşıma kullanan hastaları tespit edip ceza kesmek istediğini, İBB’nin ise vakalara ilişkin bilgileri istediği ve buna göre söz konusu kişilerin İstanbulkart’larının iptal edilmesi talebinde bulunduğunu aktardı.

İmamoğlu’nun aktardığına göre Sağlık Bakanlığı İBB’nin ‘ceza yazmayalım’ talebini reddetti.

Yaşanan duruma karşı çıkmasına rağmen, salgınla mücadelede aksama olmaması için protokolü imzaladıklarını ifade eden İmamoğlu, “Ben, karşı çıkmama rağmen, imzaya onay verdim; sırf sistem yürüsün diye. Hani iş birliği bozulmasın diye. Perde arkası bir süreç işletildi. Aynı günün akşamı, siz, bizi davet etmiyorsunuz” dedi.

İmamoğlu’nun konuya ilişkin yaptığı açıklamanın tamamı şöyle:

“Bakın, dün ilginç bir şey yaşandı. Kabul etmeme rağmen; süreç işlesin diye, arkadaşlarımla Sağlık Bakanlığı arasında bir protokol imzalandı. Onlar, aynen şunu istediler: ‘İstanbul’da, 8 milyon İstanbulkart sahibinin bilgilerini bize verin, biz, otobüse binenleri tespit edelim ve onlara, hangi hastalar var ise otobüse binen, ceza keselim’. Biz de dedik ki, ‘Kardeşim, bu iş böyle olmaz. Siz, bize pandemi vakalarını verin, biz, onların kartlarını iptal edelim ve otobüse, hangi sisteme girerlerse, binerlerse anında tespit edelim ve size bildirelim.’ Yani amacınız ceza yazmak mı, yoksa amacınız insanlara Covid’in bulaşmasını engellemek mi? Israrla bunu mücadelesini verdi arkadaşlarım. ‘Yazılı bildirin’ dedim. Yazılı da bildirdik; ‘Yanlış yapıyorsunuz.’

Neymiş tek dertleri: Hasta olan insanların bilgilerini, İBB’ye vermemek. Aynı konu Ankara’da var, aynı konu İzmir’de var. Utanç duyulacak bir şey. Biz diyoruz ki; ‘İnsanlara bulaşmasın bu hastalık. Eğer o hasta, her şeye rağmen gidip o araca biniyorsa, biz, onun orada önünü keselim ve anında da ihbarını edelim. Bırakın ceza kesmeyi, işi böyle çözelim, iptal edelim hakkını.’ Bunu da duyuralım. ‘Yok; biz, size bu bilgileri veremeyiz. Siz, bize bütün 8 milyon İstanbulkartlının bilgisini verin. Biz, oradan binenleri tespit edelim. Bir gün sonra da evlerine ceza gönderelim.’ Derdimiz, ceza yollamak. Bakın; dün, her şeye rağmen arkadaşlarım, onların dediği protokole imza attılar. Ben, karşı çıkmama rağmen, imzaya onay verdim; sırf sistem yürüsün diye. Hani iş birliği bozulmasın diye. Perde arkası bir süreç işletildi. Aynı günün akşamı, siz, bizi davet etmiyorsunuz. Büyük nezaketsizlik.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız