birgün

14° PARÇALI BULUTLU

SİYASET 14.01.2020 13:43

Kılıçdaroğlu’ndan muhalif gazetelere uygulanan ambargoya tepki: Bu gazeteleri destekleyeceğiz

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, BirGün, Evrensel ve Cumhuriyet gazetelerine uygulanan ilan ambargosuna tepki gösterdi

Kılıçdaroğlu’ndan muhalif gazetelere uygulanan ambargoya tepki: Bu gazeteleri destekleyeceğiz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. BirGün, Evrensel ve Cumhuriyet gazetelerine yönelik ilan ambargosuna değinen Kılıçdaroğlu, "Bu gazeteleri destekleyeceğiz" dedi.

Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

"BirGün'e, Evrensel'e basın ilanı vermiyorsunuz. Sanıyorlarki bu gazeteler basın ilan kurumu ilan vermeyi kesince yayın yapmayacaklar. Biz bu gazeteleri desteklemeye devam edeceğiz.

Yandaş medyanın kapatılan gazetelerine ilişkin ise Kılıçdaroğlu, "Yüz bin tirajı olduğunu iddia eden havuz medyasının iki gazetesi kapandı. Yüz bin tirajlı gazeteler kapatılır mı? Basın İlan Kurumu’nu hortumluyorlar" dedi

SİLAH DOĞRULTTUĞU FAKÜLTEYE ASİSTAN OLARAK ATANAN ÖĞRENCİ

Silah doğrulttuğu fakülteye asistan olarak atandığı söylenen M.A.V., ile ilgili olarak konuşan Kılıçdaroğlu, "Barış Bildirisi'ni imzaladı diye yüzlerde akademisyeni attılar. Bunlar ne yaptılar? Silah almadılar, yürüyüş yapmadılar, biber gazı yemediler. Ellerinde kağıt ve kalem vardır sadece. Anayasa Mahkemesi bu düşünce özgürlüğü dedi. Ama Ankara Üniversitesinde fakülteye silah doğrultulanı asistan yaptınız. Elinde kalemi olanı atıyor silah olanı asistan yapıyorsunuz." diye konuştu.

ABD SENATOSU'NUN YAPTIRIM TASARISI

ABD Senatosu'nun Türkiye'ye yönelik imzaladığı ve Erdoğan ve ailesinin mal varlığının da araştırılmasını ön gören yasa tasarısını hatırlatan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Hangi partiden olursa olsun tüm vatandaşlarıma sesleniyorum. Biz şunu beklemez miydik; "Ey Trump benim mal varlığımı araştırmazsan namertsin, benim verilemeyecek hesabım yok!" Bunu dedi mi, demedi. Demek ki verilemeyecek hesabı var. Bu ne demek! Başka bir ülkenin lideri seni mal varlığında tehdit ediyor ve sesini çıkaramıyorsun."

LİBYA KRİZİ

İktidarın Libya'ya yönelik politikalarını eleştiren Kılıçdaroğlu, "Hafter'le görüşmem diyor. Ya arkadaş asker göndereceğine BM ile görüş, heyet göndersin, görüşsünler. Ne oldu Putin geldi buraya dedi ki BM oraya barış gücü göndersin. Eee ne oldu bizim dediğimizi Putin söyledi Sonra TV'.ye çıkıp Putin'in sözlerinin altına imza koydular" şeklinde konuştu.

SÖZCÜ GAZETESİ DAVASI

Yüzlerce gazetecinin hapiste olduğuna dikkat çeken Kılıçdaoğlu, Sözcü gazetesi davasına yönelik olarak açıklamalarda bulundu.

Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:

"Osman Kavala 805 gündür hapiste. AİHM serbest bırakın dedi. Hala hapiste. Kararları uygulamıyor. Yüzlerce gazeteci hapiste. Sözcü davası bunların en ilginç olanı. Oturdular hapis cezası verdiler. Emin Çölaşan'a, Necati Doğru'ya Metin Yılmaz'a... FETÖ'den hapis cezaları verdiler. Hapis cezası verilirken, aklı başında olan herkes biliyor ki FETÖ ile mücadelenin bayraktarlığını Sözcü gazetesi yaptı. Şimdi Sözcü gazetesini FETÖ'cü diye yargılayıp hapis cezası veriyorlar."

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından diğer satır başları şu şekilde:

"Adalet diyoruz. Adaletten söz ediyoruz. Devletin dini adalettir diyoruz. Adaletin olmadığı yerde insanoğlu huzursuz olur diyoruz. O zaman devlet adaleti dağıtmak zorundadır. Anayasanın 5. maddedi diyor ki: Devletin temel amaç ve görevleri kişileri ve toplumun refahını, huzurunu ve güvenliğini sağlamaktır." Adalet ciddi bir kavramdır. Adamına, ülkesine göre değişmez. İnsanoğlu tüm hayatını adaleti aramakla geçirmiştir. Gaziler de adalet arıyor."

"Üniversite öğrencisine öğle yemeği veriyorsunuz, kahvaltı veriyorsunuz. Sonra zam yapacağız, kaldıracağız diyorsunuz. Tasarrufu bula bula öğrencinin yemeğinde mi bulduğunuz!"

"Anayasa'nın 10. maddesi: Herkes kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye aileye, zümreye veya sınıfa ayrıcalık tanınamaz. Soruyorum, hiçbir aileye, kişiye, sınıfa, zümreye ayrıcalık tanınmıyor mu?"

"İşsizliğin nasıl bir felaket olduğunu bilmiyorlar; Erdoğan'a göre herkesin işi var."

"Anayasa'nın 49. maddesi, çalışma hakkı üzerinedir. Devlet çalışanlarının hayat seviyesini yükseltmeli. Asgari ücret bugün açlık sınırının altında. 28 yılda geldiğimiz nokta bu. İŞsizlik sorunu ortada. Saray'da oturanların işsizlik sorunu yok. Saray'ın mutfağı zengin, paralar gani, iş arama gibi bir dertleri yok. Lale Devri'ni yaşıyorlar orada. Ve bizi kandırmaya çalışıyorlar. O sosyete damat var ya Berat, 26 Şubat 2019 bir program yapmışlar, adı da şu "Burası Türkiye burada iş var" açıklama yapıyor bu yıl 2 buçuk milyon istihdam yaratacağız diyor.

Nisan'dan sonra daha güçlü bir ekonomi ortaya çıkacak diyor. Kayınpeder de 2 Mayıs 2019'da TOBB'un Genel Kurulu'nda, buradaki herkes istihdam sağlasa işsizlik sorun çözülür diyor. Ne zeki ama! Ama sonuç ne. Geldik yılın sonuna. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı diyor işverenlere sizden beklediğimizi göremedik. Ama eminiz ki 2020'de olacak."

"Bunlar işsizliği bilmiyor. İşsizliğin sonuçlarını bilmiyorlar. Elektrik su faturasını ödeyemiyorlar. İşsizliğin nasıl bir sosyal felaket olduğunu bilmiyorlar. Bizim belediyelerimizde 20 bin ile 100 bin arası iş isteyen insanların dilekçesi var."

"Yurt dışından çöp ithal ediyoruz. Elin oğlu çöpünü Türkiye'ye gönderiyor. Neden yurt dışından çöp alıp bunları işlemeye çalışıyoruz? Bizim de çöpümüz var. Kağıt topluyorlar, çöp topluyorlar. Siz yurtdışından topladığınız çöplerle bu insanların işlerini de baltalıyorsunuz."

"Hükümetin izlediği Suriye politikası bize hangi avantajlar sağladı? Bir Allah'ın kulu çıksın desin ki bu hükümetin izlediği dış politikanın bize şu faydası oldu. Nedir bu dış politika? Erdoğan geçen açıklama yapıyor, İdlib'den yeni kardeşlerimiz gelecek! Hepsini Saray'a al! 1 milyon kişi daha gelece. Sordum bir yetkiliye "1 milyon kişiyi Suriye'de tutabilecek misiniz? Diyor ki 1 milyon kişiyi kim tutabilir. "

"Doğu Akdeniz'de haklarımızı yitirmek üzereyiz. Mısır'ı düşmen ettik.. Ne oldu Mısır gitti Yunanistanla anlaştı, başka ülkelerle anlaştı... Kaybeden kim? Kaybeden biziz."

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız