birgün

29° AÇIK

ÇALIŞMA YAŞAMI 08.03.2021 08:43

Salgın sürerken destekler kesilmesin

Salgının birinci yılında kısa çalışma ödeneği kaldırılmak bir yana güçlendirilmeli. İşten çıkarma yasağı devam etmeli. Ücretsiz izin uygulaması sona ermeli. Daha fazla sosyal güvenlik şart.

Salgın sürerken destekler kesilmesin

Covid-19 salgını birinci yılını doldururken salgın sırasında işçilere sağlanan en önemli desteklerden biri olan kısa çalışma ödeneği hükümet tarafından kaldırılıyor. Bu yazıda salgın döneminde yapılan gelir desteklerini ele alarak ve salgın devam ederken alınması gereken sosyal politika önlemleri üzerinde duracağım.

Bilindiği gibi salgın bir yıldır bir yandan halk sağlığı öte yandan sosyal ve ekonomik alanda onarılması büyük zaman alacak tahribat yarattı. Salgının toplumsal yaşam açısından en önemli sonucu iş ve gelir kayıpları ile buna bağlı artan yoksullaşma oldu. Salgının yarattığı ekonomik daralma bir yandan doğrudan işsizliğe yol açarken öte yandan işbaşında geçen sürenin azalmasına yol açtı. Böylece ücretlerinin ve kendi hesabına çalışan küçük esnafın geçim derdini artırdı. Gerek dünyada gerek ülkemizde yapılan bütün araştırmalar salgının yoksulluğu derinleştirdiğini ve daha da derinleştireceğini söylüyor.

Salgının yarattığı iş ve gelir kaybına karşı toplumu korumak için hacimleri ve oranları çok farklı olsa da doğrudan kamusal gelir destekleri gündeme geldi. Bu gelir destekleri ülkeden ülkeye büyük farklılıklar gösteriyor. DİSK-AR tarafından hazırlanan bir çalışmaya göre Türkiye dünyada gelir desteklerinin en düşük olduğu üç ülkeden biri. Zengin ülkeler vatandaşlarına gayri safi yurt içi hasılalarının yüzde 12,7’si düzeyinde nakit harcama ve gelir desteğinde bulunurken, orta gelirli ülkelerde bu oran yüzde 3,6, yoksul ülkelerde yüzde 1,6 olarak gerçekleşti. Türkiye’de ise bu oran yüzde 1,1.

Hal böyleyken ve salgın şiddetini korurken salgın sırasındaki en önemli gelir desteklerinden bir olan kısa çalışma ödeneği 31 Mart 2021 tarihi itibariyle kaldırılıyor. Tek taraflı ücretsiz izne çıkarılanlara verilen nakdi ücret desteği de 17 Mart’a sona eriyor. Oysa bu ödeneklerin sona ermesi bir yana eksiklerinin giderilerek devam ettirilmesi gerekiyor.

Kısa çalışma ödeneği iyileştirilerek devam etmeli

31 Mart’ta kaldırılacak kısa çalışma ödeneği salgın döneminde sigortalı işçilere yönelik en önemli gelir desteği oldu. Kısa çalışma ödeneği işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen en az dört hafta süreyle durdurulması hallerinde ödeniyor. Ödeneğin miktarı işçinin son on iki aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde 60 düzeyinde ve üst sınırı asgari ücretin brütünün yüzde 150’si. Kısa çalışma ödeneğinden Nisan 2020-Şubat 2021 arasında yaklaşık 3,7 milyon işçi yaralandı. Halen 1,3 milyon işçi bu ödenekten yararlanıyor. Kısa çalışma ödeneği kapsamında İşsizlik Sigortası Fonundan işçilere yaklaşık 28 milyar TL ödeme yapıldı. Salgın döneminde yapılan nakit destekler içinde aslan payını kısa çalışma ödeneği aldı.

İşsizlik Sigortası Fonu ödenekleri arasında yer alan kısa çalışma ödeneğinin ödeme koşulları salgın döneminde kısmen esnetildi. Son üç yılda 600 gün ve son 120 gün aralıksız çalışma koşulu 450 gün ve 60 gün olarak değiştirildi. Ancak yine de de çok geniş bir işçi kitlesi 450 ve 60 gün koşullarını yerine getiremediği için kısa çalışma ödeneğinden yararlanamadı.

Salgın döneminde yapılan bir diğer uygulama ise işten çıkarma yasağı ve zorunlu ücretsiz izin uygulaması oldu. İşten çıkarma yasağı önemli istihdamın önemli ölçüde kâğıt üzerinde korunmasına yol açtı. İşverenler işçileri işten çıkarmak yerine ücretsiz izne çıkardı. Ücretsiz izne çıkarılan işçilere ise “nakdi ücret desteği” adı altında aylık 1.168 TL ödenmesine karar verildi. 2,5 milyon işçi ise salgın boyunca ayda 1.168 TL ile yaşamaya mahkûm edildi. Kısa çalışma ödeneği koşullarını yerine getiremeyen işçiler nakdi ücret desteği ile yetinmek zorunda kaldı. Nakdi ücret desteği kapsamında ise İşsizlik Sigortası Fonundan işçilere toplam 8,3 milyar TL ödeme yapıldı. Nakdi ücret desteği uzun bir aradan sonra Ocak 2021’de bin 431 TL’ye yükseltildi.

Ücretsiz izin uygulaması kaldırılmalı

İşten çıkarma yasağı ve ücretsiz izin uygulaması işçiler açısından ciddi sorunlara yol açtı. İşten çıkarma yasağının istisnaları (Kod 29 gibi) işverenler tarafından kötüye kullanıldı ve yasağı delmek için işverenlerin bir bölümü hile yoluna başvurdu. Bu nedenle işten çıkarma yasağının salgın döneminde tam koruma sağladığını söylemek zor. Öte yandan tek taraflı zorunlu ücretsiz izin uygulaması işçileri mağdur etti. İşsizlik ödeneği ve kısa çalışma ödeneği alamayan işçiler ücretleri ne olursa olsun bin 168 TL ile yaşamak zorunda kaldı. Oysa benzer koşullardaki bir başka işçi kısa çalışma ödeneğinden yararlanabildi.

İşçiler zorunlu ücretsiz izin uygulamasıyla işyerlerine hapsedildi, tazminatlarını isteyerek işten ayrılmaları engellenmiş oldu. İşveren açısından ise sıfır maliyet dahası kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünün ertelenmesi anlamına geldi. Kısa çalışma ödeneği ile nakdi ücret desteği arasındaki fark işçiler arasında ayırımcı uygulamalara yol açtı. Aynı koşullarda ve hatta aynı işyerinde çalışan işçiler sırf kıdemleri yüzünden farklı işlemlere tabi tutuldu.

Oldukça yetersiz olsa da ciddi sorunlar içerse de bu iki uygulama işçilerin gelir kayıplarının bir bölümünü telafi etti. Mart 2021 itibariyle bu iki uygulama kaldırılıyor. Oysa salgın devam ediyor. Hatta üçüncü dalgadan söz ediliyor. Henüz işçiler aşılanmadı. Yapılması gereken kısa çalışma ödeneğinin eksiklerini gidermek ve salgından döneminde yararlanma için gerekli çalışma koşullarını kaldırmak ve böylece çalışan herkesin yararlanması sağlamak olmalıdır. İşten çıkarma yasağı devam etmeli. Ancak ücretsiz izin uygulaması ve nakdi ücret desteği yerine kısa çalışma ödeneği konmalı. Salgın devam ettiği sürece kısa çalışma uygulaması bütün işçileri kapsayacak şekilde genişletilmeli ve yürütülmeli.

Kısa çalışma ödeneği uygulaması neden kaldırılıyor? Bunun geçerli hiçbir izahı yok. Bu ödenek bütçeden değil işçilerin kendi parası olan İşsizlik Sigortası Fonundan yapılıyor. Salgın başlarken 130 Milyar TL civarında olan Fon kaynakları aradan bir yıl geçtikten sonra 98 Milyar TL civarında. Salgında Fon kaynaklarında 31 milyar TL civarında bir azalma oldu. Fondaki kaynaklar daha uzunca bir süre kısa çalışma ödeneği ödenmesi için yeterli. Kaynak var. İşsizlik Sigortası Fonu kaynakları işverenlere teşvik ve destek olarak saçılmamalı bunun yerine iş ve gelir kaybı yaşayan işçiye ödenmeli.

Daha fazla sosyal güvenlik şart

Salgında sigortalı çalışan işçilere sınırlı da olsa İŞKUR kanalıyla gelir desteği sağlandı. Ancak sigortasız ve kayıtsız çalışan işçilere ve küçük esnafa ise destek verilmedi. Sigortalı işçilere dışında salgın döneminde sağlanan toplam destek 8,5 milyon haneye 8,5 milyar TL olarak gerçekleşti. Hane başına salgın boyunca 1.000 TL ödendi. Bir yıl boyunca 1.000 TL! Bunun dışında kayıtsız işçiler hiçbir destekten yararlanamadı. Küçük esnafa Ocak 2021’e kadar nakdi gelir desteği sağlanmadı. Ocak 2021’de başlayan nakdi destek ise çok cüzi düzeyde (500 ile 750 TL kira desteği) kalıyor.

Salgının en alttakileri kayıtsız işçiler ve küçük esnaf oldu. Nitekim istihdamdaki daralmaya bakıldığında işten çıkarma yasağı nedeniyle kayıtlı kesimde önemli bir azalma olmadığı tersine kayıtdışı istihdamda önemli bir azalma yaşandığı görülüyor. Kayıtdışı çalışan işçiler hem işlerinden oldular hem de gelir desteği alamadılar.

Bu durumun temel nedeni Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin eksiklerinden kaynaklanıyor. Sosyal güvenlik sistemi esas olarak primli sisteme dayalı. Primsiz sosyal ödenekler ise dağınıktır, merkezi değildir, objektif kriterleri yok. Primsiz ödemeler tek çatı altında toplanıp merkezi bir sosyal sigorta sistemi haline getirilmedi. Bunun yerine sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları üzerinden dağınık ve keyfi bir yardım mekanizması olarak sürmekte. Türkiye’de kayıtsız çalışanları, yoksulları kapsayacak bir asgari gelir sigortası yok. Salgın bir kez daha göstermiştir ki Türkiye sosyal güvenli sisteminin en önemli eksikliği primsiz ödemelerin merkezi bir sosyal sigorta kolu haline gelmesi.

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 102 sayılı sözleşmesi aile sigortası kolunun kurulmasını düzenliyor. Türkiye’de aksini iddia edenler olsa da merkezi bir aile sigortası uygulaması yok. Yapılan yardımlar dağınıktır, sistematik değildir. Öte yandan aile sigortası uygulaması da yeterli değil. ILO’nun 202 sayılı Sosyal Güvenliğin Asgari Tabanı Tavsiye Kararı gereği herkesin yaşam boyu sosyal güvenliğinin (sağlık ve gelir) garanti altına alınması gerekir. Bunun için çocuklar ve yaşlılar ile aktif çalışma çağında olup çeşitli nedenlerle işi ve geliri olamayanların veya gelir kaybına uğrayanların asgari temel gelirlerinin güvence altına alınması gerekir. Türkiye’nin üyesi olduğu ILO geliri ve işi olmayanlar için asgari gelir güvencesinin sağlanmasını savunuyor. (ILO’nun asgari temel gelir sigortası/garantisi, koşulsuz vatandaşlık (temel) gelirinden farklı olarak herkese belirli bir gelir sağlamayı değil, işi ve geliri olmayanlara temel bir gelir güvencesi sağlamayı hedefleyen bir sosyal sigorta uygulaması).

Salgının birinci yılında kısa çalışma ödeneği kaldırılmak bir yana güçlendirilmeli. İşten çıkarma yasağı devam etmeli. Ücretsiz izin uygulaması sona ermeli. Salgın Türkiye’de yeni bir sosyal güvenlik uygulamasının asgari gelir garantisinin/sigortasının gündeme gelmesine vesile olmalı. Salgının sosyal ve ekonomik sonuçları ile mücadele sosyal güvenlik sistemi güçlendirilerek yapılabilir. Daha fazla sosyal güvenlik şart!

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol