birgün

16° AÇIK

GÜNCEL 10.07.2021 04:00

Tutanak: Failler kim?

Alman Emniyet Teşkilatı’na, uzun uzun olay anını ve sonrasını anlatıp, eşkal tanımı yaptıktan sonra, çok önemli olduğuna inandığım bir noktanın raporlanması için de ısrar ettim: “Olay kriminal değil, politik. Bu nedenle, tetikçilerden çok, işi verenlerle ilgilenmeniz doğru olacaktır. Biraz uzun sürecek ama hepsini eksiksiz kayda geçirmenizi istiyorum.” Özetle şöyle devam ettim:

“Türkiye’de, bir iktidar çeteleşmesi var. Sedat Peker‘in anlattıkları kapsamında bir çamur ortaya çıktı. Bu çamur, şimdiye kadar biz gazetecilerin anlattıkları ile örtüştü ve üstüne yani parçalar koyabildik…”

BU İSİM ÇOK ÖNEMLİ!

Dejenerasyona katkı sağlayan önemli isimler vardı. Bunlardan biri, EKBA Holding’in sahibi Cihan Ekşioğlu’ydu. Kendisi Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun para kasalarından biri olarak nitelendirildi.

Yine iddialar kapsamında Ekşioğlu yurtdışından aldığı silahları -İsrailli 2 firma-, 20 katına Türkiye Savunma Başkanlığı’na sattı. Üzerine sadece yerli ve milli tanımlaması olan bir patent koydu. Buradan büyük bir servet elde etti.

BU İLİŞKİLER BİRBİRİNE BAĞLI

Ancak Ekşioğlu, bu para ile yetinmedi. Tabii bu illegal para havuzuna başka ve üst düzey üye olanlar da. FETÖ Borsası’nı icat etti. Amaç iş insanlarının mallarını gasp etmekti. Bu hedef ile namlı bir ‘FETÖ’cü olan ve ‘hakkındaki soruşturmalar kapatılan’ Burak Başlılar ile ortak çalıştı.

İstanbul, Akmerkez’deki plazanın iş bloklarında ofis açıldı. Burak Başlılar da Cihan Ekşioğlu’nun kasasıydı. Cemaat ile en ufak iltisakı olan kişileri, ‘mesala Bank Asya’ya para yatıranı ve bir derneğe küçük bir bağış yapanı’ bile fişledi. Bundan sonrasını yargı üzerine aldı.

2016-2018 yılları arasında, Yargıtay Başkanı, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile özel organizasyonlarda bir araya gelen İsmail Rüştü Cirit’ti. Aslında o da bir cemaat üyesiydi. Eski Cumhuriyet Başsavcısı ve siyasetçi İlhan Cihaner’e hazırlanan 11 sayfalık raporda, görüşleri yer alır. Eski ‘FETÖ’ savcısı Zekeriya Öz ile ilişkileri medyaya yansıdı.

En çok, bu şahsın görevde olduğu dönemde iş insanlarının mallarına çökme operasyonları yapıldı. Gaspçılık ortaya çıktı. Ekşioğlu’nun, Cirit ile yakın ilişkisi ona makamında hediye ettiği bir tablo üzerinden belgelendi.

Ekşioğlu ve havuz paraya yine doymadı. İstanbul Alkent 2000 adlı lüks villalarda, siyaset dizaynı ve gaspçılık için, seks ilişkileri üzerinden kasetilik ve arşivcilik çalışmaları yapıldı. Bu faaliyette, Ekşioğlu’nun eşi Katarina Ekşioğlu da yer aldı.

Sonunda büyük bir para kaynağı oluştu. İddialar, bu para kaynağın bakan, bürokrat, yargı hatta siyasetin en tepe noktasına ulaştığını anlatıyordu. Ekşioğlu ailesi de kendine bir servet sağladı. Öyle ki, Katerina Ekşioğlu farklı şehirdeki kuaförüne, özel uçak ile gidiyordu. Elinde tuttuğu biftek altın yaprakları ile kaplıydı.”

FOTOĞRAFI YAYINLADIM

Emniyet şube müdürü yüzüme şaşkınlıkla baktı. Ona sordum: “İnanılmaz bir hikaye değil mi?” “Öyle” diye karşılık verdi. Devam ettim, “Ben de olsam inanmazdım ama ben bu öykünün fotoğraflarını yayınladım.”

Sürdürdüm: “Hani anlamakta zorlandınız ya sayın müdür. Size, bana, ‘elalemin karısının kızının fotoğraflarını yayınlamayacaksın, yazmayacaksın ulan’ diye bağırarak saldırmışlardı ya… Sanıyorum ki tüm bunlar ile bağı var.”

Dosyaya en ince ayrıntısına kadar girdi. Özel güvenlik birimi ile yapılan toplantıda, mesleğimi bundan sonra nasıl ele alacağımı sordular. Elimden geldiğince Daha sık ve kritik noktalarda yazacağımı söyledim. Ekledim:

“Çünkü mesele, halkımızın yoksul çocukları karınlarını doyurmadan yatarken, birilerinin altın yapraklı bifteği, üstelik hak etmedikleri kazançlar ile gözlerimize sokmalarıdır. Ülkemde kadınlar çöpten yiyecek ararken, kimilerinin özel uçakla kuaföre gitmesidir. Servet paylaşma konusunda üst düzey kişiler ile ilişkileri vardır.

“Elalemin karısını, kızını yazmayacaksın ulan” diye vuran kişiler aslında kamunun malını mülkünü çalanlardı! O tetikçiler, kasanın ya da onun kasasının tuttuğu 3. sınıf zavallılardı. En tepeden başlayan bir zincirin son halkalarıydı.”

Ekşioğlu ile girizgah yaptık onunla bitirelim. “Bize elalemin karısını, kızını yazmayacaksın” diyenler üzerinden ahlak kasanlar… Acaba, Eski Ticaret Odası Başkanı’nın oğlu E.B’nin eşini nasıl bir kumpasın içine çekmiş? Bir zahmet bunu da anlatsınlar!

Not: İfademe ekleyeceğim bölüm: Bu ilişkiler ağını, 30 Haziran’da yazdım, fotoğrafları da o tarihte yayınladım. Aynı gün bir İngiltere numarasından, mesaj aldım. Bir dergi röportaj yapmak istiyordu. Hemen olması için ısrar ettiler. Bir saat sonra yola çıkacaklarını söylediler. Sözde yoldan arayıp adres aldılar. Biraz safçaydı ama ikna oldum. Fakat gelmediler. Bir başka güne ertelediklerini söylediler. O gün de gelmeyince, 'Siz kimsiniz' diye mesaj attım. Göz emojisi koydular. Bana göre 'Bu seni gözlüyoruz' demekti. Aynı gece, 'Sana tahmin ettiğinden yakınız' mesajı gönderdiler. Üzerinde durmadım, telaşlanmadım. İşlerim yoğundu, savdım.”

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol