birgün

10° PARÇALI BULUTLU

author

Gitmesek de…görmesek de…

Yazın hız kesmeden süren sanatsal etkinliklere dar gelirli yurttaşlarımızın erişmesi pek mümkün olmadığına göre, sanatı toplumun farklı kesimleriyle buluşturmak işi yerel yönetimlere kalıyor.

KÜLTÜR SANAT 17.07.2022 07:30
Gitmesek de…görmesek de… Fotoğraf: İKSEV
Abone Ol google-news

Ekonomik krizin giderek derinleştiği, içinde yaşadığımız siyasal ortamın iyice çekilmez hâle şu günlerde sanattan konuşmak ‘lüks mü kaçıyor? Bu kaygıyı her zamankinden daha yoğun hissediyorum son günlerde. Yine de, sığınacak başka limanımız yok. İyi ki sanat var… İyi ki sanatsal üretimini sürdürmekte inat eden sanatçılarımız var… İnat diyorum, çünkü gerçekten de sanatçı olmanın bedeli çok ağır ülkemizde.

Müzikle, edebiyatla, tiyatroyla kendilerini zenginleştirebilmiş yurttaşlarımız için yaz aylarında da sanatsal etkinliklerden uzak kalmamak önemli. Elbette, bu ihtiyacı hisseden insanlarımızın sayısı toplumumuzun yüzde kaçıdır diye sorabilirsiniz. Doğrudur, yüksek bir oran oluşturmaz bu toplum kesimi. Aralarında yüksek gelir grubundan yurttaşlar olduğu gibi, emekçi -dolayısıyla yoksul- kesimden insanlar da vardır. Sanatla buluşma şansına erişmiş bu yurttaşlarımız sanatsal etkinliklere katılmayı istemez mi?

Bu akşam Harbiye Açıkhava tiyatrosunda ilk kez aynı sahneyi paylaşan Fuat Saka’yı, Musa Eroğlu’nu, Güler Duman’ı dinlemek istemez mi sanatsever İstanbul halkı? Elbette ister. Aylık gelirinden tasarruf edip, boğazından kesip, konsere, tiyatroya giden gençlerimiz olduğunu biliyorum, bu akşam da Açıkhava’yı onlar dolduracak. Bu gençlerin sayısının daha fazla olmasını ister gönlümüz elbette, ama dertlenmeyin, dünyanın dört bir köşesinde aynı sorun var. Sözünü ettiğimiz oran biraz daha yüksek yalnızca… Bu oranın artışı da istikrarlı bir çaba gerektirir. Merkezi yönetimin ve yerel yönetimlerin eğitim ve kültür politikasından, görsel ve yazılı medyada sanata verilen öneme uzanan bir dizi etmenin bir araya gelmesi gerekir bunun sağlanması için.

***

Sanatçılarımız, bütün bu koşulların sağlanmadığı, tam tersine engellenmeye çalışıldığı bir ortamda, kendini yetiştirebilmiş bir toplum kesimine sesleniyor günümüzde. Ama ne yazık ki, onların büyük kısmı da ekonomik açıdan sıkıntılar içinde. Bu durumda yerel yönetimlere önemli görevler düşüyor. Bir yanda, izleyici ve okur yetiştirmek, öte yanda sanatçılara yaşam ve üretim olanakları yaratmak. Festivaller, film gösterimleri, halk konserleri, sanat kursları ve elbette bunların gerçekleştirileceği mekanlar yapmak… Bütün bunlar için yörenin sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yapmak bir belediyenin işlevlerinin başında gelir. Ne yazık ki, çok az belediyemiz bunun farkında.

Bunun kanıtını merak ediyorsanız, medyadaki duyurulara, haberlere bakmanız yeterli. Kaç belediyemiz sanata bütçesinden bir pay ayırıyor? İzmir ve İstanbul Büyükşehir (ve Kadıköy) belediyeleri dışında yalnızca birkaç yerel yönetimin bu alanda ciddi işler yaptığını göreceksiniz. Eskişehir Büyükşehir (ve iki ilçesi, Tepebaşı ve Odunpazarı), Bursa (Nilüfer Belediyesi), Antalya ilk göze çarpanlar. Turizm potansiyeli yüksek başka kentlerimizde de, özellikle yaz aylarında -çoğunluğunu özel girişimlerin gerçekleştirdiği- çok sayıda etkinlik var. Balıkesir’in Ayvalık, Edremit ilçeleri, Muğla’nın Bodrum, Kuşadası ve Marmaris ilçelerinde tatilcilerin talepleri doğrultusunda -çoğunluğu popüler müzik alanından- çok sayıda etkinlik gerçekleştiriliyor. Dar gelirli yurttaşların bütçesi bunları izlemeye yetmiyor elbette. Ama, hiç olmamasından iyidir. En azından sanatın varlığından haberdar oluyor geniş kitleler.

Peki, diğer kentlerimizde yaşayan yurttaşların sanatla buluşması kimsenin umurunda değil mi? Karadeniz, Orta Anadolu, Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizde sanatsever bir kitle yok mu? Elbette var. Ve bu kitlenin genişlemesi için emek vermek, kaynak ayırmak gerekiyor. Bu bölgelerimizde, canını dişine takıp, sanatsal üretimlerini sürdürmeye çalışan nice bağımsız sanat kuruluşu tanıyorum. Samsun Sanat Tiyatrosu, Diyarbakır’da -belediye kayyumun eline geçtikten sonra- bağımsız olarak varlığını sürdüren Amed Şehir Tiyatrosu, Gaziantep’te Kırkayak Kültür Sanat ve Doğa Derneği, Mardin’de, Hatay’da, Sinop’ta, Çanakkale’de bienaller gerçekleştiren sivil toplum kuruluşları… Sayıları epeyce fazla, adını anmadıklarım beni affetsinler…

Bu kuruluşları olanaksızlıklarla, sansür girişimleri ile başbaşa bırakmak yerine, büyük kentlerimizin yerel yönetimleri, bir zamanlar Özdem Petek ile birlikte gerçekleştirdiğimiz “İstanbul - Hakkari Sanat Köprüsü”, Kayseri, Malatya, Antep, Urfa illerinde gerçekleştirdiğimiz “Avrupa – Anadolu Kültürleri Buluşması” benzeri etkinlikler düzenleyemez mi? İktidara hazırlanan 6’lı masanın paydaşları, iktidara geldiklerinde ülkemizin sanattan yoksun kesimleri için yapacaklarını da içeren bir ‘Sanat ve Kültür Politikası’ geliştirmeyi düşünecekler mi?

Kentlerimizin her birinin sanat ve kültür alanında ne denli zengin bir potansiyele sahip olduğunu belirtmeme gerek yok herhalde. Yapılması gereken, bu potansiyeli ortaya koyacak bir takım etkinlikler düzenlemek, o kentin kültürel mirasına sahip çıkmaktır. Bu satırları yazarken, Halk TV’de Serhan Asker’in ‘Görkemli Hatıralar’ programını izliyordum. Bu Cumartesi, İzmir’in en güzel ilçelerinden birinde, Foça’daydı ‘Görkemli Hatıralar’. Programın konuğu yazlarını bu güzel beldede geçiren sevgili arkadaşım, ülkemizin büyük şairi Ataol Behramoğlu idi. Ataol, bu söylediklerimi destekleyen düşüncelerini dile getirdi. Kentlerin aslını koruyarak, bozulmadan değişim geçirebileceğini, Foça’nın bu şanslı kentlerden biri olduğunu vurguladıktan sonra, Foça’lı olan ya da yaşamlarının önemli bir bölümünü Foça’da geçiren sanatçıların isimlerini sıraladı: Avni Arbaş, Ferruh Başağa, Tarık Dursun K., Bahattin Bilgin, Sali Turan gibi değerli ressamlar, Hüseyin Yurttaş, Hidayet Karakuş, Efdal Sevinçli, Hasan Öztoprak gibi önemli yazar ve şairler, Altan ve Vahide Gördüm, Hüsnü Arkan, Engin Günaydın gibi sanatçılar… Yalnızca bu sanatçıların Foça ile bağlarını vurgulamak bile kente özgün bir kimlik kazandırmıyor mu? Her kentimizin, her ilçemizin böyle değerleri var. Onlara sahip çıkmanın, adlarını kentle bütünleştirmenin bin tane yolu var.

***

Yazımın sınırlarına yaklaştım. Yaz aylarında tatil yörelerimizde gerçekleşen sanat etkinliklerinden bir seçki sunarak bitireyim. Gidemesek de, göremesek de bizim olan etkinliklerden… Bodrum’da Caz Festivali, İdil Biret Müzik Festivali bitti ama geçen hafta başlayan Gümüşlük Uluslararası Müzik Festivali Eylül ortasına kadar sürecek; Devlet Opera ve Balesi’nin düzenlediği Uluslararası Bale Festivali de 6 Ağustos’ta İspanyol Aida Gomez Dans Topluluğu’nun “Carmen”i ile başlayıp, 19 Ağustos’ta MDT’nin “Güldestan” balesi ile sonlanacak. Kuşadası’nda başlayan Maffy Caz Günleri de Ağustos sonuna kadar sürecek. Her ne kadar “Gitmesek de, görmesek de” dediysem de, İzmir’deki bazı etkinlikleri kaçırmamaya çalışıyorum.

İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı’nın düzenlediği 35. Uluslararası İzmir Müzik Festivali’nde, unutulmaz “Martha Graham Dans Tiyatrosu” gösterisi ile Almanya’dan Ensemble Sjaella’nın “One Charming Night“ başlıklı tadına doyulmaz dinletisi izleyebildiğim etkinlikler oldu. Devlet Balesi’nin “Frida”sı için yorum yapmamayı tercih edece��im. Festival bu Çarşamba akşamı Çeşme kalesindeki Fado konseri ile sona erecek. İzmirlilerin kaçırmayacağını düşünüyorum.

İstanbul’da İKSV’nin Caz Festivali, Belgesel Film Festivali Documentarist, Kadıköy Belediyesi’nin ‘Çocuk Tiyatro Festivali’ geride kaldı, ama dün başlayan -Devlet Opera ve Balesi’nin düzenlediği- Uluslararası İstanbul Opera Festivali ay sonuna dek devam ediyor. Popüler müzik alanındaki festivaller art arda geliyor, CityFest, Milyon Fest, v.b. Kadıköy Belediyesi Sinematek/Sinema Evi’nin Kalamış’ta düzenlediği ‘Yıldızlar Altında Sinema’ gösterimleri ise Ağustos sonuna dek sürecek. Mersin Uluslararası Müzik Festivali ve Ayvalık’ta belediye bahçesinde, Seyir Derneği’nin düzenlediği ‘Açıkhava Film Geceleri’ tamamlandı, ama aynı kuruluşun düzenleyeceği Ayvalık Film Festivali Eylül’de… Anadolu’nun geri kalanında ise, gençliğe yönelik birkaç müzik festivali, Kapadokya’da ‘Balon Fest’, Sinop’ta ‘Kuzey Fest’ ve ‘Zeytinli Rock Festivali’ ile Alanya Tiyatro Festivali dışında yaprak kımıldamıyor…

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol