birgün

22° AZ BULUTLU

SİYASET 04.07.2020 17:41

Masal, fıkra ve siyaset...

Bizde siyasi gelişmeleri yorumlamak için 'nesnel', 'bilimsel' analizlere artık ihtiyaç kalmadı. Bu alanda ilgi zaten hep azdı; şimdi ise hiç kalmadı.

Bana kalırsa günümüzde masallar ve Nasreddin Hoca fıkraları gidişatı çok daha iyi açıklıyor. Örneğin çocuklara anlatılan Kurt ve Kuzu masalı... Hani aç bir kurt, derede su içen kuzuya yaklaşıp, 'Bak Kuzucuk' demiş, "Sen benim suyumu kirletiyorsun; ben de seni yiyeceğim!”. Kuzunun “Aman Kurt Hazretleri, bu nasıl olur; dere senin tarafından bana doğru akıyor!” demesi de kurdu büsbütün öfkelendirmiş ve şöyle ulumasına yol açmış: “Onu bunu bilmem; ben kararımı verdim! Seni yiyeceğim!”.

İşte son yıllarda hak ve hukuk alanındaki kazanımların birer birer 'yenmesi' de buna benziyor. Galiba artık sık sık duyduğumuz 'yedirmeyiz!' lafı da siyaset diline böyle girdi.

Oysa garip şekilde bu söz de daha çok Reis’in yetkilerini koruma ve artırma amacıyla kullanılıyor! Ve bu koşullarda da yiyen yiyor; rejim de 'Ulu Hakan'ın istibdadına doğru yol alıyor. Üstelik muhalefet cephesi de oklarının önemli bir kısmını kendi içindeki hasımlarına çevirmiş, bu gidişata yardımcı oluyor!

O halde ne yapmalı?

Artık 'düşünce özgürlüğü', 'demokrasi cephesi' gibi büyük (!) lafların zamanı geçti. Sadece 'sağduyu' sahibi olmak, bazı durumlarda seçim yapmayı kolaylaştırıyor. Tıpkı bir Nasreddin Hoca fıkrasında olduğu gibi...

Hani Hoca’nın önüne iki şarap fıçısı koymuşlar ve “Hoca, biz seçemiyoruz; ne olursun bize yardımcı ol, hangisi daha lezzetli?” diye sormuşlar. O da birinden bir yudum almış ve hemen öbür fıçıyı göstererek "Budur!” demiş. Kendisine "Nasıl olur Hoca? Öbürünü tatmadın bile!” diyenlere de “Bundan kötüsü olmaz!” yanıtını vermiş...

Korkarım biz de siyasette hızla böyle bir seçime doğru yaklaşıyoruz.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız