birgün

13° KISA SÜRELİ HAFİF YOĞUNLUKLU YAĞMUR

author

Susurluk ekibini yeniden toplamış

Ziya Bandırmalıoğlu’nun eski özel harekâtçılardan bir ekip kurduğu öne sürülüyor. 90’lara benzeyen atmosferin yelkenlerini dolduracağını düşünmüş olmalı. Ama suç örgütlerinin güçlendiği süreç bir marinada sonu oldu.

GÜNCEL 27.12.2021 07:38
Susurluk ekibini yeniden toplamış
Abone Ol google-news

Ziya Bandırmalıoğlu (61) ve onun gibi eski özel harekât polisi olan Şahin Aslan, 20 Aralık akşamı, İstanbul’da Kalamış Marina’daki Develi Balık Lokantası’nda çıkan çatışmada öldü. Sedat Peker ifşaları, eski MİT’çi Mehmet Eymür itiraflarından sonra bir kez daha 90’lardaki çete düzeninin aynı aktörlerle devam ettiğini gördük.

İçişleri Bakanı Mehmet Ağar ve Korkut Eken’in yönettiği Susurluk Çetesi’nin polis kimlikli tetikçilerinden biriydi Ziya Bandırmalıoğlu. İddiaya göre; Özel Harekât Daire Başkanı İbrahim Şahin’in yönettiği infaz timinde Bandırmalıoğlu’nun yanı sıra Ayhan Çarkın, Ayhan Akça, Alper Tekdemir, Enver Ulu, Oğuz Yorulmaz, Ercan Ersoy gibi çok sayıda polis vardı. Cinayetler işlenirken Ziya Bandırmalıoğlu kalabalık bir ekiple Harekât ediyordu. Ekibin büyük kısmı karanlıkta kaldı. Adı gündeme gelmeyen özel harekâtçılardan biri; Şahin Aslan’dı ve emekli olana kadar görevine devam etti.

YENİDEN 90’LARIN KARANLIĞI

Eski polis Ziya Bandırmalıoğlu, 2000’li yıllarda yeraltı dünyasında işlerini sürdürdü. Ülkücü mafya grupları tarafından kollanıyordu.

Bu sırada…

90’ların karanlığı AKP’nin içinde yeniden yeşerdi. Mehmet Ağar’ın oğlu AKP’de milletvekili, Tansu Çiller mitinglerin baş konuğuydu. Sedat Peker tasfiye edileceğini anlayınca yurtdışına kaçmıştı. Eski özel harekâtçılar, Cumhur İttifakı’nın milliyetçi rüzgârlarıyla yelkenlerini şişirme hayallerine kapıldı.

İddiaya göre; Ziya Bandırmalıoğlu ve Şahin Aslan, 2021 yılının başında eski özel harekâtçıları bir araya getirip yeraltı dünyasında bir güce dönüşmenin planını yaptı. 10 eski özel harekâtçıyı çevresinde topladığı öne sürülüyordu. Ancak 20 Aralık gecesi Kalamış’taki lüks lokantanın VIP bölümünde patlayan silahlarla planları suya düştü.

MEGA YAT İÇİN DEVREDEYDİ

İddiaya göre; Ziya Bandırmalıoğlu ve eski özel harekâtçılardan oluşan ekibin en önemli işi; mega yat tahsilatıydı.

Geçen hafta Ziya Bandırmalıoğlu ve Şahin Aslan’ın öldüğü, 4 kişinin yaralandığı çatışmanın mega yatın satışındaki anlaşmazlık nedeniyle çıktığının iddia edildiğini yazmıştım. Hüseyin Rüştü Altunbaş’ın ölümünden sonra ‘Egeria’ isimli mega yat çocuklarına miras kaldı. Rüştü Altunbaş’ın ikinci eşinden oğlu Volkan Altunbaş bu yatı, Peker Holding’in sahibi Hasan Peker’in İstanbul Ataköy’deki Nef 22 projesinde bulunan 8 dükkânıyla takas etmişti. Tekneye bedel olarak 25 milyon dolar değer biçilmiş ancak proje yıllar sonra bittiğinde 8 dükkânın değeri bedelin çok altında kalmış ve anlaşmazlık çıkmıştı.

Ziya Bandırmalıoğlu’nun bu anlaşmazlık nedeniyle devreye girdiği ve o gece çatışmanın bu nedenle çıktığı öne sürülmüştü.

YALANLADILAR: YARGIDA ÇÖZERİZ

Taraflar haberi yalanladı.

Odatv’ye konuşan Erkal Altunbaş, Ziya Bandırmalıoğlu ve Şahin Aslan ile çok eskiden beri dostluğu olduğunu belirtti ve “Bizim bir sorunumuz varsa savcılığa gideriz. Dağ başımı burası. Sorun neyse savcılık, devlet gereğini yapar. Kardeşim yatın satışını yaptı ve şu an durum mahkemelik. Bizim miras davamız var. Zaten Peker Holding’i şikâyet ettik. Olay adliyede, savcılık aşamasında” dedi. Volkan Altunbaş da “Ziya bey ağabeyim gibiydi. Hiçbir ticari bağımız yoktur. Diğer şahısları ne görmüşüm ne de tanımışım” diye konuştu. Hasan Peker’in avukatı da yaptığı açıklamada “Müvekkilim Hasan Peker saygın bir iş insanı olup haberdeki silahlı çatışmanın taraflarını hiçbir şekilde tanımamaktadır. Haberdeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır” denildi.

DÖRT DÜKKÂNI SEDAT ŞAHİN’E SATTI

Peki; mega yat ile ilgili süreçteki diğer iddialar neler?

Volkan Altunbaş’ın babasının ölümünden sonra 2015 yılında diğer kardeşlerinden habersiz mega yatı, Hasan Peker’in dükkanlarıyla takas ettiği öne sürülüyor. Bu nedenle Volkan Altunbaş, ağabeyi Erkal Altunbaş ve kız kardeşi miras davasında karşı karşıya geldi.

Volkan Altunbaş bu sırada 4 dükkânı şu an cezaevinde olan suç örgütü lideri Sedat Şahin’e 10 milyon dolarlık senet karşılığı devretti.

Diğer kardeşler, mega yatın satışına tedbir kararı aldırmıştı. Yargı kararına göre; yatın bağlanması gerekiyordu. Ancak Hasan Peker ‘Egeria’ yatını yurtdışına çıkarttı.

Hasan Peker’in Ataköy’deki arazisi karşılığında yüzde 50 ortak olduğu proje yıllar sonra tamamlandı.

İddiaya göre; dükkanların değeri yata biçilen 25 milyon dolardan çok aşağıda kaldı.

2021 yılında Volkan Altunbaş ile ağabeyi Erkal Altunbaş birlikte Harekât etmeye başladı. Hasan Peker ve projenin satışını yapan Salih Yiğiner’den zararlarının karşılamasını istediler. Ancak ticaretten 7 yıl sonra dönülmeyeceği yanıtını aldılar.

SUÇ DUYURUSUNDA YER ALAN İSİMLER

Bu gerilim 2021’de suç duyurusuna dönüştü. Altunbaşların şikâyet dilekçesinde dolandırıldıkları öne sürülüyor. 22 Eylül 2021 tarihli dilekçede şüpheli olarak ilk sırada Peker Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ. var. Satışları yapan Timur Gayrimenkul Şirketi’nden de şikâyetçiler. Hasan Peker, oğlu Fatih Peker, 8 dükkânın satışını yapan Salih Yiğiner ve Sedat Şahin’in arasında olduğu 15 isimden şikâyetçi oldular. Sedat Şahin, dükkanları senet karşılığı aldıktan bir süre sonra tutuklanmıştı.

Altunbaşların şikâyet dilekçesinde “Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve nitelikli dolandırıcılık” suçunun işlendiği savunuluyor.

Dilekçede Egeria mega yata karşılık Nef 22’deki 8 dükkânın alımıyla ilgili satış vaadi sözleşmesi imzalandığı anlatıldı. Bu sözleşmede 8 dükkânın değeri 25 milyon 721 bin 100 dolar olarak yazılmıştı. Şikâyette ayrıca 5 dükkânın sözleşmedekinden 1.504 metrekare daha küçük olduğu savunuldu. “11 milyon dolar dolandırıldık” denildi.

Altunbaşların şikâyetinde mega yatın yurt dışına kaçırıldığı sırasıyla Majestic Wonder, Lord Of The Seas son olarak da Queen Mare ismi verildiği anlatılıyor.
Hasan Peker’in avukatlarının da hukuki süreç başlattıklarını biliyoruz ancak bu konuda detaylara sahip değiliz.

Peki hukuki süreç devam ederken yeraltı dünyasında hangi hamleler yapılıyordu?

İddialara göre; Sedat Şahin grubu dahil aracılık için devreye girenler oldu. Tabii ki bu gruplar hatır için bu işi yapmıyordu. İşin çözülmesi halinde milyonlarca dolar alacaklardı. Ancak görüşmelerden sonuç çıkmamıştı.
Ziya Bandırmalıoğlu’nun bu olayla ilgisi nedir?

Altunbaş ailesinin yalanladığını akılda tutarak iddiaları aktaralım:

Ziya Bandırmalıoğlu eski özel harekâtçılardan ekibini oluşturduktan sonra eski arkadaşı olan Erkal Altunbaş’a mega yat olayını çözeceğini vaat etti. Karşılığında diğer gruplara göre çok az pay istemişti, 2 milyon dolar alacaktı. Haziran 2021’de yoğun baskıya başladılar. İlk hedefleri dükkanların satışını yapan Salih Yiğiner oldu. Tehditler çok ciddi seviyelere ulaşmıştı. Ardından yurtdışında yaşayan Hasan Peker’in oğlu Fatih Peker ile görüşmek istediler. Fatih Peker kabul etmedi ve onu da tehdit ettiler.

45 YAŞINDA 24 YIL HAPİS YATTI

Bir iddiaya göre; İstanbul’da Karadenizli çok kalabalık bir aile olan Çakıroğlu grubu da mega yat olayı ile ilgilenmeye başlamıştı. Çakıroğlu ailesi daha önce suç örgütü soruşturmalarına konu olmuştu. Mart 2020’de yapılan bir operasyonda kentsel dönüşüm bölgelerinde anlaşmazlık yaşayan kişiler arasında mahkeme kurdukları iddia edilmişti. Kusurlu buldukları kişilere para cezası kesip tehdit etmekle suçlanmışlardı.

Fuat Çakıroğlu, ailenin liderlerindendi. Geçmişte çok sayıda cinayetle suçlanmıştı. 45 yaşındaki Fuat Çakıroğlu 24 yıl hapis yatmıştı. Son infaz düzenlemeleriyle cezaevinden çıkmıştı. Kalamış’taki Develi Balık’ın üst katındaki VIP bölümünde vakit geçiriyor, görüşmelerini yapıyordu.

OLAY GÜNÜ NELER OLDU?

Ziya Bandırmalıoğlu ve Şahin Aslan, olay günü yani 20 Aralık 2021 akşamı Rumelihisarı’nda Erkal Altunbaş’a ait bir mekanda içki içiyordu. Aynı saatlerde Develi Balık’ta Fuat Çakıroğlu’nun yanında cezaevi arkadaşı Diyarbakırlı Caner Koç vardı. Caner Koç, Ziya Bandırmalıoğlu’nu da tanıyordu. Ziya Bandırmalıoğlu ve Şahin Aslan geç saatlerde Develi Balık’a geldiler. Yanlarında Erkal Altunbaş’ın kayınbiraderi Mert B. de vardı. Birlikte içki içtiler. Gerilim çıktı, hatta Ziya Bandırmalıoğlu elini silahına attı. Sakinleştirildi.

DHA’nın haberine göre; Mert B. ifadesinde, Rumelihisarı’ndaki kafede otururken Caner Koç’un aradığını ve Ziya Bandırmalıoğlu’nu Develi Balık’a davet ettiğini öne sürdü. Kendisinin sadece şoförlük yaptığını anlatan Mert B. “Fuat Çakıroğlu’nun Ziya Bandırmalıoğlu ve Şahin Aslan’a hakaret etmesi nedeniyle gerginlik çıktı. Bandırmalıoğlu elini silahına götürdüğü anda ben kaçtım” dedi.

GAYRİMENKUL SATIŞI İDDİASI

DHA haberinde Volkan Altunbaş’ın ifadesi de yer aldı. Volkan Altunbaş, çatışmanın bir gayrimenkul satışı nedeniyle çıktığını öne sürdü. Çakıroğlu’nun bir inşaat işi nedeniyle alacağı olduğunu iddia ettiği İsmail A.’ya ulaşamayınca kendisiyle temas kurduğunu anlattı ve şöyle dedi: “İsmail A.’nın borcu olduğuna dair hiçbir belge sunmadılar. Restorana çağırıp borcu benim ödememi istediler.”

Çakıroğlu ailesinin yaptığı ‘milliyetçilik ve ülkücülük’ vurgusu yoğun açıklamaya göre; Ziya Bandırmalıoğlu ve Şahin Aslan saldırmak için lokantaya gelmişti. Açıklamada “Şanlı Özel Harekât Polis Teşkilatı’mızın adını lekeleyen bu şuursuzlar, Çakıroğlu ailesine çift silah ile sanki düşmana sıkar gibi, operasyona gider gibi mermi ağızda gelmeleri ayrı bir muammadır…” denildi.

Ziya Bandırmalıoğlu ve Şahin Aslan’ın öldüğü çatışmanın nedeni mega yat mı yoksa gayrimenkul satışındaki anlaşmazlık mı? Ya da masada alkolün etkisiyle çıkan tartışmadan mı ibaret? Kesin bir yanıtımız yok, iddialar var.

Ancak en son adı Queen Mare olan mega yat konusunda yeraltı dünyasında da büyük gerilimler yaşandığına şüphe yok.

Türkiye’nin 90’ların karanlığına çok benzer bir süreç yaşandığı da kesin bilgi…

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol