Google Play Store
App Store

Yazı dizisinin ilk bölümünde Jovan Vukotiç’i, düşmanı Kavac Çetesi ile Türkiye’deki mafya gruplarının nasıl adım adım takip ederek öldürdüğünü anlatmıştık. Dizinin ikinci ve son bölümüyle devam ediyoruz. Vukotiç Cinayeti iddianamesinde, Sırp Çeteleri’nin Türkiye’de çok rahat hareket ettikleri gözler önüne seriliyor.

SÜLEYMAN SOYLU ÖVÜNMÜŞTÜ

Sedat Peker’in ifşalarından sonra TRT’de özel yayına çıkan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Jovan Vukotiç’in 2018’de Antalya’da yakalanarak Sırbistan’a iade edilmesiyle övünmüştü. Devletlerin korktuğu çete liderini paketlediklerini anlatmıştı. Ancak iddianameye göre; Interpol tarafından Kırmızı Bülten’le aranan Vukotiç, 2 Ekim 2021 günü İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na inen uçakla Türkiye’ye geri dönmüştü. ‘Predrag Popoviç’ adına düzenlenmiş sahte pasaport taşıyan yolcu elini kolunu sallayarak ülkeye girdi. İstanbul’dan suç örgütünü yönetiyordu ve Kavac suç örgütünün liderlerine öldürücü darbeyi indirmenin peşindeydi. Bu sırada ‘Predrag Popoviç’ adına düzenlenmiş oturum iznini kendi fotoğrafını yapıştırarak kullandığı öne sürüldü.

GAYRİMENKULLERİ VARDI

Şoförü Emre Karaağaç ise ifadesinde şöyle dedi:

“Bana oturum izni alacağını söyledi. Ben evraklarıyla ilgilendim. Daha sonra da oturum izni alındı. Bu işlemler Predrag Popoviç adına yapıldı.”

Emre Karaağaç ayrıca Vukotiç’in İstanbul’da gayrimenkulleri olduğunu da anlattı: “Kendisinin gayrimenkulleri olduğunu söyledi ve bunları kiralamak için yardım istedi. Şişli Bomonti’de Sinpaş’ta 5. katta bulunan bir daireyi kiralamak istedi ama ben kiracı bulamadım. Kendisi kiracı buldu. Bu dairenin eşyalarının getirip götürülmesinde yardımcı oldum. Kalan beyaz eşya alım satım işlerini birlikte yaptık. Kendisi adına pazarlık yaptık.”

Vukotiç’in İstanbul’da farklı evler kullandığı da Emre Karaağaç’ın ifadesinden anlaşılıyor:

“Sinpaş Queen isimli yerde Anastasia isimli bir bayan şahıs ile Jovan VUKOTİC isimli şahsın ilişkisi olduğunu biliyorum. Jovan VUKOTİC’in Beşiktaş Ulus’ta Metehan Sokak’ta ikameti olduğunu biliyorum. Ayrıca ‘Yanina’ isimli Rus uyruklu başka bir bayanla arkadaşlık ilişkisi olduğunu biliyorum. Yine Lübnan uyruklu ismini bilmediğim bir bayan ile ilişkisi olduğunu Ulus’ta bulunan ikamette görüştüğünü, Nişantaşı’nda bir otelde olduğunu biliyorum. Ayrıca telefonumda T.Ş. olarak kayıtlı olan Arnavut asıllı Türkçe ve Rusça bilen şahıs ile ikamet tezkeresi almak için Kartal ilçesine gitmiştik. Bu şahsın haricinde İsviçre uyruklu Boyan isimli bir şahıs ile görüşmeleri vardı, bu şahıs benim üzerime Mercedes Vito marka araç aldılar. Bu aracı almak için 1 milyon 175 bin TL verdiler."

Yani Süleyman Soylu’nun paket etmekle övündüğü Vukotiç, İstanbul’da çok sayıda gayrimenkul sahibiydi, bunları kiralıyor ya da satıyordu. Ayrıca farklı evlerinde vakit geçiriyor, araçlar satın alıyordu.

2018’DE YAKALANMASA ÖLDÜRÜLECEKTİ

Onu öldürmek için İstanbul’a gelen Kavac Çetesi’nin liderlerinin de hayatı farklı değildi. Ellerini kollarını sallayarak Türkiye’de seyahatler yapıyorlardı. Çete lideri, ‘Sarı’ lakaplı Radoje Zivkoviç, kendi adıyla 3 Temmuz 2018 ile 4 Eylül 2018 tarihleri arasında Antalya’daki lüks otellerde kalmıştı. Bu tarihte Vukotiç de Antalya’daydı ve 10 Eylül 2018 tarihinde yakalanarak Sırbistan’a iade edilmişti. Yakalanmasa Kavac Çetesi ona çok yaklaşmıştı ve öldürülecekti. ‘Sarı’ Kasım 2018’de ise İstanbul’daki otellerde kalmıştı.

25 Ocak 2020 tarihinde ise Kırklareli Dereköy Sınır Kapısı’ndan ‘Mustafa Pojukov’ adıyla Türkiye’ye girdi. 24 Temmuz 2021’de ise ‘Andrej Joviç’ sahte pasaportuyla Sabiha Gökçen Havalimanı’na inen bir uçaktaydı. Hiçbir konaklama kaydı ve çıkış bilgisi bulunmadı. Sadece 2 Eylül 2021’de İstanbul Havalimanı’ndan Antalya’ya uçuş bilgisi vardı.

KAVACLAR DA OTURMA İZNİ ALMAK İSTEMİŞ

Onun Türkiye’deki işlerini organize eden ve bir holdingde yönetim kurulu üyesi olan Asiye Yüksel’in cep telefonunda Radoje Zivkoviç ve Milan Vujotiç’in vesikalıklarının fotoğrafları bulundu. Asiye Yüksel ifadesinde bu vesikalıklarla ilgili “Ben Radoje Zivkoviç’i ‘Mario’ adıyla tanıyordum. Hem Mario hem de arkadaşı oturum izni almak için uğraşıyordu. Fakat avukat beceremedi” dedi. Yani Kavac Çetesi’nin liderleri de oturum izni almak için uğraşacak kadar rahattı. Asiye Yüksel’in telefonundan Vukotiç’in öldürüldüğü aracın fotoğrafları da çıkmıştı. Bu konuda ise şöyle savunma yaptı: “Mario’yu 5 yıldır tanıyorum. 3 kez telefonumu kullanması için verdim. Mario bir gece eğlenceden dönerken takside kendi telefonunu düşürdüğünü söyledi. Bu nedenle telefonumu ona verdim, 1-2 gün kullandı.”

Kavac Çetesi liderlerinin de İstanbul’da kendilerini güvende hissettiğine şüphe yok. Hatta cinayet öncesinde Türkiye’yi terk etmemiş olmaları yakalanmayacaklarından çok emin olduklarını ortaya koyuyor.