birgün

18° AÇIK

Cin görirem, korkmirem!

KÜLTÜR SANAT 18.04.2022 04:00
Abone Ol google-news

Artık söylentiden ibaret olmadığı biliniyor: Devlet başkanının çıkar gruplarıyla çok yakın ilişkileri var. Ülkenin kaynaklarını birlikte yönlendiriyor, her geçen gün servetlerine servet katıyorlar. Başkanın tuhaf ilişkilerini gündeme getiren haberciler ve medya kuruluşları birer birer susturuluyor. Bunların sonuncusu, her gece 23:00-24:00 arası yayımlanan “Geceyarısına 60 Dakika” adlı bir televizyon programı. 2020 tarihli Arjantin filmi Historia de lo Oculto (Kara Büyünün Tarihi), bu programın o gece canlı yayınlanacak son bölümünün etrafında gelişiyor.


Programın bu son bölümünde Senatör Matias Linares, yazar ve sosyolog Daniel Aguilar ve ülkenin en büyük firması olan Kingdom Corporate’in (Krallık Şirketi) yöneticisi Adrian Marcato canlı yayına çıkıp Başkan Belasco ve ekibinin iktidarına dair konuşacaktır. Programı hazırlayan gazetecilerin amacı, bir cesedin üstünden çıkan not defterindeki isimlerin nasıl bir ilişki içinde olduğunu açıklamak, böylece savcılığın Belasco ve yandaşları konusunda harekete geçmesini sağlamaktır.

Adrian Marcato, Başkan Belasco’nun iktidara geliş sürecini ve bundan sonra olacakları anlatırken dehşetengiz şeyler söyler. Buna göre Marcato, 7 yaşındayken büyükannesi tarafından bir cadı tarikatına üye yapılmış, okulda tanıştığı Belasco ve diğer arkadaşlarıyla kara büyüler yaparak Kingdom’ı kurmuş, sonra Belasco’yu devletin başına geçirmiştir. Programın sunucusu Alfredo, son dakikalarda yaptığı toparlama konuşmasında önündeki notlara bakarak ülkenin yakın tarihini şöyle özetler: “Başkan Belasco ve yandaşları, kara büyü yaparak, muhaliflerini öldürerek, politikacılara şantaj yaparak ve karşılarına çıkan herkesi yok ederek iktidara geldi.”

Nihayet anlarız ki, ülkenin gömüldüğü ekonomik ve politik karanlığa rağmen Belasco’nun iktidarda kalabilmesinin nedeni, kara büyü yöntemleriyle halkın belleğinin silinmesi, yaşananların hiç olmamış gibi gösterilmesidir. Daha ilginç olanı, toplumun bilişsel düzeyde belli bir zaman dilimine mahkûm edilmesidir.
Sadece üç ana mekânda geçen (stüdyo, programı hazırlayanların toplandığı ev, Buenos Aires’in bazı sokakları) Historia de lo Oculto, düşük bütçesine rağmen şaşırtıcı derecede iyi bir kamera ve kurgu çalışması üstünde yükselen çok iyi bir politik korku filmi. Senarist/yönetmen Cristian Ponce’un bize çok tanıdık gelen bir şaşkınlık yaşadığı anlaşılıyor: “Bunca olumsuzluğa rağmen, tüm bunların sorumluları nasıl hâlâ iktidarda olabiliyor?!”

Toplumsal gerçekliği açıklamak için kara büyü ve cadılığa başvurmak işin metaforik boyutunu oluşturuyor tabii. Kapitalizmin hiç de doğaüstü yanları yok; 19. yüzyılın ortalarından itibaren, başta Kapital olmak üzere, kapitalizmin nasıl işlediğine dair çok sayıda rasyonel çözümleme yapıldı. Ama her şeyin oyuna dönüştürüldüğü tuhaf bir dönemdeyiz. Ponce da doğaüstüne bu saçmalığın rasyonel açıklamasını yapmakta zorlandığı için değil, Kafkaesk bir atmosferde olayların akıldışılığını aşırılaştırarak vurgulamak için başvuruyor.

Aslında filmde, Orwell’ın 1984’ündeki ‘Gerçek Bakanlığı’nın bir alternatif versiyonunu görüyoruz. Gerçek Bakanlığı, Büyük Ağabey’in söylediği şekilde gelişmeyen olay ve gerçekleşmeyen vaatlerin arşivlerden silinmesi -güncellenmesi!- işini yapıyordu. Bu anlatıdaysa, büyücüler halkın her şeyi unutmasını, böylece her şeyi yeniden yaşamasını sağlıyor.

Filmin öyküsünün ne yazık ki epey küresel bir karakteri var, dünyanın pek çok ülkesine uyarlamak mümkün. Örneğin bir Ortadoğu ülkesinde, imam-hatip okulu mezunu bir grubun cinlerle anlaşıp halkın gözünü gerçeklere kapamasını sağladığına dair bir film yapılabilir herhalde… Anlatılanın bizzat kendi hikâyesi olduğunu görenlerin “Cinlermiş! Hadi ordan!” deme olasılığı epey yüksek.

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun