İşçinin ücretinden yargı kararı olmaksızın kesinti yapılmaz
Birgün Birgün Birgün Birgün
SORU: Özel bir şirkette aktif satış görevlisi olarak çalışmaktayım. Geçen ay bir ihalede yaptığım bir hata sonucu bir cihazı yaklaşık 4 bin 500 TL zararla vermek zorunda kalıyoruz. Bu ihalede kâr ederek sattığımız ürünler de var tabii; ama sanırım zararı tam olarak karşılamıyor. Bu zararımız hesaplanarak bu paranın benden kesilmesi sağlanacak. Bütün bir yıl boyunca […]

SORU: Özel bir şirkette aktif satış görevlisi olarak çalışmaktayım. Geçen ay bir ihalede yaptığım bir hata sonucu bir cihazı yaklaşık 4 bin 500 TL zararla vermek zorunda kalıyoruz. Bu ihalede kâr ederek sattığımız ürünler de var tabii; ama sanırım zararı tam olarak karşılamıyor. Bu zararımız hesaplanarak bu paranın benden kesilmesi sağlanacak. Bütün bir yıl boyunca yaptığımız kârlı satışlar göz önüne alınmıyor tabii. Eğer bu sebepten dolayı maaştan kesinti yapılırsa tazminat hakkı elde eder miyim?

CEVAP: Öncelikle belirtmeliyiz ki işçinin ücreti onun tek geçim kaynağı olduğundan yasalar çerçevesinde korunmaktadır. İşçinin ücretinin korunması ilkesi çerçevesinde işveren sadece işçinin kasten verdiği zararlardan (bu durumun yargı kararıyla sabit olması gerekir) dolayı işçinin ücretinden kesinti yapabilir. Bu nedenle sizin işvereninizin ortada bir yargı kararı olmaksızın ücretinizden kesinti yapması size iş sözleşmenizi haklı fesih nedeni doğurur.

Ancak İş Kanunu’nun 25/2. maddesinde işverene haklı nedenle (tazminatsız) fesih hakkı sağlayan haller arasında işçinin işverene 30 günlük ücretini aşacak ölçüde bir zarar vermesi de yer almaktadır. Yani işverenin, sizin kendisine 30 günlük ücretinizle karşılayamayacağınız ölçüde bir zarar verdiğiniz gerekçesiyle iş sözleşmenizi haklı nedene dayanarak sona erdirmesi de mümkündür. Elbette ki bunun gerçekleşmesi için olayda yine kasıt veya savsama (ihmal) aranmaktadır.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız