birgün

12° KISA SÜRELİ HAFİF YOĞUNLUKLU YAĞMUR

KÜLTÜR SANAT 10.08.2021 04:00

İyi komedyen mi, iyi oyuncu mu?

Tamam, iyi bir oyuncu için dram-komedi fark etmez ama, “Blackadder”la tanıyıp sevdiğim, “Mr Bean” ve “Johnny English” ile de araya mesafe koyduğum abartılı komedyen Rowan Atkinson gerçekten de iyi bir oyuncu muydu acaba?

İyi komedyen mi, iyi oyuncu mu?

Atkinson’la Maigret’nin yolları çoktan ayrıldı. Eğer ITV’nin, başrolünde İngiliz sinemasının abartıyı seven komedyeni Rowan Atkinson’ın oynadığı dört Maigret TV filmini izlemediyseniz, “İsabet olmuş,” diye düşünebilirsiniz. Şahsen ben Simenon’un emsalsiz müfettişini Atkinson’ın oynayacağını öğrenince “Yok artık!” diye düşünmüştüm. Polisiye de severim, maceralarını Türkçe’ye çevirenler arasında usta yazarların da bulunduğu Georges Simenon romanlarını da. Tamam, iyi bir oyuncu için dram-komedi fark etmez ama, “Blackadder”la tanıyıp sevdiğim, “Mr Bean” ve “Johnny English” ile de araya mesafe koyduğum abartılı komedyen Rowan Atkinson gerçekten de iyi bir oyuncu muydu acaba?

Öyleymiş. Üstelik, kendine işi ve karısından ibaret bir dünya yaratan Başmüfettiş Jules Maigret de, İngiliz aktör için biçilmiş kaftanmış sanki. Ağzında, Maigret’yi oynamada “olmazsa olmaz” olduğunu söylediği piposu, başında fötr şapkası, takım elbisesiyle Budapeşte’de yeniden yaratılmış olan 1950’ler Paris’inde Monmartre’da dört kadının katilini arıyor. Zorlu savaş geride kalmış, ama bu sefer de karşılarında Monmartre’ı mekân edinmiş karanlık kişiler var.

***

Maigret karakterini ekrana hayran olunacak bir performansla taşıyan Atkinson, önce oynamak istemediği Fransız Başmüfettiş konusunda neden karar değiştirdiğini şöyle anlatıyor:

“Çok sıradan bir adam olduğu için evet dedim. Genelde benim sıradan adamları pek de oynamadığım söylenebilir. Hayli tuhaf adamları, eksantrik olanları ya da hayata karşı kendine özgü bir duruşu olanları oynama eğilimindeyim ben.” Doğrusu, işin altından alnının akıyla kalktı da.

Ne var ki, 28 Mart 2016’da yayınlanmaya başlayan, iki seri ve toplam dört bölümden oluşan Maigret dizisi, yapımcı ITV tarafından 2018’de noktalandı. Ancak Simenon’un yayın haklarını elinde bulunduran Georges Simenon Limited’in direktörü olan oğlu John Simenon, Haziran ayında yazarın eserlerinin 2022’den itibaren sürekli bir dizi olarak devam edeceğini açıkladı. Yapımcısı ise “All Creatures Great and Small”, “Wolf Hall”, “Howards End” ve “Küçük Kadınlar / Little Women”la tanıdığımız Playground olacak.

Ancak, Maigret’de Rowan Atkinson olmayacak. Aktörün bu rolde çok başarılı olduğu, sıradan insanları da oynayabildiğini kanıtladığı düşünülürse, çok şaşırdığımı söyleyebilirim. Niye acaba? Atkinson çok mu para istedi? Mr. Bean ve Johnny English hayranları onu bu rollerde mi özledi? Yoksa geniş kapsamlı bir uyarlama açıklaması mı anlaşmazlığa yol açtı. Georges Simenon da malumunuz, 75 Maigret romanı ve 28 Maigret hikâyesi yazmıştı.

Belki de araba merakıyla ve nadir araba koleksiyonuyla tanınan Rowan Atkinson, oynadığı bölümlerde ona 1950’lerin muhteşem arabalarını kullanma izni verilmediği için küsmüştür. Ama Atkinson ile John Simenon daha en başta Maigret’nin asla yapmayacağı tek şeyin araba kullanmak olduğu üzerinde anlaşmaya varmışlardı.

***

Yeni yapımda, Maigret’yi oynamış deneyimli bir aktörü de bu karakterde izleyebiliriz. 1990’ların başlarında gene ITV’nin yapımcısı olduğu Maigret dizisinde Başmüfettişi iki sezon Michael Gambon oynamıştı. Eski Maigret’ler arasında, Gambon ile bir başka karakteri, Harry Potter’ın Albus Dumbledore’unu paylaşmış olan Richard Harris de vardı ama, hatırlarsanız Gambon’un Dumbledore’u oynamasının nedeni, daha önce bu karakterdeki başarılı performansıyla çok sevilen Richard Harris’in 2002’de, yetmiş iki yılında ölmesiydi.

Abartılı komedi karakterleriyle tanınırken farklı bir rol üstlenen (örneğin kötü adam) aktörlerden biri de, Jim Carrey’dir. İzleyiciler bu değişiklikten hoşlanmadı. Ama yakın zamanda da bir örneğimiz oldu. Bütün Dr. Who’larını izlediğim aynı adlı BBC dizisinde en az sevdiklerimden biri, komedyenlik anlayışını benimsemediğim Matt Smith’ti. “The Crown”da Edinburgh Dükü Prens Philip’i oynayacağını duyunca, bir kez daha “Yok artık!” demiştim. Smith bu rolde hakkıyla Emmy adayı oldu.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol