birgün

33° AÇIK

SİYASET 09.07.2021 06:55
author

Kamusal varlıklarımızı savunalım

Son zamanlarda ülkemizin en fazla takip edilen yayınlarından birisi Resmi Gazete haline geldi. Kanun ve yönetmeliklerin anlaşılması güç sıkıcı diliyle hiç işi olmayacak gencecik çocuklar bile, gece yarılarına kadar Resmi Gazete sayfasının yenilenmesini bekliyor.

Bundan tam 3 yıl önce her derdimize derman gibi sunulan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin öngörülemez, sürprizli doğası hepimizin hayatına Resmi Gazete vasıtasıyla temas ediyor. Resmi Gazete, Cumhurbaşkanının sözünün ve iradesinin kanuna ve gerçeğe dönüştüğü sihirli bir küre haline dönüştü.
Erdoğan bir gece karar veriyor, Üniversitelerimizin rektörleri değişiyor. Erdoğan bir gece karar veriyor, Merkez Bankası Başkanı değişiyor. Erdoğan bir gece karar veriyor, bakanlar değişiyor. Erdoğan bir gece karar veriyor, uluslararası sözleşmelerden çekiliyoruz. Ve bütün bunları tartışarak, uzlaşarak, ikna edilerek değil, Resmi Gazete sitesinde yayınlanarak olup bitiveriyor.


Resmi Gazete’nin en merakla beklendiği, sitenin en fazla tık aldığı zaman dilimleri ise piyasanın kapalı olduğu günlerin geceleri oluyor. Geçtiğimiz hafta sonu, “bakalım bu hafta görevinden kim affedilecek” diye Resmi Gazete bekleyenler, önce Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi’nin özelleştirme kapsamına alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararı’nı, ertesi gün de Makina Kimya Endüstrisi Kurumu’nun Anonim Şirkete dönüştürülmesine ilişkin kanun ile karşılaştılar.

Sosyal medyadaki etkisi sınırlı olsa da her iki gelişme de ülkemizin geleceği açısından çok büyük önem taşıyor.

TEİAŞ’IN BUGÜNÜ, MKE’NİN YARINI

Temelleri Fatih Sultan Mehmet’in kurduğu Top Dökümhanelerine kadar dayanan ve 19. Yüzyılın başından itibaren kurumsal bir kimliğe bürünen bir askeri geleneğin devamı olan Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKE) bugünkü hukuki ve kurumsal yapısına 1950 yılında kavuşmuştur.

Ülkede ihtiyaç duyulan çeşitli silah, mühimmat, patlayıcı madde, makina, teçhizat ve malzemelerini ekonomik bir şekilde üretmek ve pazarlamak kurumun temel kuruluş amacıdır. Bu amaçla ülkenin farklı yerlerindeki askeri-mühimmat fabrikaları MKE altında ortak bir sanayi kuruluşu haline dönüştürülmüştür.
MKE’nin oluşturduğu sanayi altyapısı ve yetiştirdiği insan gücü, ülkemizde özellikle, makine, otomotiv, motor alanında pek çok sanayi kuruluşunun ortaya çıkmasında da önemli bir katkı sağlamıştır. AKP’nin 16 Haziran’da TBMM’ye sunduğu ve 15 gün içinde meclisten çıkardığı kanun ile MKE Anonim Şirkete dönüştürüldü. Bu değişiklikle kurumun tabi olduğu kanunlar, denetim mekanizmaları ve hukuki statüsü tümüyle farklılaştı. Kurumun özelleştirilmesi yolunda büyük bir adım atıldı.

Bugün MKE’nin yüz yüze geldiği bu dönüşüm, bundan tam 20 yıl önce Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi’nde yaşanmıştı. 1994 yılına kadar ülkemizdeki elektriğin üretim, iletim ve dağıtımından sorumlu devlet kurumu olan Türkiye Elektrik Kurumu (TEK), 1994 yılında tasfiye edilerek önce Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) ve Türkiye Elektrik Üretim İletim A.Ş. (TEAŞ) kuruldu. Ardından da 2001 yılında TEAŞ parçalanarak, Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ), Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) ve Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş. (TETAŞ) olmak üzere olmak üzere üç ayrı iktisadi devlet teşekkülü oluşturuldu. Bütün bu dönüşüm süreci, özelleştirme süreçlerini kolaylaştırmak ve hızlandırmak için yapıldı.

Bu adımlar sonucunda elektrik sektörünün üretim-iletim-dağıtım faaliyetlerini içeren dikey bütünleşik yapısı tamamen bozuldu. Elektrik dağıtımı tümüyle özel şirketlere devredilirken, enerji üretimindeki özel şirketlerin payı %80’lere ulaştı. Resmi Gazetede yer alan kararla, TEİAŞ da tümüyle özelleştirilmek isteniyor. 2022 yılı sonuna kadar özelleştirme hazırlıklarının tamamlanması beklenen TEİAŞ’ın bugünkü durumu, MKE’nin önümüzdeki dönemde yaşayacaklarını göstermektedir.

ÇÖZÜM KAMUSAL YATIRIM

Sürekli tekrarladığımız gibi AKP, iktidara geldiği günden bu yana neo-liberal özelleştirme politikalarının en sadık ve saldırgan temsilcisi oldu. Cumhuriyet tarihinin tüm endüstriyel birikimini, sınai tesislerini, kamusal yatırımlarını ve kurumlarını farklı yöntemlerle özeleştirdi. Bu yağma düzenini ise ekonomik bir başarı hikayesi olarak sundu.

Geldiğimiz noktada özelleştirme politikalarında hiçbir biçimde kamu yararı olmadığı açık biçimde ortaya çıkmış durumda. Özelleştirmeler sonucunda çalışanlar, üreticiler ve toplum büyük kayıplar yaşarken, sermaye sahipleri servetlerine servet kattılar. TELEKOM, TÜPRAŞ, PETKİM, TEKEL, ERDEMİR, TEDAŞ gibi pek çok kamusal zenginliğimiz, halka ait olmaktan çıktı.

Bu yağma düzenine karşı toplumun ortak çıkarı için, planlı ve sürdürülebilir bir ekonomik büyüme için, yeni yatırımların yapılarak istihdamın artırılması için acilen sektör temelli yeni ve güçlü kamu işletmeleri kurmak zorundayız. Bunun için kamusal fayda ve demokratik yönetim ve denetim anlayışı ekseninde oluşturulacak kamusal kurum ve kuruluşlara ihtiyacımız var. Ama her şeyden önce, bizden çalınanları geri alarak işe başlayabiliriz…

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol