birgün

26° PARÇALI AZ BULUTLU

author

Yarınlar bizimdir

SİYASET 03.12.2021 07:32
Abone Ol google-news

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve çevresinin yaşadığı gerçeklik ile halkın yaşadığı gerçeklik arasında büyük uçurumlar olduğunu çok sıklıkla tekrarlıyoruz.

Kriz derinleştikçe bu mesafe daha da artıyor. Bunu en fazla Erdoğan’ın katıldığı televizyon programlarında fark ediyoruz. Halkın yaşadığı büyük yaşam zorluğunu anlamaktan çok uzak bir duyguyla, ülkenin içinde bulunduğu durumdan çok memnun biçimde gülücükler saçarak konuşuyor her programda. O konuştukça, o güldükçe ne yazık ki kriz daha da büyüyor.

Büyüyen krizin bedeli ise yüzü gelenlere değil, her gün ağlayanlara ödetilmek isteniyor. Bunun en somut örneğini mecliste görüşülmeye başlanan 2022 yılı Bütçesi’nde görüyoruz.

Ülke 3 yıldır krizle boğuşurken, bu ülke halkı 3 yıldır krizle baş edebilmek için varını yoğunu tüketirken bütçede tüm yük yine emeğiyle geçinenlerin sırtına yüklenmiş durumda.

Cumhurbaşkanlığı tarafından yasalara ve mevzuata aykırı biçimde hazırlanan bütçe teklifi, halkı krizden çıkarmayı değil, bütünüyle sermayenin ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlıyor.

2021 yılına göre %19 artması öngörülen vergi gelirleri içinde ülke zenginliklerini elinde tutan sermaye kesimlerinin ödediği kurumlar vergisinin oranı sadece %13 iken, emekçilerin ödediği gelir vergisi ve dolaylı vergiler toplam %73’e ulaşıyor.

Halktan toplanan gelir vergisinin neredeyse tamamı faiz ödemelerine ayrılırken, kamu yatırımları yine göz ardı ediliyor.

2022 yılı bütçesi bu haliyle ülke zenginliklerinin, ülke halkının vergilerinin sermaye kesimlerine transferinden başka bir anlam ifade etmiyor.

GELECEK BİZİM GELECEK DİRENENLERİN!

Ülkeyi verebilecek hiçbir şeyi kalmayan AKP iktidarının giderken arkasında bir harabe bırakmasına, yandaş sermaye kesimleri için son bir vurgun yapmasına izin veremeyiz.

Toplumun örgütlü kesimleri bir süredir kendi mücadele alanlarındaki sorunlar ekseninde taleplerini dile getirme çabası içerisinde. İşçiler, kamu emekçileri, hekimler ve farklı toplumsal kesimler AKP’nin yıkım politikalarına karşı haklarını ve çıkarlarını korumak için yeniden alanlara çıkıyorlar.

Ülkemizdeki 600 binden fazla mühendis, mimar ve şehir plancısının mesleki demokratik kitle örgütü olan TMMOB de bir süredir ciddi bir kampanya ile teknik elemanların farklı alanlarda yüz yüze kaldığı sorunlara ilişkin dikkat çekici bir kampanya yürütüyor.

Toplumsal gereksinimleri esas alan, planlı bir üretim ekonomisi için, toplumsal kalkınma ve refaha yol açacak üretim ve yatırımlar için,

Sanayi ve tarımın ithalattan/dışa bağımlılıktan kurtulması için, yeraltı-yerüstü kaynaklarımızın ülkemiz ve insanımızın refahına yönelik değerlendirilmesi için,

Bilimin ve tekniğin rehber alınması, ülkenin teknolojik alt yapısının güçlendirilmesi, mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı meslekli bilgi birikimini ülke kalkınmasına seferber etmek için,

Halkımızın insanca koşullarda yaşaması için, işsizlik ve yoksulluğun yok edilmesi için,

Vahşi çalışma koşulları ve sefalet ücretlerinin yok edilip güvenceli ve tam istihdamın sağlanması için,

Doğal çevrenin korunması ve halk sağlığı için,

Eğitim ve sağlığın her düzeyde parasız olması için,

Kültürel ve sportif gelişim için, insani gereksinimler içinde yer alan eğlenme-dinlenme haklarımız için,

Sağlıklı kentleşme, insanca barınma ve ısınma koşulları için,

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için,

Halkın aydınlanması ve laiklik için, demokrasi, adalet, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve halk egemenliği için,

Kısacası toplumsal gönenç için, insan onuruna yakışır bir yaşam için, insanca yaşanacak bir ülke için, bugünümüz ve geleceğimiz için kararlı biçimde yürüttüğümüz bu mücadeleye tüm kamuoyunun desteğini bekliyoruz.

Bu ülkenin geleceğinin aç gözlü sömürgenler ve gericiler tarafından elimizden alınmasına izin vermeyeceğiz. Eşitlikten, özgürlükte, demokrasiden, barıştan ve emekten yana ülkeyi hep birlikte kuracağız.

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol