birgün

20° AÇIK

Yetişkin filmlerin altın çağı “X”

Mesele filmin ne kadar kanlı olabileceği değil. Çünkü filmin kansız ama öyle garip bazı sahneleri var ki, izlerken sizde uyandırdığı iğrenme hissini atlatmak oldukça zor.

KÜLTÜR SANAT 18.06.2022 10:28
Yetişkin filmlerin  altın çağı “X”
Abone Ol google-news

Yazar, yönetmen, editör olan Ti West çok yönlü bir sinemacı. Sinemayı ve sinema tarihini çok seviyor. Bu sevgisini de usta bir şekilde tüm filmlerinde yansıtıyor. Ti West’in en son filmi ‘X’, 1979 yılında, düşük bütçeli bir yetişkin filmi çekmek için Teksas kırsalı derinliklerindeki yaşlı bir çiftin arazisinde bulunan bir kabine yerleşen, sanatsal ve ekonomik hedefleri olan bir grup genç sinemacının başından geçenleri konu ediniyor. Film ilk bakışta korku janrına kinayeler üzerinden bir hürmet gibi gözükse de aslında bundan daha fazlası olduğunu ve içerisinde ciddi derecede ustalık taşıdığını kolaylıkla izleyiciye geçiriyor.

SANATTA USTALIK

Filmin gizemli ismi ‘X’, büyük ihtimalle korku ve cinsellik içeren filmlerin, Amerikan reyting sisteminde on sekiz yaşından küçüklerin seyretmesi yasak olan filmlere verilen ‘X-rated’ ibaresinden geliyor. Yönetmenin bir yanıyla da keşfetmek için çıktığı filmin teması için neden 1970’leri tercih ettiği konusu yetişkin film yapımcılığının altın çağıyla ilgili olmalı. Korku ve pornonun sinema içerisinde her zaman simbiyotik ilişkisi oldu ve özellikle bu dönem aynı zamanda başarılı filmlerin sinema odaklı pozisyon aldığı ve filmlerin deneyselleştiği zamanlar. VHS’nin de yeni başladığı bu dönemde film endüstrisinin dışında olanlar için fırsatların doğduğu bir gerçek. Hollywood’un onayı olmadan bağımsız olarak yapılan filmler bunlar. Pek çoğu da ‘X-rated’ idi. Film çeken karakterlerle ilgili bir film çekmiş olan Ti West’in, anlatısında korku türü filmlerinde sıklıkla betimlenen cinsellik bağlamları sarstığını ve cinselliği yeniden film ile bağlamsallaştırmaya zorladığını da görüyoruz. Türün içinde düşük alt türe ait olan bu cinsel bağlam, West’in yüksek düzeyde ustalığıyla adeta büyüleyici bir hale bürünmüş. Zaten yönetmenin gayesinin sanatta ustalığa dayalı, hüner odaklı film yapmak olduğu kesin. Bazı filmleri izlediğinizde sözümona daha zeki ve diğerlerinden daha iyi olma çabaları göze batarken, Ti West’in iyi film yapmak isteyen tutkulu sinema aşığı bir filmmaker (filmin baştan sona her şeyini yapabilen) olduğunu düşünüyorum. (Burada ‘movie director’ ve ‘filmmaker’ farkını göz önünde tutarak ayrımı iyi anlamak lazım.)

RETRO KORKU ESTETİĞİ

Filmin sinematografisinde, hikâyenin geçtiği dönemin teknolojisine yakın ışık ve kamerası ile bugün yaygın kullanılan sistemlerden uzak kalınmaya çalışılmış. Bu da, geçtiği dönemin dokusunu çok gerçekçi bir hale getirmiş. Modern teknoloji ve dijital histen bu denli kaçınılmaya çalışılmış olmasının nostalji sebeplerle olmadığını söyleyebilirim. Böyle bir film yaptığınızda, 35 mm kullanımı, filmin çekiciliğinin önemli bir parçası. Filmin yapım şirketi olan New York merkezli A24 şirketinin risk almaktan korkmayan yapısı ve usta yönetmenlere yani filmmaker’lara arka çıkan tavrının sinemaya katkısını son derece önemli buluyorum. Ağır ağır artan temposu olan ve slasher film olma noktasına biraz yavaş ilerleyen film, oraya vardığında sabrın hakkını veriyor. Ancak burada mesele filmin ne kadar kanlı olabileceği değil. Çünkü filmin kansız ama öyle garip bazı sahneleri var ki, izlerken sizde uyandırdığı iğrenme hissini atlatmak oldukça zor. Filmin içeriği ile ilgili spoilersız konuşmak imkânsız ama hep olmadığı yerde olmayı veya başka bir hayat yaşamış olmayı hayal ederek yaşlanan insana dair varoluşsal bir alt metni olduğunun altını çizmek isterim. Nitekim, “kişi hayal ettiği hayata sahip olmuş olsaydı da yaşlanma onu gene bulacaktı değil mi?” minvalindeki retorik soruyu da eklemek isterim. Bu noktada başarılı senaryosuna en büyük gücü veren isim, vahşi enerjisiyle başrol oyuncusu Mia Goth’u da anmak lazım. Ti West’in yaklaşık 10 yıl sonra çektiği ilk korku filmi ‘X’ aynı zamanda West’in yirmi yıllık durmadan çalışmasının doruk noktasına ait bir yapım. Sinemada izlenmeyi hak ettiğini düşünüyorum.

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol