birgün

9° PARÇALI BULUTLU

DÜNYA 05.10.2021 07:07

Aslanın kuyruğu ile oynama...

İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in Erdebil Temsilcisi Seyyid Hasan Amili, 20 Eylül’de Azerbaycan’ı “Aslanın kuyruğuyla oynama” sözleriyle uyarıyordu. Bir süredir Kafkasya’da yeni bir krizin fitili ateşleniyordu. İran ve Azerbaycan arasında süregelen karşılıklı açıklama, sitem ve suçlamalar karşılıklı restleşmelere kadar varmıştı. Hemen ardından 3 Ekim’de yabancıların bölgeye müdahalesinin ihtilaf ve zarara yol açtığını kaydeden Hamaney’in kendisi şu mesajı verecekti: "Herkes bilmelidir ki kim kardeşi için bir kuyu kazarsa kendisi içine düşer. Tüm meseleler yabancıların müdahalesi olmadan çözülmelidir. Güvenlik için başkalarına dayananlar tokat yiyeceklerdir. Yabancı orduların bölgedeki varlığı yıkım sebebidir.”

Sözlerin muhatabı Bakü’den de aynı tonda açıklamalar geldi. İran’ın ülkenin kuzeybatısında Azerbaycan-Ermenistan sınırında askeri tatbikat düzenlemesini eleştiren Azeri lider İlham Aliyev, “Her ülke kendi topraklarında istediği askeri tatbikatı yapabilir. Bu, onun egemenlik hakkı. Fakat neden şimdi ve neden bizim sınırımızda?” dedi.

İran’ın, sınırda gerçekleştirdiği “Hayber Fatihleri” tatbikatı bir gözdağı niteliğinde. İran Kara Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Kiyomers Haydari, “Sınırlarında İsrail ve IŞİD varlığına tahammül etmeyeceklerini” kaydetti. Haydari’nin Dağlık Karabağ’da çatışmalar sırasında “IŞİD’in bir ülkenin davetiyle bölgeye geldiği” çıkışı dikkat çekti. Bu ciddi bir suçlamaydı.

TAHRAN-BAKÜ KRİZİNİN DİNAMİKLERİ

Güney Kafkasya’da nükseden krizin dinamiklerine bakacak olursak...

• İsrail-Azerbaycan yakınlaşması: Tahran, Bakü’nün Tel Aviv ile yakınlaşmasından rahatsız. İsrail, uzun bir süredir Azerbaycan ile yakın bir işbirliği içerisinde. Gaz enerjisi karşılığında transfer edilen askeri teknoloji sayesinde Azerbaycan ordusu envanterini genişletti. Bunun etkisi Dağlık Karabağ savaşında açıkça görüldü. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, “Siyonist rejimin sınırlarımızın yanındaki varlığına ve ulusal güvenliğimize karşı faaliyet yürütmesine tahammül etmeyeceğiz. Bununla ilgili gereken her türlü adımı atacağız” sözleriyle bu konudaki tavırlarını gösterdi. İsrail, Azerbaycan ile Ermenistan arasında Dağlık Karabağ’daki savaşta Azerbaycan’a destek vermişti.

• İran-Ermenistan/Dağlık Karabağ ilişkisi: Bakü’nün Tel Aviv ile ilişkisi Tahran’ı daha fazla Erivan’a yakınlaştırırken Azeri cephesinin rahatsızlığının başında İran’ın Ermenistan ve Dağlık Karabağ ile kurduğu ilişki var. Tahran, Azerbaycan tarafından çevrili Karabağ’a TIR’larla petrol ulaştırıyor. Aliyev, 27 Eylül’de Karabağ Savaşı’nın başlangıcının birinci yılında verdiği demeçte, “İran’a ait TIR’ların Karabağ bölgesine gönderildiğini” söyledi. Bakü’nün TIR’ları kontrol etmeye başlaması kriz yarattı. Elçiler üzerinden karşılıklı notalar verildi.

• Azerbaycan, Pakistan, Türkiye ittifakı: Üç ülke tarafından 12-20 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilen “Üç Kardeş Tatbikatı”nı kendisine yönelik bir eylem olarak algılayan Tahran, bu duruma Azerbaycan sınırında “Hayber Fatihleri” adı verilen bir tatbikatla yanıt verdi.

• NATO’nun Kafkasya açılımı: İran için en büyük endişe kaynağı ise ABD ve NATO’nun Kafkasya’ya yerleşme, konuşlanma ihtimali. Gürcistan ve Azerbaycan’ın NATO’ya girme sevdaları malum. ABD’nin kendisini kuzeyden kuşatmak istediğini düşünen Tahran, bunun için de Azerbaycan’ın Türkiye ve İsrail ile kurduğu ilişkiden rahatsız. Dönemin NATO Genel Sekreter Yardımcısı Jean-Francois Bureau, “Bakü’nün NATO’nun en başarılı ortaklarından biri olacağından eminiz” sözleriyle bu isteği açıkça dile getirmişti.

KAFKASYA’NIN İSTİKRARSIZLIĞI

Biden yönetimi İran’ın Azerbaycan ile de sorunlar yaşamasından oldukça memnun. Ezeli düşmanının yaşayacağı her türlü sorunu ellerini ovuşturarak izleyen Washington, Kafkasya’yı yeni bir siyasi gerilim ve istikrarsızlığa sürüklemek için her yolu denemekten imtina etmeyecektir. Kafkasya’daki sorunlar ile İran ve Rusya gibi iki “düşman” birden ekarte edilecektir. Kafkasya İran için olduğu kadar Rusya açısından da “kırmızı çizgi.” ABD yönetimi pekala bunun farkında. Kafkasya’da olası bir kriz bütün bölgeyi sarsacaktır.