birgün

14° KAPALI

GÜNCEL 26.01.2020 08:42
author

Deprem ayrı sosyal medya ayrı sallamasın diye birkaç not

Yıl 2008 veya 2009 olmalı. Cep telefonlarına bilmem kaç megapiksellik kameralar eklenmiş ve bu konuda yol alınmış durumda. Sosyal medyanınsa henüz emekleme yılları. O zamanlar Tarabya sahilinde bir sokakta oturuyordum. Bir akşam dışarıdan bağrış çağrış sesleri geldi. Hızla aşağı indim. Yan sokakta bir ev yanıyordu. Neyse ki evde yaşayan insanlar kendilerini dışarıya atmış ve canlarını kurtarmıştı. Haliyle endişeli bir şekilde evlerinin yanışını izliyor, panikle oraya buraya koşuyor, kova, hortum soruyor, yardım istiyorlardı. İtfaiye henüz gelmemişti. O sırada mahalleden ergen irisi bir çocuk cep telefonunu çıkarıp heyecanla yangın anını çekmeye başladı. Bu, günümüz için çok normal bir hareket. Hatta bir refleks artık. Olağandışı bir şey varsa, insanlar önce bir kaydedip hatta sosyal medyada paylaşıp en son olarak ne olduğunu anlamaya çalışıyorlar. Ancak o yıllarda birinin evi yanarken bir diğerinin gazeteci filan olmadığı halde cebinden telefonu çıkarıp çekmesine alışkın değildik. Bir anda, yanan evin aynı yaşlardaki çocuğu, cep telefonuyla çekim yapan ergene “Bizim evimiz yanarken sen tadını mı çıkarıyorsun yavşak” gibi bir şeyler söyleyerek saldırdı. Mahalleli yangın telaşında bir de kavga ayırdı böylece. Sonraki yıllarda insanların trafik kazası, kavga, afet vs. gibi anları durup pervasızca çektiklerini gördükçe bu olay aklıma geldi.

Hatta bu örneği, yıllar önce yazdığım bir yazıda bir kez daha kullandım.

İşte Elazığ’da yaşanan deprem sonrası, sosyal medya akışı da tam o yangın yeri gibiydi. Samimiyetle yardım için çırpınanlar da vardı fırsatçılık yapanlar ve eğlenenler de. Bu haftaki Köşe Vuruşu’nda bir doğal afet anında, sosyal medyada ortaya çıkan davranış kalıplarına yakından bakmak istiyorum.

AŞIRI MOTİVASYON VE YARDIM ÇABASI

Doğal afet sonrası uzakta olup hiçbir şey yapamayacakların sosyal medyadan bir şeyler yapmak için çırpınması çok anlamlı. Ne güzeldir ki çeşitli ihtiyaç tweetlerini RT etmek ve bazı önemli bilgileri paylaşmak için kendilerini sorumlu tutan insanlar var. Ancak bazı tweetler var ki saatler önce atılmış ve o konu artık çözüme kavuşmuş olduğu halde otomatik olarak RT edilmeye devam ediyor. Diyelim ki tek bir bölgeye özel yardım lazım. Bu tweetlenmeye başlıyor ve kısa sürede çözülüyor. Ancak tweet bir kere etkileşim alıp yayıldığı için o bölgeye gereksiz bir yığılma oluyor ve daha fazla yardıma ihtiyacı olan yerlerde kayıplar yaşanıyor. O yüzden bir ihtiyaç iletisini paylaşırken tarihine, saatine ve ana iletinin altındaki yorumlara bakmak önemli. Çünkü çoktan çözülmüş olabilir. Olayın çözüldüğünü duyduğumuz anda iletimizi silmeliyiz.

FOTOĞRAF VE VİDEO TEHLİKELİDİR

Felaketin boyutlarını görmek için fotoğraf ve videolar önemli. Ancak unutmayalım ki herkes iyi niyetli değil. Paylaştığımız görüntüler sahte çıkabilir. Çok önceden başka bir yerde çekilmiş olması da olasıdır. Bunların ilk servis edildiği kaynağın niyetinin kötü olduğu aşikâr. Ancak bu görüntüler genellikle iyi niyetli fakat bilinçsiz insanlar tarafından yaygınlaştırılıyor, asıl ekmeğini buradan yiyor. Yani birileri, başkalarının iyi niyetini kullanıyor. Kimsenin operasyonuna alet olmamak için bu tip durumlarda fotoğraf ve video paylaşımı çok titiz bir incelemeyle yapılmalı. Önümüze geleni paylaşmak değil, durup incelemek, şüphelenmek ve vazgeçmek bir refleks olmalı.

SİYASETİN İNCE ÇİZGİSİ

Böyle doğal felaket anlarında insanların öfkelenmesinden doğal bir şey olamaz. Elbette birileri bir şeylerin hesabını soracak. Bunun da sosyal medyadan yapılması olağan. Ancak bunun artık bir şova dönüşmesi çizgisi de var. Örneğin; depremin şiddeti düşük açıklandı gibi iddialarla ortaya çıkmak için elinizde çok sağlam veriler olması lazım. Bunu güçlü bir şekilde teyit etmeden ortaya atmak ve sonra yalanlanmak, hangi tarafta olursanız olun savunduğunuz siyasete zarar vermekten başka bir işe yaramaz. Geride kalan tortu, mahalleden arkadaşının evi yanarken durup video çeken çocuğun bıraktığı tortudur. Sosyal medyada böyle iddialarla ortaya çıkıp alkış ve etkileşim toplamak kolay ama bunların uzun vadeli zararını hesaplamak çok zordur. Çünkü hakikati bir kez kaybedince onun artık dönüp kimi vuracağını asla bilemezsiniz.

cukurda-defineci-avi-540867-1.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız