birgün

17° AÇIK

SİYASET 10.06.2021 06:56

Ne ‘çifte siyasal ayak’ ne de mağdurlara hukuk

Demokratik siyaset alanını sürekli daraltan ve demokratik toplumu sistematik biçimde baskılayan Cumhur İttifakı, terör ve çete örgütlerine dokunmaktan çok korkuyor. Aslında korktuğu, hukuk.

TERÖR AYAĞI

“FETÖ’nüm siyasal ayağı” denince AKP sıralarından bağrışmalar ve karşı saldırılar başlıyor; grup başkanvekilleri en ateşli konuşmaları yapıyor; sıralardan tepki sloganları atılıyor. Kısacası, bu konu, AKP’nin “yumuşak karnı”...

Cumhur İttifakı, haklı ve ülke için yaşamsal önergeler bile reddediyor. FETÖ’nün siyasi ayağının ortaya çıkarma önergesi (CHP, 10.01. 2020) reddedildi.
Kolay mı kendi deyişleri ile “F.G. Hoca Efendi” ile on yıl süren birlikte yönetimi unutturmak. Gerçi bu amaçla, kendilerine yasal güvence bile sağladılar: unutulma hakkı ( 7253 sy. Y.).

ÇETE AYAĞI

Suç örgütü başı S. Peker’in, çete-siyaset ilişkisi üzerine 2 Mayıs’tan bu yana Türkiye’yi sarsan açıklamaları karşısında suskun üçlüsü: SARAY+ SAVCI+ Cumhur İttifakı’nın TBMM ayağı.

Her konuda muhalefet partilerine laf atma yarışına giren Saraylılar, suç örgütü lideri karşısında sus-pus…

Savcılar, Anayasa’nın açık hükümlerine karşın sessiz.

TBMM’de AKP-MHP, S. P. iddialarını araştırmak amacıyla verilen (26 Mayıs -HDP; 8 Haziran CHP) önergeleri reddetti.

Özetle; AKP-MHP, Anayasa dışı ve hukuk dışı, darbeci ve suç örgütlerinin araştırılmasını örtüyor; gerçeklerin ve hukukun ortaya çıkmasına engel oluyor.

YA OHAL KHK’ZEDELERİ?

“Siyasal ayak” hesaplaşmasından sürekli kaçınan 20 yıllık AKP yönetimi, FETÖ ile mücadele adına, en acımasız kıyımı, OHAL KHK’leri yoluyla sadece “fikren farklı” olan kesime yaptı: adları KHK ek çizelgelerinde yer alan kişilere, kuşaklar boyu ve dünya çapında yaptırımlar uyguladı; uygulama sürüyor.
Ek çizelge içeriklerinden haberdar olmadıklarını itirafla, 16 Nisan oylaması ardından düzeltme vaatlerinin tersini yaptılar. Özellikle, 24 Haziran seçimleri ardından tek kişi yönetiminde hukuk dışı düzenlemeler sürdü:

Önce, Anayasal OHAL sona erdi; ama OHAL yaptırımları yasa ile 3 yıl daha uzatıldı (31.07.2018; 7145 sy.).

Sonra, yargı reformu adına yapılan düzenlemelerde OHAL şalı aralanmadı: pasaportla ilgili Anayasa’ya aykırı düzenleme (7188 sy.Y.) ve yaşam hakkı bakımından ayrımcı infaz yasası (7242 sy.).

Nihayet AYM’nin iptal ettiğ OHAL KHK “ilave tedbirler” yasağını uzatıcı düzenleme, ilgili Komisyonlarından kaçırılarak Plan ve Bütçe K. torbalararası oyunu karşısında (7254 ve 7256 sy. Y.). CHP ve HDP, etkisiz kaldı.

TBMM’nin güncel gündemini oluşturan yargı düzenlemelerinin hiçbirinde KHK’zedeler yok; ama, çocuk istismarcıları var görünüyor.

HUKUK KARKUSU

AKP, 10 yıl süreyle her istediklerini verdikleri Fetöcülerle ilişkilerini örtedursun; şimdi çeteler ile “fışkırma”ya başlayan ilişkileri örtebilecek mi?

Yasa dışı “çifte ayağı” örtülü tutma çabasındaki kapalı ve kirli siyasal yönetim, hukuk dışı yollarla lekelediği onbinler üzerindeki örtüye de dokunmuyor.

Hukuk, bilim, akıl ve vicdan dışı yollarla “sivil ölüm”e terkedilen onbinlerce kişi ve aileleri değil sadece, onların hizmet verdiği kişiler, örneğin öğrenciler de haktan yoksun.

Üçlü örtünün kesişme noktası: hukukun/hakkın/gerçeğin ortaya çıkmasından korkmak: terör örgütü, mafya-çete ve “gaz odası mağdurları” veya “sivil ölüler”.
Değinilen üçlü, OHAL Anayasasını sürekli kılmaya meşruluk sağlayabilir mi?

DEMOKRATİK MUHALEFET

Bunları sistematik gündem yapma yerine, muhtemel CB aday/ları ile oyalatılan demokratik muhalefet, Cumhur İttifakı’nın Fetöcüler ve çetelerin. “Siyasal ayakları”nı açığa çıkarmama çabası ile KHK’zedeler üzerine örttüğü örtüyü giderek kalınlaştırma ve sürekli kılma çabasını bütün olarak görmeli….

Bilimden, dünyevilikten ve Anayasadan sürekli uzaklaşan iktidarın ömrü uzadıkça hukuk korkusu derinleşiyor ve hukuk dışı alanlar çoğalarak genişliyor. Demokratik muhalefet, TBMM’de sıralarını doldurabildiği, liyakatı ve kucaklayıcı bir dayanışmayı öne çıkarabildiği ölçüde hukuk umudu doğabilir.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol