S-400’den D.Akdeniz’e üç dış politika problemi
Birgün Birgün Birgün Birgün
Ağırlaşan iç politik problemlerin gölgesinde kalan birbiriyle bağlantılı üç önemli dış politik kriz var. Bu krizler; S-400/F-35, Suriye’de güvenli bölge ve Doğu Akdeniz gazı. Bu üç kriz de temel kırılmalara gebe ve yol açacağı etki itibariyle ülkenin geleceğini de rehin alabilecek önemde. Ekonomik, askeri, politik bağımlılık ilişkileri nedeniyle AKP/Saray rejiminin bu sorunları çözme kapasitesi de […]

Ağırlaşan iç politik problemlerin gölgesinde kalan birbiriyle bağlantılı üç önemli dış politik kriz var. Bu krizler; S-400/F-35, Suriye’de güvenli bölge ve Doğu Akdeniz gazı.

Bu üç kriz de temel kırılmalara gebe ve yol açacağı etki itibariyle ülkenin geleceğini de rehin alabilecek önemde. Ekonomik, askeri, politik bağımlılık ilişkileri nedeniyle AKP/Saray rejiminin bu sorunları çözme kapasitesi de bulunmuyor. Atılan her bir adım yeni krizleri tetikliyor.

S-400, F-35

Pentagon’dan gelen Türkiye’nin açıkça tehdit edildiği “2. Johnson Mektubu” konunun hassasiyetini göstermesi açısından ibretlik. Bir süredir özelikle Suriye savaş sahasında ABD ile Rusya arasındaki kapışmadan nemalanma üzerine oturtulan dış politik akıl ülkeyi krizin merkezine oturttu. Rus yapımı S-400 füze savunma sistemini kendi bölgesel bekasına tehdit olarak gören ABD’nin, misillemesi adım adım geliyor. Önce F-35 savaş uçaklarının teslimatı ertelenirken, şimdi de diğer yaptırımlar gündemde. NATO ülkesi Türkiye’nin Rusya ile her türlü askeri işbirliği, ABD ve ittifak açısından büyük problem. ABD’nin S-400’lere karşı en önemli argümanı bu sistemin F-35’lere karşı geliştirilen bir sistem olduğu. Bu nedenle S-400 alması halinde Ankara’nın sadece F-35 projesinden değil birçok projeden de çıkarılacağı mesajını açık açık verdi. Öyle ki Pentagon, Trump ile Erdoğan’ın olası anlaşma ihtimaline karşı “bu işin liderlerin vereceği bir karar” olmadığını vurgulayarak, ABD’nin konuya yaklaşımını net şekilde özetledi. Moskova da geri adım atmamakta kararlı. S-400’lerin teslimatında bir gecikme olmayacağını en yetkili ağızlardan tekrarladı.

Doğu Akdeniz gazı-Kıbrıs

Doğu Akdeniz’deki enerji kavgası her geçen gün yeni bir boyut kazanırken, paylaşım kavgası bölgesel bir kriz olmaktan çıkarak uluslararası bir krize dönüşmüş durumda. Doğu Akdeniz’e komşu ülkelerle uluslararası aktörlerin bölgede yürüttüğü hidrokarbon arama faaliyetleri, enerji denkleminde yeni dengelerin ortaya çıkarırken, Türkiye, İsrail, Mısır, Kuzey Kıbrıs, Güney Kıbrıs, Lübnan ve Yunanistan ile uluslararası aktörlerin yürüttüğü arama faaliyetleri bölgede suların yeniden ısınmasına yol açıyor. ABD’den Rusya ve AB’ye kadar uluslararası aktörler de dahil olduğu denklemde Türkiye stratejik bir yalnızlık içerisinde. Kıbrıs sorunu nedeniyle hareket edemez pozisyondaki Türkiye hamle yapamaz durumda. ABD-AB desteğindeki İsrail, Mısır, G.Kıbrıs cephesi Türkiye’yi denklemin dışına atıyor.

Güvenli bölge-Fırat’ın Doğusu

Kuzey/Kuzey Doğu Suriye’nin nasıl paylaşılacağına dair yaşanan anlaşmazlık da bölgesel bir krizin nedeni. Fırat’ın doğusuna yerleşen ABD’nin “güvenli bölge” oluşturma hevesi, Kuzey Suriye’deki Kürt otonom bölgeleri hepsi birer sorun öğesi. Bölgede birbirine rakip iki küresel aktör olan ABD ve Rusya ile aynı anda iş tutmaya çalışan AKP’nin manevra alanı her geçen gün daralıyor. ABD menşei “güvenli bölge”nin taşeronluğu için öne çıkan AKP’nin bu hevesi başka krizleri de tetikliyor. Güvenli bölge çok değişkenli bir problem olarak varlığını sürdürürken, İdlib meselesi de Fırat’ın doğusundaki denkleme bağlı olarak şekillenecek.

GAME OVER

İçiçe geçen bu üç temel problem AKP’nin iflas eden dış politikası nedeniyle karmakarışık durumda. Bir taraftan S-400’lerden vazgeçmeyen AKP, diğer taraftan da F-35’lerden de olmak istemiyor. Rusya ile İdlib’te ortak ihaleye giren Ankara, SDG ile ABD’nin “güvenli bölge” projesinin içerisinde rol kapmak için arabulucuları devreye sokmuş bulunuyor. Bugüne kadar ABD, Rusya karşıt pozisyonundan yararlanmayı bir şekilde sürdüren AKP için deniz bitti. Krizli dış politikayı iç politikada kendi iktidarını sağlamlaştırmanın aracı olarak kullanan AKP/Saray rejimi yeni dış politik enkazlara imza atacak gibi.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız