birgün

15° PARÇALI BULUTLU

SİYASET 09.03.2020 08:29

Süper Dolunay’da fala bakmak

Dün okumuşsuzundur. Ayşenur Arslan “Süper Dolunay’da Barış’ı konuşmak!” başlığıyla ironik bir yazı kaleme aldı ve Sözcü gazetesinin internet sitesindeki astroloji bölümünde yazılanları aynen aktardı:

“Sağlık alanında yeni bir durum meydana çıkabilir. Muhalefet yanlış adımlar atabilir. Dış ticarette yeni anlaşmalar söz konusu olabilir. Benzin ve motorine zam gelebilir.”

Sonra eğlenceli bir tavsiyede bulundu. “Burç yorumlarını okuyun, fal baktırın falan... Başka türlü memleketin de ‘şahsınız’ın da halini anlamak zor!”

‘Şahsım’ olarak tavsiyeyi dikkate aldım ve hemen o falı okudum tabii ki. Çünkü beş yıl önce ben de burada “Fal bakıyoruz, Bilal’e beleş!” diye bir şeyler yazmıştım. Şimdi de yalan yok, Ayşenur Arslan gibi o falda ne yazıyorsa aynen aktarıyorum.

RTE: 26 Şubat (1954), yani Balık Burcu: “Ortaklıklar, ilişkiler, sözleşmeler, anlaşmalar konuları üzerinde etkili olacak bu Dolunay” diyor ve uyarıyor: “İlişkilerle ilgili stresli zamanlar dikkat. Bu dönem atacağınız imzalara, vereceğiniz sözlere, kuracağınız ortaklıklarda daha temkinli olmanızı öneririm. Koşulların ve şartların her an değişebileceğine karşı hazırlıklı olmalısınız.” Fal dediğin böyle olur işte, tam isabet!

Devlet Bahçeli: 1 Ocak (1948), yani Oğlak Burcu: Bahçeli’nin siyasetten ve partisinden başka ‘özel hayatı’ olmadığını bildiğimizden faldaki şu kehanet ilginç bir hal alıyor: “Özel hayatta bir aldanma, kafa karışıklığı, ne istediğini bilememe gibi durumlar yaşanabilir.” Acaba diyoruz, özel hayatının merkezindeki Saray’la bir sıkıntı mı var? Çünkü yine manidar bir uyarıyla devam ediyor: “Fedakârlık etmek, alttan almak ilişkide daha fazla toleranslı davranmak gerekebilir.” Ha, bir de şöyle bir tavsiyede bulunuyor: “Çocuklarınız varsa onları geliştirici çalışmalara hobilere bireysel sporlara ve etkinliklere başlatabilirsiniz.” Bahçeli’nin ‘çocukları’ ülkü ocakları mensupları dersek, sokaklarda bireysel sporlarına (!), bildiğimiz türden ‘etkinliklerine’ tanık olacağız demek ki!

Kemal Kılıçdaroğlu: 17 Aralık (1948), yani Yay Burcu: Faldaki kehanet “Patronlarınız sizden daha mükemmel olmanızı bekleyebilir, bazı minik eleştiriler getirebilirler” şeklinde pattadanak ifade ediliyor. Patronlar? TÜSİAD filan mı diye merak ediyoruz elbette. Kurultaya gidilirken söylenen şu söz sanki Yay Burcu, bizzat Kılıçdaroğlu için yazılmış izlenimini veriyor: “Kariyeriniz ile ilgili bir kavşaktan geçebilirsiniz, önemli gelişmeler kapınızda. Kariyerinizle ilgili konularda sisli bir yolda yürüyormuş gibi hissedebilirsiniz. Önünüzü görmekte zorlanabilirsiniz.” Ne var ki devamında gelen kehanet memleket açısından pek iç açıcı değil: “Kazancınız artabilir ya da satmayı düşündüğünüz bir şey varsa arzu ettiğiniz fiyata satabilirsiniz.” Yine satışa mı geleceğiz yani?

Selahattin Demirtaş 10 Nisan (1973), yani Koç Burcu: Falındaki kehanetler çok sıradan. “9 Mart’ta Başak burcunda bir Dolunay meydana gelecek” kehanetinde tabii ki Başak Demirtaş kastediliyordur. “Dolunay sizin 6. evinize denk düşmekte” derken 6. Koğuş’tan mı söz ediliyor, anlayamadım. Ayrıca “yeni iş projeleri gündeme gelebilir” diyor, demek ki yeni twittlerini veya romanlarını okuyacağız. Falda bir de önemli tavsiye var: “Günlük hayatınızda sizi yoran zamanınızı alan enerjinizi tüketen konuları görmek kabullenmek ve şimdilik akışta kalmak en iyisi.” Yani HDP kongresi sonrasına fazla takmayın mı diyor? Aslında iyimser bir fal: “İş konusunda daha popüler olacak ve göz dolduracaksınız” derken mahpusa moral vermekten de geri kalmıyor.

Eh bir de kendi falımızı okuyalım mı? Ama gerek yok. Hani “Neyse Halin Çıksın Falin” derler ya, çok doğrudur. Aslında halimiz neyse karşımıza o çıkacak! Dolunay’da kurt adamlar!

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız